İyi saatte olsunlar

A+A-
Afet ILGAZ

Su “casusluk” dedikleri Suriye’yi kışkırtma olayının her şeyini medyamız inceledi, tartıştı. Bir yerini eksik bıraktılar “iyi saatte olsun” kısmını. Kim dinledi, nasıl dinledi, nereden dinledi, nasıl sızdırıldı? Bir sürü varsayımlar. Bana kalırsa işe “iyi saatte olsunlar” karıştı. Epeydir söylüyorum, takdire tedbir uymaz diye, kimseye dinletemiyorum. 17 Aralık’ta da öyle oldu. 
Siz yabana atmayın. “İyi saatte olsunlar” önemlidir. Başbakan’ın sesini de mi o cemaat, bu cemaat o hale getirdi. Bakmayın siz, bizi sevenler var. Mazlumları sevenler var, hile yapmayanları, vebal altına girmeyenleri, yalan söylemeyenleri, “hırs zehirlenmesine tutulmayanları” sevenler var. Allah ihmal etmez, mühlet verir diye de kaç kere yazdım. Benim kaç kere yazmam önemli değil, bu böyledir. İlahi adalete inanıyorsanız buna da inanırsınız. 

***

Yolsuzluktan, rüşvetten paçayı sıyırttık, mahkemeden paçayı sıyırttık, mahkemeleri, savcıları korkuttuk, kış kıyamet demeden her birini bir tarafa savurduk. Liyakatliler gitti yine yerini liyakatsızlar doldurdu. Allah, işi ehline verin diyor Kur’an’da. Liyakatlı bürokratları savurduysanız, polisleri hukukçuları sürdüyseniz, yerine gelenlerin yetişmeleri ne kadar zaman alacak, biliyor musunuz? Bunun zararı kamuya olmayacak mı? 

***

Twitter’ı yasakladınız, bunu Cumhurbaşkanı’nın da deldiğini öğrenen Batılılar gülmekten kırılıyorlar. YouTube’u da kapattınız, Facebook’u da kapatacakmışsınız, kolay gelsin. Bu ülkenin zeki çocukları onun da çaresine bakarlar. Orada 5 tane villa, burada 6 tane villa, şurada 4 tane villa, falan yerde açılmış hesaplar... Hiç biri helal lokma kadar tatlı değildir. 

***

Kim sızdırdı, nasıl sızdırdı, neden sızdırdıyı bir yana bırakıp, asıl meseleye parmak basmalı medyamız. Bunu sadeca Aydınlık yaptı, konuşan 4 kişi üzerinde durdu. Onların suçlarının Yüce Divanlık olduğunu yazdı. Harp oyunlarında buna benzer bir şeyler söylendiği için komutanlar hâlâ hapiste, oysa onlar sadece oyundu. Bunlar ise gerçek, hem de en acı tarafından. Suriye’ye adam sokacaksınız, bize füze attıracaksınız, sonra orduyu içeri sokacaksınız. Allah buna razı olur mu? Baştan aşağı kirli bir oyun. Bir ülkenin taşına, toprağına, mabetlerine, insanlarına yöneltilmiş acımasız bir oyun, hatta canavarca. Yani Suriye’nin kabahati ne? Demokrasi getirmemiş. 
Ben Suriye’ye gittim. Her şey ve her yer güllük gülistanlıktı, kimsenin yönetim ile bir derdi yoktu. Sünnilerin bile. Çünkü Esad, ülke yönetimin mezhebe göre değil, medeni kriterlere göre olacağını biliyordu. Sizin demokrasinizden ne haber? Gezi’de öldürdüğünüz çocuklardan, yapmayı düşündüğünüz ama yapamayacağınız seçim hilelerinden ne haber?
Boğaz kesen, ciğer yiyen, sevap için adam öldüren teröristler bir gün Batı’yı da, Amerika’yı da tehdit etmeye başlarlar. Amerika bunu biliyor. Sizi teröristlerle baş başa bırakması yakındır. 

Yazarın Diğer Yazıları