İmamoğlu fark atacak

A+A-
Burhan AYERİ

Yaşar Usluer, dostumuzun yolladığı son yazı geniş bir seçim analizi. Cumhur İttifakı'nın gelişimini iyi anlatıyor. Çok fazla değil, birkaç örnekle gelinen çelişkiler yumağını ortaya döküyor:

"7 Haziran 2015 seçimlerinden önce sözde çözüm süreci devam ediyordu. Güneydoğulu siyasetçilerin isteği doğrultusunda ilkokullarda her sabah söylenen andımız kaldırılmıştı. Resmî dairelerin önündeki T.C. ve Atatürk'ün dağa taşa yazılan 'Ne mutlu Türk'üm diyene' sözü de yok edilmişti. 29 harfli alfabemize 'Q, W ve X' harfleri de eklenmişti. HDP'li belediyeler Kürtçe isimlerini yazmaya başlamıştı.

Terörist başına sayın demek serbestti. 'Akil adamlar' illeri dolaşıyor, operasyon yetkisi askerden alınıp valilere veriliyordu. Teröristler karakolların önünde dahi yol kesip haraç alıyorlardı. İlçelerde belediyelerin araçlarıyla hendek-tünel kazmalarına göz yumuluyordu. Terörist başıyla görüşmeler devam ediyordu.

Sonrası

28 Şubat 2015'te Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Âlâ, Ak Parti Grup Başkan Vekili Mahir Ünal, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muhammet Dervişoğlu ile HDP'den Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve İdris Baluken'in katılımıyla Dolmabahçe Sarayı'nda terörist başının hazırladığı mutabakat imzalandı.

Mutabakatı HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder okudu. Özetle; 'Çözüm sürecinde gelinen aşamaya ilişkin, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın temel belirlemesinin 'Bu 30 yıllık çatışma sürecini kalıcı barışa götürürken demokratik bir çözüme ulaşmak temel hedefimizdir' denildi. Yalçın Akdoğan 'Milletimizin hayır duası ve desteği ile süreci nihai sonuca ulaştırmakta kararlıyız.' diye konuştu.

Değişen anketler

Erdoğan 24 Nisan 2015'te Adana'da yaptığı konuşmada 'Bugün terör örgütlerinin sırtını sıvazlayanlar, aynı kuyuya kendileri düşecekler. Dün biri çıkmış Dolmabahçe Mutabakatı'ndan bahsediyor. Böyle bir mutabakat yok. Bu iktidarın terör örgütüyle ittifakı söz konusu değildir' dedi.

Çark etme sebebi, anketlerin istediği gibi çıkmamasıydı. Nitekim 7 Haziran 2015'te yapılan milletvekili seçimlerinde Ak Parti yüzde 40,9 oyla 258, CHP yüzde 25 oyla 132, MHP yüzde 16,3 oyla 80, HDP yüzde 13,1 oyla 80 milletvekili çıkarmıştı. Yani Ak Parti tek başına hükûmet kuramayacak duruma düşmüştü. Hükûmet kurma görevini alan Başbakan Davutoğlu'nun koalisyon kurmasını engelleyip 45 gün oyalanmasını sağlayan Erdoğan, erken seçim kararı almıştı. 1 Kasım 2015'te seçimler yenilenecekti. 15 Temmuz'da terörle mücadele yeniden başladı.

1 Kasım'da yenilenen seçimlerde ise Ak Parti yüzde 49,5 oyla 317, CHP yüzde 25,3 oyla 134, MHP yüzde 11,9 oyla 40, HDP yüzde 10,8 oyla 59 milletvekili çıkarmıştı. MHP ve HDP'nin oyları düşerken Ak Parti'nin milletvekili sayısı artmıştı.

İstanbul belediye seçimleri

Cumhur İttifakı, Ankara, Adana, Antalya ve Mersin'i kaybetmeyi kabullense de, İstanbul'u kaybedişi kabullenemiyor. Öküz altında buzağı aramaya başladılar. YSK'nın görev süresini bir yıl uzatmaları boşuna değildi. Nasılsa YSK'nın aldığı kararlar kesin ve çelişkilerle doluydu. Her türlü kılıf bulundu.

1973 seçimlerinden beri sandıklarda, başkan ve üye, ilçe seçim kurullarında üye olarak görev alırım. 298 sayılı kanunun 22. maddesine göre sandık kurulu bir başkan, iki memur üye ve bir önceki genel seçimde en fazla oy alan ilk dört parti görevlisiyle 7 kişiden oluşur.

Ne yazık ki bunların yedekleri de olmasına rağmen iktidar haricindeki muhalefet her sandığa üye bulma sıkıntısı çeker.

13 Mart 2018'de 22. ve 23. madde değişti. 22. madde şöyle: 'İlçede görev yapan tüm kamu görevlilerinin listesi, mülki idare amiri tarafından yerleşim yeri adresleri esas alınmak suretiyle ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına gönderilir. İlçe seçim kurulu başkanı, bu kamu görevlileri arasından ihtiyaç duyulan sandık kurulu başkanı sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekme suretiyle tespit eder. Bu kişiler arasından mâni hâli bulunmayanları sandık kurulu başkanı olarak belirler. Sandık kurulu başkanının göreve gelmemesi hâlinde, kamu görevlileri arasından belirlenen üye, BU ÜYENİN DE BULUNMAMASI DURUMUNDA EN YAŞLI ÜYE KURULA BAŞKANLIK EDER.

Görüldüğü gibi başkanın kamu görevlisi olma şartı yoktur. En yaşlı parti görevlisi de başkanlık edebilir.' İşte bu şart bulunmasına rağmen seçimin iptali büyük bir yanlışlıktır.

Erdoğan seçim yenilenirse kazanırım düşüncesinde. Oysa tam bir yanılgı içinde. Oy kullanmayanların da çoğunun katılımıyla İmamoğlu en az 100 bin fark atarak, kazanacaktır."

GÜNÜN SÖZÜ

Bence diktatör, başkalarının iradesine ram edendir. Ben kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim. ATATÜRK

 

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları