​​​​​​​İmprinting: İlk görülen hareketli nesneye bağlanmak

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

İnsanlar toplumsal yaşamda olduğu gibi siyasal yaşamda da imgeler ve simgelerle anlaşırlar.

Ya da kavga ederler.

*

İmgeler dış dünyaya ait imajlar, hayaller, düşler ve "temsillerdir."

Simgeler ise insanların "ortak anlamlar" yüklediği somut nesneler, işaretler, sembollerdir. Bunlar "kolektif kabuller", bir başka anlatımla "imlerin/işaretlerin somutlaşmış biçimleridir."

*

İmgeler insanlar âleminde olduğu gibi hayvanlar âleminde de aynı işleve sahiptir.

Davranışları "biçimlendirirler."

"Hareket" halinde olmak da tüm canlılar üzerinde önemli bir "etki" yaratır.

Bu durum, daha 1935'te yapılan doğa bilimsel deney ve araştırmalarda tespit edilmiştir.

*

Yazının üst başlığındaki "imprinting" kavramı doğa bilimci Lorenz tarafından ortaya atılmıştır.

Kuluçkalarından çıktıktan sonra yuvalarını "erken terk eden" kuşların, "ilk gördükleri hareketli nesnelere içgüdüsel olarak bağlandıkları" görülmüştür!

Türkiye'deki kitlesel "siyasal/dinsel davranış modeli"

Benim tespitlerime göre, "ilk görülen hareketli nesneye bağlanma" davranışı, -en azından Türkiye ölçeğinde- "siyasal/dinsel bir davranışa dönüşmüştür."

*

Kitlelerin "ilk söyleyene inanması", "ilk duyduğunu doğru kabul etmesi" ya da "babasından/dedesinden duyduğunun dışındakilere inanmaması" gibi davranışlar "siyasal/dinsel davranış modeli" olmuştur.

Bu davranışın çok uzun yıllar alan üniversite eğitimleri sonucunda bile değişmediği veya çok zor biçimde değişse de aslında pusuya yatıp yeniden dirilmeyi beklediği görülmektedir!

*

"Hareket halinde olmak" da, "inanışlar üzerinde tahakküm yaratmaktadır."

Bunu bilen iktidarlar, her türlü başarısızlığı "hareketle" yok etmektedir!

Siz "nedenini" sorarsınız, karşılığında bir "azar" işitirsiniz.

Bu "azarlama" davranışı bir "harekettir", bir "güç gösterisidir."

Bir adım ötesi "mitingle" karşılık vermektir. Yani, kitleleri "hareket ettirmek."

Bunun adı "hareket halindeki güç", "hareket halindeki otorite"dir.

*

"İlk görülen hareketli nesne", toplumsal yaşamımızda imajlar, imler ve siyasal/dinsel davranışların "biçimlendiricisi" olmaktadır.

"Kolektif kabuller" her zaman "bilinçli kabuller" değildir!

Çözüm ise "sorgulamaktır!"

 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58