İtiraf: AKP haram yiyenlerini koruyormuş

A+A-
Ahmet GÜRSOY

Milletvekili, aynı zamanda köşe yazarı olan bir zat, gazetedeki köşesinde AKP'yi anlatmış. Anlattığı şeyleri ben yazsaydım iftira ediyor derlerdi. Meğer AKP'de "günah ve haram işleyen" de dışlanmaz, korunurmuş.

El hak doğrudur.

Biz de aynı görüşteyiz.

Yazdıklarına bakılırsa yazar, partisine önce siyasal kimlik tanımlaması yapıyor: "AK Parti kendini 'Muhafazakâr Demokrat' olarak tanımlayan bir partidir. AK Parti'nin muhafazakârlığa ve demokratlığa yüklediği anlam ise gayet açık. AK Parti'nin muhafazakârlık anlayışı, geçmişi toptan savunmayı amaçlayan bir gericiliğe/tutuculuğa yaslanmıyor; milletimizin inanç değerlerini ve hassasiyetlerini odağa alan lakin değişime ve yeniliğe de açık olan bir ilkeselliği esas alıyor."

Bu paragraftan anlıyoruz ki AKP'nin önceliği "inanç değerlerini ve hassasiyetlerini" odağa almakmış.

Burayı unutmayın. Çünkü burası kritik nokta ve aynı zamanda yazara göre siyasi ilkelerin odak noktası.

Devam edelim.

"AK Parti dindar-muhafazakâr bir parti olarak hiç kuşkusuz dinimizin yasakladığı ve haram kıldığı hiçbir işe hoşgörüyle bakmaz."

Demek bakmaz.

Emin misiniz?

Ardından gelen cümleniz öyle söylemiyor.

"Lakin bu haram işleyen insanları "öteki" ve "düşman" olarak gördüğü anlamına da zinhar gelmez."

Haydaaa!

Peki, ne anlamına gelir? Mesela günahkâr da sayılmaz mı?

"Buradaki ilkesel tutum şudur: Günah veya haram hoş görülmez. Zinhar teşvik edilmez. Lakin günah ve haram işleyen de dışlanmaz."

Kısacası günahkârları sahipleniyoruz diyorsunuz. Suçlu ile masumu, haklı ile haksızı, ahlaklı ile ahlaksızı, namuslu ile namussuzu bir arada tutmak büyük maharet olmalı.  Biz de bu durumda soruyoruz:  Hani sizin için esas olan "inanç değerleri" idi? İnancın gereği bu mu?

İlginç!

Affedersiniz ama ortada muhafaza ettiğiniz, sahiplendiğiniz bir değer, kıymet yoksa her şey birbirine karışmışsa burada ahlakı nereye koyuyorsunuz?

Hem günahı ve haramı hem de işleyenleri sahiplendiğinize göre sizin için erdem ne anlama geliyor? Adalet niçin var? Hak ve batıl aynı kefede ise, bu durumda nasıl  "iyiliği emredip kötülüğü uzaklaştıracaksınız?" "Günah ve haram işleyen de dışlanmaz" deyip parti ilkesi halene getirdiğinize göre siz hangi inancın muhafazakârı oluyorsunuz?

Vallahi ne yalan söyleyeyim bugüne kadar yaşadıklarımızla bu yazı arasındaki mantık birbirini doğruluyor.

İşte size ülkenin resmi kurumlarında yaşanan yolsuzluklarla ilgili bir dizi rapor. Dağıtılan kamu kaynakları, ihaleler, işe almada yaşanan haksız tutumlar, kayırmacılık, torpil, çarpıklık, devlet malının israfının yanında dağıtımı. Say sayabildiğin kadar. Hepsi bu yazarın anlattığı mantığa kelimesi kelimesine uygun.

Hatırlayın geçen ay açıklanan Sayıştay raporlarını. Birçok belediye ve kamu kurumunda ortaya çıkan skandalları.

N'oldu?

Doğru söyleyen Sayıştay görevlisi kovuldu. Rapora yansıyan mali kayıplar ise olduğu gibi duruyor. Kimse dokunmadı, ilgilenmedi ve bunları kim neden yaptı diye de sormadı. Kısacası suistimal yapanların yaptıkları yanlarına kâr kaldı.

Ne diyor arkadaş?

 "Buradaki ilkesel tutum şudur; günah veya haram hoş görülmez. Zinhar teşvik edilmez. Lakin günah ve haram işleyen de dışlanmaz."

Haklısın arkadaş sizi anladık yazdıklarına hak verdik...

Ancak ara sıra kendinizi tanıtmaya devam edin lütfen.

 

 

 

  • Yorumlar 9
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları