İfşa-Badeci Şeyh

A+A-
Arslan TEKİN

Günümüzün iktidarını özetleyen iki kitap önümde. İkisi de cemaatlere dair. Ama nasıl? Hayretler içinde kalacaksınız. 
Kitabın biri Toygun Attila'nın "İfşa"; diğeri, Timur Soykan'ın "Badeci Şeyhin Sır Odası".
Toygun'u da Timur'u da bir televizyon programında dinledim. Kitapları konuşulmuştu. Anlattıklarında, olmaz bu kadarı demiştim. Kitapları görünce, şaşkınlığım daha da arttı.  Biz batmışız!
Toygun Atilla kitabına, eşi İdil'e, anacığına ve diğer yakın kişilere teşekkürle başlıyor. Dikkat ettiyseniz bir kitap üzerinde duruyorsam, ithaf edilen kişiyi muhakkak anarım. 
Timur Soykan ithaf etmemiş. Nasıl ithaf etsin ki... Din adına müptezelliği bütün açıklığıyla ve üstelik Badeci Şeyh'in ağzıyla, müritlerin anlattıklarıyla, mahkeme kayıtlarıyla bir bir ortaya koyuyor. 
Aman dikkat! Önünüze cemaat çıkabilir! Tarikat çıkabilir! diye neden sık yazıyorum! Okumalarımızdan dinin nasıl ifsat edildiğini bildiğimiz için.  
Toygun Atilla Fethullaçı Cemaat'i, gazeteci olarak yaşadıklarıyla, gördükleriyle, duyduklarıyla, araştırdıklarıyla bir bir ortaya koyuyor. Kumpasları, kimin nereye nüfuz ettiğini, "Devletlü"nün nasıl destek verdiğini sürükleyici bir roman üslubuyla bu kitapta, okuyacak, küçük dilinizi yutacaksınız! 
Toygun Atilla, kitabı için "Korkunç günahların faillerini okuyacaksınız." diyor.
Timur Soykan'ın, titiz çalışması "Badeci Şeyh'in Sır Odası"nı açmaya içim elvermiyor. İnsanın vicdanı da, midesi de kaldırmıyor. 
Sözü Timur'a bırakıyorum. O anlatsın:
"2011'de gazetede ajans sıralarını tararken Doğan Haber Ajansı'ndan gelen haberden 'Badeci Şeyh'i öğrendim. Okur­ken 'Yok artık' dediğimi hatırlıyorum. Her yıl birçok 'sapık şeyh', 'cinci hocanın tecavüzü' olayı gündeme gelir ama böylesi yoktu! Erkek ve kadın bütün müritleriyle cinsel iliş­kiye girmişti ve bunu bir ibadet olduğunu söyleyerek savu­nuyordu!
Ülkede birkaç gün gündem, sosyal medyada bir hayli ge­yik malzemesi oldu. Sonra unutuldu, ülkede sonu gelmeyen 'tarikatta cinsel istismar' davalarından biriydi. Badeci Şeyh, dava duruşmaları olunca internet sitelerinde, gazetelerde kü­çük haberdi...
O günlerde iktidar desteğiyle devasa güce erişmiş bir tari­kat diğer tüm karanlıkları gölgesinde bırakacak bir kudretle devleti ele geçirmişti. Ergenekon, Balyoz ve nice kumpas da­valarla 'Yeni Türkiye' dizayn ediliyordu. Fetullah Gülen'in müridi polisler, savcılar, hâkimler, AKP'nin tam desteğiyle tüm muhalifleri imhaya girişmişti....
Bir şeyh, müritlerini nasıl bu denli aykırı bir noktaya sürükleyebildi? Sadece cehalet yeter mi açıklamaya? İnsanların bastırdıkları cinsel eğilimleri mi tüm soruların yanıtı? Yoksa dini duyguların istismarı, bu insanları hayatları boyunca öğrendikleri ahlaki değerlerden tamamen koparmaya yetiyor mu? Belki de 'şeyh' kavramı, bu insanlar için bütün iradeleri­ni, mantık ve akıllarını yok edecek kadar güçlü...
Karar verdim: Bir şeyhin cemaatine yaptırabileceklerinin sınırı olmadığını gözler önüne seren... örnekleri kitaba dönüştürecektim. Bunun nedenlerini bulmaya çalışan ve sonuç­larını sergileyen bir kitap olacaktı. AKP iktidarında tarikat­lar, tüm denetimlerden muaf, altın yıllarını yaşamaya devam ederken bu tartışılması gereken bir konuydu."
Okumak lâzım.

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları