İnönü'yü rahmetle anıyorum

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en yakın silah arkadaşı Türkiye'nin ilk Başbakanı ve 2. Cumhurbaşkanımız İstiklal Madalyası sahibi merhum İsmet İnönü'nün bugün 136. Doğum günü. Rahmetle, minnetle anıyorum.

İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta tamamladı. 1901'de Mühendishane-i Berr-i Hümâyundan (Topçu Okulu) 1903'de topçu teğmeni olarak mezun oldu. 1906'da Erkân-ı Harbiye Mektebini birincilikle bitirerek kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı.

2. Balkan Savaşı'ndan sonra Bulgarlar ile yapılan İstanbul Antlaşması görüşmelerinde "askerî danışman" olarak görevlendirildi.

29 Aralık 1919 tarihinde Paris Barış Konferansı'na hazırlık için kurulan komisyonda askeri müşavir oldu.

9 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal Paşa'nın çağrısı üzerine tekrar Ankara'ya döndü ve İstanbul ile bütün resmî bağlarını kopardı.

Kurucu TBMM'ye Edirne milletvekili olarak katıldı.

Bu yüzden İstanbul'daki Divan-ı Harp tarafından idam cezasına çarptırıldı.

Mayıs 1920'de Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı seçildi.

Birinci ve ikinci İnönü muhaberelerinde Yunanlılara karşı zafer kazanılmasında büyük ve etkin rol oynadı.

Kurtuluş savaşından sonra, 3 Ekim - 11 Ekim 1922 tarihleri arasında gerçekleşen Mudanya Mütarekesi görüşmelerinde Türk tarafını temsil etti.

Lozan görüşmelerinde heyet başkanlığı yaptı ve Türkiye'nin bağımsızlığını ve egemenliğini onaylayan Türkiye'nin tapu senedi olan Lozan Antlaşması'nı imzaladı.

Lozan İsmet Paşa'nın siyasal-diplomatik başarılarının en önemlisi oldu.

Atatürk'ün vefatından sonra 11 Kasım 1938 cumhurbaşkanı seçildi ve 22 Mayıs 1950 tarihine kadar sürdürdü.

CHP Kurultayı tarafından kendisine "Millî Şef" unvanı verildi

25 Aralık 1973'de vefat etti. Ruhu şad olsun.

Değerli okurlarım,

Türkiye Cumhuriyetinin kurucuları suçlanmaları bir yana giderek unutturulmaya da çalışılıyor.

Bizlere bu devleti kuran kahramanlarımızı asla unutmayacak, unutturmayacağız.

Rahmetle andığımız İsmet - Mevhibe İnönü çiftinin kızı Özden Toker hanımefendiyi aradım.

 

uguroglu-2.jpeg

 

Vehbi Koç'un kızı hayırsever iş insanı ve arkadaşı Suna Kıraç'ın vefatı nedeniyle taziye için yaptığı ziyaretten Bodrum'a dönerken dedi ki;

"Her yaş günü babam için hayatında yeni bir başlangıç olurdu. Etrafında ailesi, kafasında ise ileriye dönük projeler ve çağdaş aydınlık bir Türkiye vardı. .

Her zor geçitte gençlerin bir ışık olduğuna inanırdı.

Etrafındaki gazetecilere, gazeteciler onun yaşına gelene kadar kendisinin onları bekleyeceğini şaka olarak söylerdi."

Semih Kalkanoğlu, "İkinci adamın Manevi Dünyası İsmet İnönü" adlı kitabını imzalayarak gönderdi. Çok değerli bir çalışma olmuş kutluyorum.

 

uguroglu-1.jpg

Bu kitaptan ilginç bir bölüm sunacağım:

İsmet İnönü'nün kızı Özden Toker'in eşi gazeteci - ki benim de merhum babamın dostu ve Akis dergisinde patronluğunu yaptı -  merhum Metin Toker anlatıyor:

"İsmet Paşa bir politikacıda, hatta bir siyaset adamında da demeyeyim de bir devlet adamında üç tür cesaretin koşul olduğunu ortaya koyan liderlerden biridir. Bedenî cesaret, medenî cesaret ve fikrî cesaret.

Onun zayıf, nahif, hatta çelimsiz görünen, fakat sağlam yapılı, sağlam kemikli bedeninde bu üç cesaretten üçünün de bulunduğu ilk bakışta kolay anlaşılmazdı.

- Uşak'ta, bedenî cesareti olmayan bir adam; azdırılmış, taşlı, sopalı bir güruhun içine elini kolunu sallaya sallaya girer miydi?

- Meclis'te medenî cesareti olmayan bir Başbakan, kendisi aleyhinde güvenoyundan çok güvensizlik oyu çıkacağını, fakat bunların sayısının 226'yı bulmayacağını bildiği halde, 'kırmızı oylar beyaz oylardan bir tane fazla olursa istifa ederim' der miydi?

- Atatürk'ten laik Cumhuriyet mirasını devraldığında, fikrî cesareti olmayan bir adam, yalnız laisizm ilkesinden biraz özveride bulunduğu takdirde kalabalık kitleler tarafından baş tacı edileceğini mükemmelen gördüğü halde, laisizmin Atatürk devrimlerinin temeli olduğuna yürekten inandığı için o umdeye dört elle sarılmamış mıydı?"

Atatürk şöyle diyordu:

"Çankaya'da rahat uyuyorsam, bunu İsmet'e borçluyum."

Ata'm, İsmet Paşa'm bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletinin özgür bireyleri olarak bu güzel ülkede yaşıyorsak bunu biliyoruz ki sizlere, şehitlerimize ve gazilerimize borçluyuz.

Anıtkabir'de huzur içinde uyuyun.

Ve bilin ki cumhuriyetimizin, demokrasimizin ve devrimlerinizin yılmaz bekçileriyiz…

 

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58