Jiletle kazıyamazlar...

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Bıktırıncaya kadar yazacağım…

24 Haziran'a kadar en önemli gündem; Türkiye'nin sağlıklı bir seçim süreci yaşamasıdır…

Ülkenin dört bir yanında sandığa gidilmeli, seçmen hiçbir baskı unsuru olmadan özgürce tercihini yapabilmeli, sandık görevlileri şeffaf şekilde gözlemcilerin önünde oyları teker teker sayabilmeli, her sandık sonucu kayıtlara doğru geçirilmeli…

Güvenli seçim atmosferini sağlamak hükümetin görevi… Sandıklarda güvenliği sağlamak da 'normal memleketlerde' hükümete aittir… Ancak Türkiye gibi hilesi hurdası bol siyaset ortamında sandıklara tüm partiler, o partilere oy verenler, yani seçmenler sahip çıkmak zorunda…

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, değerli arkadaşım/meslektaşım Sözcü'den Özlem Gürses'e önemli açıklamalar yaptı.

Özlem, herkesin her gün konuştuğu soruyu sordu; 'ya hile yapılırsa?'

Akşener'in yanıtı;  ' Söz veriyorum, sandık hilesini kesinlikle engelleyeceğiz. Bunu bir namus borcu olarak görüyorum. Seçmenlerden gönüllülerimiz için destek istiyorum, insana ihtiyacımız var. Sandık asıl olarak devletin, bu devleti yönetenlerin namusudur. Ama bir adam çıktı, 'Harpte hile meşrudur' dedi. 6 yaşındaki kız çocukları ile evliliği de mümkün gören adam bu! Bu kişilerin bu fetvalarını o sandıkta onlara yedireceğim!

Türkiye tarihinin en kritik seçimini yaşayacak. Gönüllülere büyük ihtiyaç var… Seçimden önce her sandığın gözlendiğinden emin olmak gerekiyor…

Peki, ya akla gelmedik bir hamle, yine Yüksek Seçim Kurulu'ndan gelirse?

Akşener toplumun hislerine tercüman oluyor;

'16 Nisan'da biz sandıkları koruduk, abidik gubidik işler YSK'da oldu bu sefer de. Haziran'da, yine böyle dümen çevirecek olurlarsa, o YSK'nın önüne otururum, vallahi de billahi de beni jiletle kazıyamazlar oradan!'

Eğer hile olursa Meral Akşener'in YSK önünde yalnız oturmayacağı sır değil…

Bu nedenle hükümet seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından da, toplumun demokratik haklarına saygı gösterecek şekilde güvenliği sağlamak zorunda…

Hiçbir seçimde toplum böylesine gerilmedi… AKP MHP ittifakı bu gerginliği, tüm milletin ortak değerlerini kendilerine mal etmeye çalışarak tırmandırıyor…

Seçim sonuçları belli olduktan bir dakika sonrasını düşünelim… O dakikalarda da Türkiye'de huzur ve güvenlik yine hükümetin sorumluluğunda olacak…

Sandıktan hilesiz çıkacak sonucun tüm kesimlerce içselleştirilip kabul edileceği, halkın takdirine saygı duyulacağı bir 25 Haziran'ı diliyorum…

***

AKP, doğanın felaketidir

Katıksız Karadenizli… Rize'nin yemyeşil denizinde dünyaya gelmiş…  Eşsiz ırmaklarında oyunlar oynayarak büyümüş… Hukukçu olup hayata atıldığında memleketinin çevre yağmasına dur demek için en ön saflarda yer almış…

Fırtına Vadisi  Davası ile Türkiye'nin cennet doğal alanlarından birinin yağmasına karşı verdiği hukuk mücadelesi ile tanınan av Remzi Kazmaz aradı…

Gökova Körfezi'nin imara açılmasına neden olan SİT kararı ile ilgili hazırlık yapıyordu. Benim de yakından izlediğim bir meseleydi… Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün 'Muğla'nın betonlaşmasına izin vermeyeceğiz' diyerek karara tepki göstermiş, 12 bin 544 hektarlık SİT alanının imara nasıl açıldığını teknik bir raporla belgeleyip,  Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ortak kararı ile kamuoyuna açıklamıştı… Konu yargıya taşındı.

Remzi Kazmaz 'AKP Türkiye için bir çevre felaketidir' diyor… Gökova'ya dikkat çekmek ve verilen mücadeleye destek olmak için, Bodrum Çevre Platformu olarak 1. Derece SİT alanlarının imara açılması konusunda bakanlığın aldığı kararın iptali için yargıya gidiyor.

Kazmaz; 'Seçim gündemi içinde kaynamasın, Kanal İstanbul projesinin yaratacağı ekolojik yıkımı da 24 Haziran'dan önce topluma anlatmalıyız' diye ekliyor… Prof. M. Doğan Kantarcı ile Beylikdüzü, Büyükçekmece bölgesinde, Kanal İstanbul'un 'neden yanlış bir proje olduğunu', yaratacağı felaketi yerel yönetimler ve STK'ların desteği ile kamuoyuna açıklamaya hazırlanıyor…

Remzi Kazmaz aynı zamanda yazar ve uluslararası ödüllü belgesel/film yapımcısı… Kitap ve belgesellerinde de doğa, tarih ve insan hakları konularını işliyor… 'Her yeni mücadele bir belgesel konusu' diyor…

Gündem siyaset olunca soruyorum, 'var mı bir hazırlık?' diye… Kazmaz yanıtlıyor; 'CHP içinde mücadelemi sürdürmek istiyorum… Yurt dışına kaçırılan tarihi eserler, AKP'nin Türkiye'nin dört bir yanında ranta kurban ettiği dereler, ormanlar, denizler için Meclis'te milletin verdiği güçle savaşmak istiyorum… '

Türkiye geri dönüşü olmayacak şekilde cennet topraklarını kaybediyor… 24 Haziran'da sonuç ne olursa olsun, meclisin en öncelikli gündemleri arasında çevre mücadelesi yer almalı…

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları