KAHRAMAN VE MÜTEVAZI

A+A-
Vedat BAYRAM

Ekonomi, güvenlik, savaş ya da spor yazıp çiziyor olsanız da, asıl amacınız sadece köşeleriniz veya TV ekranlarından fikir beyan ederek ün kazanmak değil, yaptığınıziş esnasında mensubu bulunduğunuz ülke ve millete katkı sağlamak olmalıdır. Böylesi güzel ve kıymetli olur. İşinizi böyle yaparsanız ’züccaciye dükkanına girmiş file’benzemez bir işe yarar, taktir görürsünüz. Bu gerekçeyle Türkiye Futbol Federasyonu ve bunun yönetim anlayışı ile ilgili söylenecek çok sözümüz olmasına rağmen grubumuzda Avrupa 2020 elemelerine bir nefes kala milli takımımızın başarısına limon sıkmamak için dilimizi ısırmaya devam ediyoruz. Bu turnuva neticelene kadar da her konuyu takip edecek ve yapıcı olmak adına azami hassasiyeti göstereceğiz. Türkiye’nin bu şampiyona elemelerinde Arnavutluğu 1-0 geçtikten sonra 18’e yükselen puanıyla sürdürdüğü grup liderliği nedeni ile önceki akşam karşılaştığı Fransa maçının önemi, Suriye sınırındaki harekat ve hassasiyet nedeniyle de bekledik.

***

Müsabaka öncesi doğru da olsa moral bozmak yerine müsabaka sonrası eteğimizdeki taşları dökerek bazı gerçekleri siz okurlarımızla paylaşmanın ülkeye hizmet olacağına hükmettik... Ardından da Dünya ve Avrupa Şampiyonası finallerinde final oynayan Fransa karşısında onur mücadelesi veren genç Türk Milli Takımı’nın maç boyunca kendini ezdirmediğini görünce mest olduk. Tartışmasız milli takımımızın bu başarısı, bizzat Şenol hoca ve onun talebeleri ve de kuşkusuz sınır boylarında vatan için terörist kovalayan Mehmetçiğin futbolcularımız üzerinde bıraktığı motivasyona bağlıydı. Biz de aziz milletimizin bu sevinci doya doya yaşaması için hatırlar hatırına.... Kahraman olduğu kadar da mütevazı Şenol Hoca ve talebeleri hatırına... Kaan Ayhan hatırına söyleyeceklerimizi yuttuk ya da erteledik. Şimdi söyleyecek tek söz Şenol hocaya dünya 3.’lüğünden kalma bir gecikmiş teşekkürümüzün de olduğunu hatırlatmaktır. Teşekkürler Şenol Hocam.

YÖK’TEN SPORA SİLLE

Sevgili okuyucularım duydunuz mu? YÖK Spor Yöneticiliği Spor Bilimleri ve Rekreasyon bölümlerinde özel yetenek sınavlarını kaldırmış... Bundan böyle bu bölümlere öğrenci, merkezi yerleştirme sınavıyla alınacak. Tek kelimeyle komik, anlamsız ve yanlış. Ayrıca, Türkiye’de sporun sahipsizliğine de çok net bir örnek. Bu komedinin asıl sebebini merak mı ediyorsunuz? Söyleyeyim. Bu düpedüz özel yetenek sınavlarını beceremeyen yeteneksiz bir kadronun önerisi ile yapılan bir hamledir. Zira ülkede, hesapsız kitapsız açılan bu bölümlerin açılmasına vesile olan YÖK’ün mezun ettiği spor kültüründen uzak bu zevatın, bu marifet dışında başka yapabileceği bir davranış şekli de yoktur. Şimdi bu karar üzerine ben de YÖK’ün bu yanlış kararına karşı; şayet spor yöneticiliği için özel yetenek gerekmiyorsa Milli Savunma üniversiteleri ile emniyet müdürü yetiştirecek Polis Yüksek Okulları’nda da özel yetenek gerekmediği konusunu iddia edersem doğru mu yapmış olurum?

Yazarın Diğer Yazıları