İYİ Parti: Erdoğan 3. kez aday olamaz

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Recep Tayyip Erdoğan'ın üçüncü kez cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağı konusundaki uzman hukukçuların görüşlerini içeren yazılarımda muhalefetin neden sessiz kaldığını da sordum.

İlk ses İYİ Parti'den yazılı olarak geldi.

Millî Güvenlik Politikaları Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Dr. Aytun Çıray, "Öncelikle şunu belirteyim; bütün bunların ötesinde, Sayın Erdoğan'ın seçime girmesi halinde yeniden seçilme ihtimali neredeyse sıfırdır…" diyerek partisinin görüşünü çok açık ve net şekilde ortaya koydu.

İşte virgülüne dokunmadan İYİ Partinin görüşü:

"Sayın Orhan Uğuroğlu,

Seçim bağlamında Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni Anayasa'ya göre seçilip seçilmeyeceğini tartıştırıyorsunuz. Bu konunun üzerine gittiğiniz için sizi kutlarım.

Öncelikle şunu belirteyim; bütün bunların ötesinde, Sayın Erdoğan'ın seçime girmesi halinde yeniden seçilme ihtimali neredeyse sıfırdır…

Bu nedenle mesele Erdoğan meselesi veya seçime girip girmeme değil, Türkiye Anayasal devlet vasfını tamamen kaybedecek mi kaybetmeyecek mi, demokratik parlâmenter sistem yeniden kurulacak mı kurulmayacak mı meselesidir

Sağ olsun, size yaptığı açıklamada Sayın Meltem Dikmen Canikoğlu iyice uçmuş; inanılır gibi değil.

Yani 16 Nisan 2017 referandumu her şeyi sıfırlamış öyle mi?

Peki, nerede bu tür bir sıfırlamanın anayasal ifadesi?

Yok…

Meltem hanım güya eleştirel bir dil kullanarak süreyi alabildiğine uzatmış. Tabii şunu hemen belirtmek gerekir; Sayın Erdoğan'ın bir oldubittiye getirmek istediği bir adaylık meselesinde Meltem hanım gibilerin yorumları hâkim görüş olacaktır.

Bu nedenle herkesin bu konuyu şimdiden çok iyi çalışması ve hukuki olarak sağlam bir pozisyonu hiç gecikmeden alması gerekir.

Prof. Dr. Ersan Şen'inki ise Meclis'in anayasal nitelikli çoğunlukla TBMM'nin erken seçim kararı alması durumunda Sayın Erdoğan'ın yeniden aday olabileceğini belirten bir görüş.

Zaten bunu biz de söyledik, Adalet eski bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk de söyledi…

Diğer yandan bir erken seçim yapılabilmesi için Sayın Bahçeli anahtar parti rolünü kaybetmiştir. 

Neden mi?

Tutun ki Sayın Bahçeli erken seçim çağrısı yaptı…

Bunun yapılabilmesi iki yol var…

Birincisi; TBMM'nin 360 oyla erken seçim kararı almasıdır. 

Ama Cumhur İttifakı bu tür bir çoğunluğa sahip değildir.

Dolayısıyla Meclis'ten Sayın Bahçeli'nin keyfine göre belirlenecek erken seçim kararı çıkması hayaldir.

İkinci yol ise, Cumhurbaşkanının Meclisi feshederek, yeni Cumhurbaşkanının ve Parlamentonun belirlenmesi için ülkeyi 90 gün içinde erken seçime götürmesidir.

Ama tam burada milletimize şunu hatırlatmak isterim; bir daha "367 sorunu" gibi sorunlarla karşılaşmamak için 2007'de AKP ve MHP'nin ortak teklifi ile bir anayasa değişikliği referandumu yapmıştık.

Milletimiz 2007 referandumunda % 70 oranında evet diyerek 1982 Anayasasının Cumhurbaşkanının seçilmesi ile ilgili 101. Maddesini şöyle değiştirmişti: 

"Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir." 

Türk Milletinin onayını almış bu madde tartışılmaz bir hukuki açıklıkla yazılmıştır.

Sayın Erdoğan ilk kez Ağustos 2014'te % 51.79'luk bir oy oranıyla birinci hakkını kullandı.

Daha sonra 16 Nisan anayasasına göre 24 Haziran 2018'de Genel seçimlerle birlikte Cumhurbaşkanlığı seçimleri de tekrarlandı ve Sayın Erdoğan 2. kez cumhurbaşkanı seçilme hakkını da kullanmış oldu.

Efendim; Bu yeni bir anayasal başlangıç sayılamaz mı? 

O zaman Putin'in yeni Rus anayasasının 81/1 maddesinde koyduğu gibi önceki ve hâlihazırdaki Başkanlık dönemlerini sıfırladı. Böylece kendisine başkanlık seçimlerinde defalarca seçilme hakkı sağladı.

Oysa 17 Nisan Anayasası'nda 101. Maddede hiçbir değişiklik yapılmadı, uygulanmasını erteleyecek bir geçici madde de konulmadı ve "en fazla 2 kez seçilme" hükmü referandumda milletten onay aldı.

Yeni anayasada cumhurbaşkanlığı süresinin bu anayasa ile birlikte başlayacağının yazılması çok mu zordu?

Bence bu sorunun cevabını araştırması gereken Sayın Erdoğan'dır.

Bazıları da şu soruyu soracaklardır;

- Milletin artık iktidar değişikliğini istediğini ileri sürüyorsunuz, o halde neden mecliste erken seçime destek vermiyorsunuz?

Cumhur İttifak'ı "hodri meydan" dediğinde samimi ise;

Sayın Erdoğan Meclisi feshederek Türkiye'yi erken seçime götürebilir; bize ihtiyaçları yok ki!

Hem hodri meydan deyip hem de mecliste muhalefetten oy bekliyorsa onun arkasında başka hesap var demektir ki, biz niye öyle bir siyasi tuzağa düşelim.

Kısacası Sayın Uğuroğlu,

Bir erken veya zamanında seçim meselesiyle değil, bir cumhurbaşkanı seçimi meselesiyle karşı karşıyayız.

Çünkü Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel seçimleri normal zamanında, yani 25 Haziran 2023 tarihinde yapılsa da bu Sayın Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığının anayasal olarak bitimi olacaktır."

 

  • Yorumlar 9
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları