Kafalı Hoca'ya vefa...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Merhum Prof. Dr. Mustafa Kafalı, Konya'da Selçuk Üniversitesinin kurucuları arasındadır. O yıllar Karaman, Konya'dan ayrılmadığı için İstanbul'dan memleketine hizmete koşmuştu. 13 Kasım 2019'da hemşehirlileri  N.E Üniversitesi'nde "Kafalı Hoca'ya Vefa" adı ile bir panel düzenledi. Prof. Dr. İlber Ortaylı, eşi Sevgi Kafalı, Efendi Barutçu ve öğrencisi Dr. Ruhi Özcan, Hocamızı anlattı.

Panelin sunuşunu yapmanın onurunu yaşayacaktım ki artık rutin haline dönüşen duruşma yüzünden son anda katılamadım. Ne de olsa mahkemeye gitmezseniz zorla götürülürsünüz.

Panel, konferans ve hatta televizyon programlarında bile konuşma metni hazırlamam. Küçük karton kağıda 3-5 satır konu başlığını not edip, kürsüye çıkarım. Konya'da da öyle yapacaktım. Kısmet olmayınca, Sevgi Ablamı arayıp, mazeretimi beyan ettim. Telefonu kapatınca, "Orada olsam ne anlatırdım" diye düşündüm ve bu sütunda paylaşmaya karar verdim. Konuşur gibi yazdım...

Biz; Türk Milliyetçileri olarak, değerlerimizi yaşarken anlayamadığımız gibi, onları yitirdikten sonra da anma geleneğimiz yoktur. Bizlerin ad günleri, yaş günleri, ölüm yıldönümlerini anmak gibi ritüellerimizin olmayışı bana göre sorgulanması gereken bir başka konudur...

Değerli hocalarım beni bağışlasınlar!.. "Tarihi yaparız; tarihi yazmayız" anlayışı bu günümüze aktarılan arızaların başında gelir... Oysa bütün dünya bilir ki tarihi yapan aynı zamanda tarihi de yazandır!.. Yazamadı büyüklerimiz. Sanırım vakitleri yoktu. Bizlerde yabancı kaynaklardan öğrendik...

Saygıdeğer Konuklar; bu gün mensubiyeti ile onur duyduğumuz hareketimizin "Yolbaşçı"larından olan siz değerli Konya'lı Karamanlı'ların hemşehirlisi Mustafa Kafalı Hocamın anısı münasebetiyle bir araya geldik. Kadirşinastır Konyalı-Karamanlı... Bir kaç yıl önce Ahde Vefa Derneği ve Yeni Ufuklar Derneği'nin girişimleri ile "Kafalı Hocamıza Vefa" gecesi düzenlenmişti. Karlı, soğuk bir günde kendi adıma katılamasam da 2 binden fazla dost O'nu Kafalı Hocamı huzurunda anarak, vefanın bozası ile ünlü bir semt adı olmaktan farklı anlamlar taşıdığını yaşarken kanıtlamıştı. Aynı şekilde Selçuklu'muza başkentlik yapan Kayseri'mizde de "Kafalı'ya Vefa Gecesi"ni gerçekleştiren başta İbrahim Sungur ve Avşar Beyleri olmak üzere hemşehirlilerimize de şükranlarımı sunuyorum. Kendi adıma müsterihim; Kafalı Hocamın hayatta iken kıymetini bilin, Kayseri-Konya-Karaman ve tüm Türkiye'ye saygılarımı sunuyorum. Biz gazeteciler yazarız-çizeriz. Lakin; derin duygulara duçar olduğumuzda kelimeleri güzel dizemeyiz; Ertuğrul Hocam beni bağışlasın... Sevgi Ablam da hakkını helal etsin... Eksiğim varsa tamamlasınlar. Özellikle merhum Mehmet Akif Çöktü'den sonra Kafalı ailesinin küçük oğlu olmanın onuru bana yeter de artar bile...

Sizlerin yanında daha şanslıyım; Atsız Hocamızın "Yamtar" adını verdiği Mustafa Kafalı Hocamın son günlerinde yanında olabilmenin gururunu yaşıyorum. O'nunla "Bayram Sofrası"nı paylaştım... Televizyon programlarımı izlerken "Sevgi; bizim çocuk çıktı" dermiş gıyabımda... Ertuğrul Hoca yoktu... Ablam ilk beni aradı... Dünyam yıkılmışken henüz soğumamış ellerinden öptüm Hocamın... "Çınarın Gölgesinde" başlıklı yazımda ağladım... Hani kağnı gölgesi derler ya Türkmen. Biz kağnı gölgesinde kağnının kıymetini bilemedik...

Saygıdeğer Misafirler; sözlerimi uzatıp; sabırlarınızı zorlamaya niyetim yok!.. Kafalı Hocam; benim elime kalem tutuşturup yazar yapmakla kalmadı. İnsan olmayı, baba olmayı, koca olmayı da öğretti. Bu gün bu önemli günde bir de sırrımı paylaşayım. Sevgi Ablam bile bilmez! Dara düşmüştüm. Çağırdı. Hissetmiş olmalı ki "borç para" verdi Hocam!.. Geciktirdiğimde utandım. Başımı okşayıp "boş ver evlat" dedi. Ve ben hayatımın en zor yazısını Sevgi Ablamın talimatı ile "Vefa" ilanı kaleme aldım Hocamın... Ölümünden çok önce aldığı mezarına toprak atarken hayatımın en zor anını yaşadım.

Biz; Hoca-talebe ilişkisinin ötesinde 30 yıl önce kaybettiğim babamın da eksikliğini tamamlamıştı Kafalı... "İtlerin kimsesizliğimize güldüğü günlerde", kervanın yeniden düzeleceğini de öğretti bize... En çok da "Yazarını kurşunlatan yazılar"ın sahibini severdi... "Evlat, biraz da Necdet Sevinç'e benziyorsun ya" diye iltifat ederdi... Kuleli mektebinde "Erdem Kutalmış Türkoğlu" mahlaslı yazılarımı "Sözcü" de, "Yeni Birlik", "Yenidüşünce" gibi haftalık gazetelerde yayınlatan da Hocamdı... Adamdı... Hem de nasıl Adam!..

Başbuğ Türkeş, daha mahpusken Atsız'ın evinde tanıştığı "Yamtar Hoca"ya, "Hareketin başına geç, partinin genel başkanı ol" talimatını yolladığında "iyi de yüzlerce gencimiz yüksek-lisans ve doktora talebesi onları kime teslim edebilirim" cevabı ile günümüz siyasilerine de mesaj yolladı...

Fetret dönemlerinde "Ak Saçlı" olarak uyarılarda bulundu. Sivri taraflarımızı törpüledi; geri kalmışlıklarımızı motive etti. Sevgi Ablam şimdi kızar! Karamanoğlu-Ramazanoğlu beyliklerine dair çekişmelerini anlatmama da müsaade etmez!..

Kerkük-Musul'u, Türkmen, Kırgız, Kazak, Azerbaycan'ı Hocamın sayesinde tanıdım. O'nun mihmandarlığında Ebulfez Elçibey ve Bahtiyar Vahapzade ile aynı sofrada oturmanın hazzını yaşadım.

Bu gün burada, "Fikir Babam" çocuklarımın dedesi, Türk Dünyasının Ak Sakallısı Mustafa Kafalı Hocamın aziz ruhu önünde saygı ile eğilirken, O'nu anmaya gelen başta Türk entellektüel dünyasının "kutbu" olan Saygıdeğer Prof.Dr. İlber Ortaylı olmak üzere, Kafalı Hocamızı anlatacak olan saygıdeğer konuklarımızı sunmanın onurunu yaşattığınız için hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum...

"Bilmem anlatabildim mi?"

 

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları