Irak'ta ABD'nin yaptığını Suriye'de Rusya mı yapacak?

A+A-
Cahit Armağan DİLEK

PKK/YPG'lilerin çekilmesine fırsat tanıyacak bir mutabakat imzalandı. Herkes kendi başarı hanesine yazdı. YPG memnun, çünkü sonra yeniden kendi kontrollerine gireceği sözü aldıklarını düşündükleri bir bölgeden taktik bir geri çekilme yapıldığına, bir aktör olduklarının teyit edildiğine inanıyorlar.

Türk yetkililer istediğimiz her şeyi aldık diyorlar. ABD medyası da öyle yazıyor ama ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'ya "Türkler istediğimizi aldık diyorlar doğru mu" diye soruyorlar.  O da gülüyor ve "Başkanın istediği şeyleri yerine getirdik görevimizi başardık" diyor. Yani ABD tarafı da memnun.

Şimdi YPG'nin 30 km uzağa ötelenmesine razı olmayı öngören bir mutabakat Türkiye açısından başarı olabilir mi?

Mutabakat çok kırılgan şartlarda imzalandı ve uygulanıyor. Türkiye-ABD imzaladı ama ABD'ye hiç sorumluluk vermeyen, yükümlülük getirmeyen bir metin var. ABD hiçbir şeyin garantisini vermiyor.

5 günlük ara vermenin ilk 4 gününde YPG en 36 kez ihlal/taciz yaptı. Şehit ve yaralı verdik. Dün itibariyle YPG'lilerin çekildiğini gösteren 125 araç sayılmış. Gerek çekilenleri almaya gelen ve gerekse çıkış yapan araçların içinde kim ve ne var görünmüyor. Çekildiler mi takviye mi yaptılar? Harekata ara verildiğinde şehirlerde kaç terörist vardı tam bilinmezken bunların kaçının çekildiği de bilinmiyor.

Bütün bu bilinmezlik 120 saat sonrasındaki yeni sorunların habercisi gibi. Buna rağmen dün bu yazıyı yazdığım saatlerdeki konjonktür (ki saat değişebilen kaygan bir ortam var) Türkiye'nin 120 saat sonunda harekatı tamamen durdurmaya yakın olduğuna, en azından durdurmaya mecbur kalacağına işaret ediyor.

Çünkü Trump memnun, sözde ateşkesin iyi gittiğini düşünüyor. Suriye'de yeni sahalarda Kürtlerin yeniden yerleştirildiğini, petrolün güvence altına alındığını söylüyor. Kongre'de Türkiye kızgınlığının ateşi düşmüş gibi. Yani onlar harekatın tamamen duracağını düşünüyor.

Erdoğan yönetimi eğer YPG çekilmezse harekatı yeniden başlatırız, hatta Fırat'ın doğusunda ve Menbic'te harekat yapacağız diyor ama Rusya'dan gelen açıklamalar Türkiye'yi memnun edecek cinsten olmadığı gibi engelleyecek nitelikte.

Rus Bakan ve sözcüler Türkiye'nin harekatının Suriye'deki istikrar ve güvenliği tehlikeye atığını, siyasi süreci zarar verdiğini, IŞİD'le mücadeleye zarar verdiğini ve kamp/cezaevlerinden kaçırılan IŞİD'lilerin Suriye'den yayılmaya başladığını, harekat yapılmak zorunda kalınsa bile 5-10 km'den daha fazla olmaması gerektiğini Türkiye'nin sınır güvenlik sorununu sadece Adana Mutabakatı çerçevesinde çözülebileceğini belirtiyorlar.

Şoygu'dan "Şu anda Türk ve Amerikan çalışma arkadaşlarımızla bazı adımlar atıyoruz. Bu sayede bölgedeki güvenlik ve istikrar düşmeyecek, aksine artacak" açıklaması var.

Bununla eş zamanlı ABD cephesinden artık Trump'ın arabulucusu olan senatör Graham önceki gün Trump'ın tarihi çözümleri dediği şeylerden bahsetti. Graham "Türkler ve Kürtler arasında bir askersiz bölge oluşturulduğundan emin olmalıyız. Uluslararası güçlerin kontrolünde askerden arındırılmış bir bölge üzerinde Amerikan hava gücünü kullanarak bu bölgedeki tutuklu IŞİD savaşçılarının kaçmasını engelleyebiliriz, YPG kontrolündeki petrol sahalarının emniyetini sağlayabiliriz" dedi.

ABD asker çektik çekmedik derken son durum askerlerinin önemli bir bölümünü Irak'ın batısına aktarırken karada kalan ABD askerlerinin SDG/YPG'ye iliştirilerek hem onları hem de petrol/gaz sahalarını korumak üzere yeniden konuşlanacağını, özellikle Suriye doğusunda ve Fırat'ın doğusunda M4 yolunun güneyinde hava sahası kontrolünü bırakmayacağını gösteriyor.

İran'ın harekata keskin karşı çıkışını da not edelim.

ABD ve Rusya'dan gelen açıklamalardan iki ülke arasında Türkiye'nin harekatının sınırlandırılması ve sonlandırılması, Menbic ve Fırat doğusunda M4 yolu kuzeyinde Rusya gözetiminde Suriye kontrolüne bırakılması, Türkiye'nin sınır güvenliğinin sağlanması için Türkiye'nin harekatını sonlandırıp sınırları içine çekilmesi, Fırat doğusu sınır hattında 10 km.lik bir tampon bölge oluşturulması senaryosunun hayata geçirmek için ortak bir mutabakat olduğu izlenimi giderek güçleniyor.

Rusya'nın Türkiye'nin harekatına son vermesi, yeni harekat başlatmaması için elindeki en büyük kozlardan birinin İdlib'te başlatılacak yeni Rus/Suriye operasyonunun başlatılması. Bu durumda Türkiye'ye doğru yeniden göç dalgası ve terörist geçişlerinin yaşanması büyük tehdit olacaktır.

Tam bu süreçte dün Lavrov'dan gelen açıklamalar çok tehlikeli. Lavrov "Suriye topraklarındaki Kürt yapılarının hepsi Suriye'nin yasal çerçevesi, yani anayasası içine oturtulmalı. Böylece, Suriye topraklarında yasadışı bir silahlı oluşumun kalmayacağı bir duruma varmak istiyoruz." diyor.

Bunun bir örneğini Irak'ta ABD eliyle yaşadık. Barzani yönetimi ve Peşmergenin nasıl özerk bir güç olarak yaratıldığını biliyoruz.

ABD harekatla birlikte SDG/YPG'yi tam terk etmeden Rusya'nın kucağına bıraktı. İşte o Rusya ABD'nin Irak'ta yaptıklarının aynısını Suriye'de mi yapacak?

Benzer bir senaryo Suriye'de oluşmamalı. Irak'ta ABD'nin yaptığı hatayı Suriye'de Rusya'nın yapması önlenmeli. Bu bağlamda anayasa yazımı büyük önem arz ediyor.

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları