İstanbul'da seçim heyecanı

A+A-
Gülay TUNÇEL

Seçime haftalar kaldı. İstanbul'da güneş kendini gösterdi. Büyük şehirde yaşayanlar daha çok seçim heyecanı hissediyor desek yeridir.

Güzel havayı bulan Başkan adayları ve destekleyenleri daha rahat seçim çalışmalarını heyecanıyla yürütüyorlar.

Seçim araçlarının biri gelip biri geçiyor yanımızdan. Şarkılar, türküler seçim otobüslerinden gümbür gümbür yankılanıyor. Tepki gösterende var. Alkış tutup yüzünde güller açan kişilerde var.

Bir grup konuşuyor . Vatandaşa seçim dediniz buda geldi.. Buda geçecek .. Bakalım vatandaşa seçimin faydası zamlı mı?.. zamsız mı?.. geri dönüşü olacak konuşmalı gırla gidiyor.

Vatandaş A yada B partisine bakmıyorum. Benim cebime, elime, evime, işime, ülkeme  iyi yansımasına bakarım konuşmalarını yaparken duyuyorum.

Vaadler vaadler bitmiyor…  diyerek  hep kandırmaca , göz boyama diyerek, gülende var. kızanda var. Adamım benim diyerek gönülden destekleyende var. Bu sene yıllardır aynı partiye oyumu kullanırken, bu yıl oyumu vermeyeceğim, herşeye rağmen partim benim yolumdur bırakmam diyenlerde var.

Herkes gibi içimden Ülkem ve vatandaş adına hayırlısı olsun diyorum.

Kalabalığın içinde ilerliyorum.

8 Mart Dünya kadınlar gününü cuma günü  sevgiyle anlamına yakışır yaşadık .

İstanbul cıvıl cıvıldı. Çiçek bahçesini aratmadı. Kadınlar gününü önemseyen,  kadına değer veren herkesin elinde bir karanfil, bir gül ile yollara dökülmeleri sevgi sözcükleri, çok hoş ve güzeldi.

Keşke her gün çiçek gibi hissettirilsek diyen hanımları duyuyorum.

Hepsi çok samimi cümleleriyle gülerek  birbirine anlatıyorlar. Evin hanımı , hizmetçisi, aşçısı, annesi, eve destek çalışan sevgiyi aşılayan, evinin ekonomi bakanı kısacası hayatın içinde maddi manevi  her şeyin yükünü çekiyoruz. Böyle sürprizler hep olsa içimiz açılıyor . Değerli hissedilmek çok çok güzel.  Şu seçimlerin vaadleri arasında ev hanımlarına maaş bağlansa .. Konuşmaları uzayıp gidiyor.

Kalabalığın içinde ilerliyorum.  Bir grup tartışıyor.

Bu zamanda kimseye güvenmiyorum.  Sevemiyorum. Ön yargılarım çok oluyor diye konuşuluyor.

Bu hafta Tek Rumeli Televizyonu canlı yayında da bu konuyu konunun uzmanı Uzman klinik psikolog Nigar Çiçekle konuştuk.

Önyargı, mutsuzluk, güvensizlik , sevememe hayatın içinde çok sıkıntılı bir durum. Psikolojik destek almak şart.

Sevmekten korkmayınız .

Bu sorunları yaşayanların öncelikle en temeline bakıyoruz.

Sevmek çok özel ve güzel bir duygu olsa da tabi derecesi önemli. Çok kaptırmamak gerekir.

Bir detaylı anlatırsanız..,

Patolojik, yani ruh sağlığınıza zarar verecek boyutta olmamak kaydıyla diyor. Yaşam çok kısa önce kendi değerinizi bilmek gerekiyor.

Duruş çok önemlidir.

Değerli hissedilmek ruhu yeniler. 

Sevmek, sevilmek sağlığımıza çok iyi gelir.

Kalbiniz iyi çalışır, kolesterol, tansiyona iyi gelir. Ömrü uzatır. Mutluluk verir. Doğru düşünmeyi sağlar. Bağışıklık sistemi güçleşir.

Sevgi duygusu insana olabildiği gibi çiçeğe, Hayvana, herhangi bir nesneye olabilir.

Birine güvenmek, güven duymak hayatımızdaki diğer alanların gelişimine de büyük katkı sağlar.

Bana danışanlarım soruyor. Hocam ama ben sevemiyorum, güvenmiyorum, duygularımı kaybettim sanırım diye sohbet ediyoruz.

Tabii bu cümleler üzücü . Ancak çözümü kolay.

Farkındalıklarımızı açığa vurmak için temelden bugüne yaşanmışlarını ister istemez irdeliyoruz.

En önemlisi önce kişi kendini düzeltmeli.  En yakın ailemizi bile doğarken seçemiyoruz. Hepimizin huyu suyu çok farklı . Farkındalık çok önemli.

Öncelik hayatta olduğu gibi bazı şeyleri kabullenmeyi bilirsek sıkıntılar, üzüntüler azalır. Sonrasında zaten sevgi pıtırcıkları başlayacaktır. 

İyileşip keşke önceden kendimle yüzleşip gelseydim diyen danışanlarımız var.

Yerine göre hayır demesini bileceğiz. Konuşabilmek, doğru algılamak çok önemlidir.

Zaten konuşamazsanız asıl sorun orada başlıyor.  Sıcağı sıcağına sorunları, kafanıza takılanları çözmeniz gerekmektedir.

İçinize ata ata, olumsuzlukları sünger gibi çeke çeke bir nokta taşıyorsunuz ve sevgiden de uzaklaşıyoruz. Bu duruma gelmeden dur demesini bilmeli. Duygularımızın kaybolmasına izin vermemeliyiz. Konuşmaları uzayıp gidiyor.

Hayatı seviniz. Kendi değerinizi unutmayınız. Sevmek en güzel duygumuz. Sevemiyorsanız  konunun uzmanlarından  destek alınız. Çünkü hayat sevmemek için çok kısa.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları