İyi ki geldin Cumhuriyet.

A+A-
Ahmet GÜRSOY

İyi ki geldin Cumhuriyet. Şanla, şerefle yaşayacaksın.

Biliyoruz.

Aklı halâ padişahlıkta olan kimseler var ve tam bir asırdır sana alışamadıklarını söylüyor.

Merak ediyor insan?

Bir özgürlükler rejimi olan Cumhuriyet bu kimseleri neden tatmin edemiyor?

Galiba, dini yaşam anlayışlarını hepimize dayatamadıkları, her birimizi kalıba döküp tek tipleştiremedikleri için.

İnsan sormadan edemiyor: Siz Allah'a inandınız da Cumhuriyet tepenize mi bindi?

Namaz kıldınız, oruç tuttunuz, zekât verdiniz de Cumhuriyet; "dur bakalım. Benim olduğum yerde bunu yapamazsınız" mı dedi?

Bir düşün…

Binlerce cami, bu camilerde çalışan binlerce imam, müezzin kimin eseri?

Hepsi Cumhuriyetin okullarından yetişti?

Hepsinin elinde; üzerinde "T.C Milli Eğitim Bakanlığı" ibareli diplomalar var.

Dikkatinizi çekerim, bu diploma belgeleri medrese ünvanlı değil, Milli Eğitim kodlu.

Ve gene dikkatinizi çekerim, AKP'nin 17 yıllık iktidarı boyunca elinde bu tip diploma olanlar Türkiye'yi yönetiyor ve ne hazindir ki, imam-hatip diplomasında yazılı olan devletin adı "T.C"'yi, bu kadrolar yönettikleri devletin resmi kurumlardan silmek için çaba gösterdi.

 Ortada bir ihanet varsa bu Cumhuriyet'ten kaynaklanmıyor. Tam tersine Cumhuriyet, verdiği diploma belgelerinden ve hâlihazırda faaliyet gösteren binlerce cami, imam hatip okulu, Kur'an kursu ve ilahiyat fakültelerinden de anlaşılacağı gibi kamu hizmeti vererek bunu doğruluyor. Lakin pek çok tarikat, cemaat, dini ideolojik mahfil, Cumhuriyete ihanet etmeyi sürdürüyor. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e dil uzatıyor. İftira atıyor.

Bütün bunlar tarih önünde tescillendi. İşte en belirgin örneği, hepimizin şahitlik ettiği FETÖ olaylarıdır.

Diyanet'in takındığı anlamsız tavır bu sebeple herkesi üzüyor.

Hiç şüphesiz FETÖ benzeri yapılar sona ermedi. Pek çok tarikat ve cemaat evinde Atatürk'e iftira ve karalamaya dayalı kara propaganda devam ediyor. Geçmişte Atatürk'e yenilenler, ona olan öfkeyi, nefreti, hazımsızlığı kara propaganda yoluyla kuşaklara aktarmayı sürdürüyor.

Dışta; İngilizler, Fransızlar, Amerikalılar, kısaca Batı; içte, onların yerli işbirlikçileri, FETÖ benzeri cemaat, tarikat uzantıları, dini kullanarak Türk insanına nefret aşısı yapıyor.

Ne yaparsa yapsınlar, Cumhuriyet artık toplumsal kabul alanının tam göbeğindedir. Ona çok şey borçluyuz.

Özgürlüğümüzü verdi bize. Bağlı olarak özgür bir vatan verdi.

Yetmedi.

 Kendi dilimizle eğitim imkânına kavuştuk.

Diyeceksiniz ki Osmanlı'da eğitim Türkçe değil miydi?

Tam olarak değildi..

Osmanlıca denilen saray diliyle konuşulup yazılmağa başlanmıştı. Kayı'nın billur gibi akan Türkçesi gitmiş, yerine devşirmenin medresede besleyip büyüttüğü kırma yozlaşmış dil gelmişti.

İngilizler, Fransızlar bütün sömürgelerinde kendi dillerini öğretirken, biz, süreç içinde kendi dilimizi bozmuştuk.

Cumhuriyet bizi fabrika ayarlarımıza geri döndürdü. Atatürk, saray dönmelerinin horladığı "Türk'e" öyle bir seslendi ki, O çağırdıkça, seslendikçe kendimize geldik.

"Türk Milleti!"

Kim olduğumuzu unutmuştuk bize hatırlattı. Halâ kulaklarımızda çınlıyor: "Türk Milleti!...."

İyi ki geldin Cumhuriyet, sayende milli varlık bilincimizi geri kazandık.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları