'İranlaşmayalım' derken Peşaverleşmeyelim de!..

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ilk maddesi, "Devletin Şekli"ni bildirir:

- Türkiye Devleti bir Cumhuriyet'tir.

Onu takip eden ikinci maddede bu "Cumhuriyet"in nitelikleri belirtilir:

- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

***

"Hukuk", bizatihi Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne göre "Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü"nü ifade eder.

Keza "hukuk devleti", vatandaşları her nevi keyfi uygulamadan koruyan bu yasalar bütününe dayalı bir devlet anlayışının karşılığıdır.

***

İsmailağa Cemaati vaizlerinden Ahmet Mahmut Ünlü, CNN Türk'te, Ahmet Hakan'ın konuğu olduğu programda, gerçek olma ihtimalinin bile insanın kanını dondurduğu iddialarda bulundu;

ahıslar pompalı mompalı. İç savaşa hazırlanıyorlar. Özellikle Batman, Adıyaman taraflarında çok selefi akım var. Selefi tarafıyla İran yanlısı Şii tarafın çatışması hazırlanıyor. Barut gibi. Bu silahlanmayı durdurun.

Yarın bu işin önünü alamayız. Birisi 'şeyhim ' diye cihat ilan edecek öbürü mehdiyim diyecek. Birbirine öldürür bu müslüman millet. Asker bunları vurmak zorunda kalacak. İzmir kaynıyor. Bunlara nasıl müsaade ediliyor. Mutlaka kontrol edilmesi lazım!.."

Bir gün…

İki gün…

Tık yok!

Sorduk haliyle;

Nerede "hukuk"?

Nerede "devleti"?

***

"Kamu" adına bunu yapması beklenen başka kimse sormayınca zahir bir de Saygı Öztürk sorma gereği hissetti.

Ünlü, iddialarının arkasında durdu. Hatta, "İsim isim çıkarttım" dedi. "Şu illerimiz" dedi. "150'sinin ismini hemen veririm" dedi.

Daha ne desin, açık açık "Savcılar beni çağırsın" bile dedi.

***

Tam bir kere daha "Tık yok" yazıyorken haberi geldi; Ünlü'nün ilk demecinin ardından, -Ünlü'nün ifadesine başvurmadan nasıl yapmışlar anlamadım ama- bir inceleme başlatmışlar!

Sahi, niye ortada "Silahlananların kim olduklarını biliyorum" diyen biri varken, "Söyle bakalım kim bunlar" diye sormuyorlar!

***

Ünlü'nün iddialarının prosedürden daha vahim boyutları da var tabi.

Yıllarını "İran umacı"sıyla geçiren bir toplum ve devlet geleneğinin "asıl tehlike"ye uyanmaktaki rötarı anlaşılır olmakla birlikte, kabul edilebilir gibi değil. Zira, Suriye sınırını siyaseten ateşe verdiğimiz gün itibarıyla birçok açık kaynağın en bariz satır arası uyarısıydı; Peşaverleşme olasılığı!

"Suriyeli muhalifleri eğitip-donatmak" şeklindeki dahice hamleden başlayarak, birçok uygulama, kendi halindeki sıradan insanların Selefi medreselerinde "eğitilip donatıldıktan" sonra azılı birer Taliban militanına dönüştürüldükleri Peşaver tecrübesiyle örtüşüyordu. Yapılan şey, toplumun içine terör grupları sokmak değildi; bizatihi toplumu terörize etmekti.

Kimlerin silahlandığı kadar kimlerin silahlandırdığı da önemli. Zira, Peşaver'de, "İslam ümmetini kafirlere karşı birleştirme ülküsü"nü kullanarak bir terör toplumu inşa eden CIA'ydi.

Türkiye'de kim?

Ne Afganistan'a, ne Pakistan'a yıllardır gün yüzü göstermeyen "Kasırga Operasyonu"; Türkiye'ye mi devşirildi?

Paradokslarca…

İYİ Parti Kurultayı'ndan sonra televizyon kanallarının görüşüne başvurduğu arkadaşlarımızı dinliyorum;

"Ümit Özdağ ve İsmail Koncuk'un üzeri çizildi" diyorlar; ikisi de aday değildi.

"Adnan Aydın Sezgin, Ayhan Erel ve Aylin Cesur'un üzeri çizildi" diyorlar; üçü de yedek listeden GİK'e girdi.

"Aytun Çıray tasfiye edildi" diyorlar; Çıray, Meral Akşener'in anahtar listesindeydi.

"İYİ Parti, MHP'lileşti" diyorlar; GİK listesinin en çok oy alan ilk 5 isminden sadece biri MHP kökenli.

"Merkez sağdan koptu" diyorlar; merkezi geçtim liberal sağa yakın isimler yeni transfer edilen isimler.

Bir yandan "demokratik değil" diye "anahtar liste"ye karşı çıkıyorlar, diğer yandan "anahtar listedeki ismi niye çizdin" diye "demokrasiyi işleten" delegeye kızıyorlar.

Naçizane tesbitim, kafalar çok karışık!

Naçizane "soru-yorum"um; bir listede, herhangi bir görüş, grup, eğilimin "kendi istediği ölçüde" egemen, baskın olamaması, bir "denge" olduğu anlamı taşımaz mı?

 

  • Yorumlar 10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları