Karamollaoğlu ekonomiden girdi, belediyelerden çıktı: 'Allah’tan korkun yahu'

Karamollaoğlu ekonomiden girdi, belediyelerden çıktı: 'Allah’tan korkun yahu'
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu; hükümetin belediyelere yönelik yardımı engellemesini eleştirerek; 'Muhalif belediyelerin hesaplarına el konuluyor. Maaşlarına ödemelerine fırsat verilmiyor. İktidar maliyeden gidecek paralara, iller bankasından gidecek paralara el koyuyor. Allah’tan korkun ya. Böyle çifte standart olur mu?' dedi

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündemdeki konularla ilgili bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Ekonomi yönetimini eleştiren Karamollaoğlu; ‘Türkiye’nin yurt dışında itibarı kalmadı, ekonomide alınan kararlar Türkiye’nin ekonomide kendi kendine yetmeyecek bir ülke olduğunu gösteriyor. Ekonomide gidişat hiç açıcı değil’ ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu’nun açıklamalarının tamamı şöyle:

“Soma Faciası’nın üzerinden 6 yıl geçti, 301 insanımızı kaybettik, Cenabı hak hayatını kaybedenlere rahmet etsin.

Aradan 6 yıl geçmiş olmasına rağmen ailelerin acısı hala taze hepsine tekrar sabrı cemil niyaz ediyorum.

Esas olan bu faciaların tekrar etmemesidir. Sorumlular yetkililer gerekli tedbirleri alırsa bu faciaların önüne geçilebilir.

Eğer önlem alınmazsa bu tür faciaların sorumluluğu direk olarak yetkili kişilere aittir.

Öbür tarafta bakınız İstanbul’da olası bir depremin getireceği sıkıntılar dile getiriliyor.

Ve bu büyük riske rağmen deprem toplanma alanlarının ne kadar vahim olduğunu görmekteyiz.

Bu konularda da yetkililerin gerekli tedbirleri alması gerekmektedir.

Koronavirüs Salgın Süreci

Malumunuz olduğu üzere dünyada ve ülkemizde koronavirüs salgının etkisi devam etmektedir.

Fakat gerek dünya genelinde gerekse ülkemizde gelen vaka sayılarındaki azalış umudumuzu arttırmaktadır.

Eğer biz bu adımları atarken dikkatli olmaz ve yanlış yerlerden başlarsa o zaman pişmanlık duymak bize fayda getirmez.

Özellikle bugün için AVM’ler açıldı ama AVM’lerdeki açılış neye vesile olacak onu göreceğiz.

Burada esas olan Bilim Kurulu’nun tarafsız karar verebilmesine zemin hazırlamaktır.

Bu noktada bizlere düşen sağlık çalışanlarının ve uzmanların tavsiyelerine uymak, tedbiri elden bırakmamaktır.

Ben sağlık çalışanlarımıza bir kere daha huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten muazzam bir gayret ortaya koydular.

Bu vesile ile salgında şu ana kadar hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, hastalarımıza acil şifalar diliyorum.

Ekonomimiz Bir Girdabın İçinde

Ekonomide gidişat hiç açıcı değil, Bakınız dolar 7 lirayı geçti tekrar 7’nin altına düştü.

Ama doların 7 liranın altına düşmesi ekonominin düzelmesi manasına gelmez.

Türkiye’nin yurt dışında itibarı kalmadı, ekonomide alınan kararlar Türkiye’nin ekonomide kendi kendine yetmeyecek bir ülke olduğunu gösteriyor.

Türkiye'nin brüt dış borç stoku 450 milyar dolar                    

-160 Milyar dolar taksidi var ödenmesi gereken.   

Türkiye’nin kredi kalmadığı için bunu normal bir yolla tedarik etmek mümkün değil.

Yol IMF’yi gösteriyor ama IMF’ye gidemiyorlar.

IMF’nin en tehlikeli yanı bir ülkeye el uzattığı zaman o ülkenin bütün politikalarını kendi benimsemesidir.

Kim ne derse desin bu iktidar iş başına geldiği zaman 2002 yılında yapılan övgüleri hatırlıyoruz.

O övgüler iktidarın IMF politikalarına yakın olduğunu gösteriyor.

Bugün Türkiye’nin ayağa kalkmasının yolu kutuplaşmayı ortadan kaldırmaktır.

Bugün hala Şehir Hastaneleri yapılmasa salgınla baş edemezdik diyorsunuz.

Siz bu türküyü istediğiniz kadar söyleyin Şehir Hastanelerinin mali yükünü neyle izah edeceksiniz?

 

Hala belediyelerin yardımlarını engelliyorsunuz, Allah’tan korkun ya.

Böyle çifte standart olur mu? Muhalif belediyelerin hesaplarına el konuluyor.

Maaşlarına ödemelerine fırsat verilmiyor.

İktidar maliyeden gidecek paralara, iller bankasından gidecek paralara el koyuyor.

Bu mantık doğru değil.

Rakamlarla İnsanları Kandıramazsınız

Bunun yanı sıra İşsizlik de artıyor. Fakat iktidar mart ayının değil Şubat ayının rakamlarını açıklıyor.

Siz bu rakamlarla insanları kaldıramazsanız, unutmayın bu algılar çabuk değişir.

Bakınız TUİK’in son rakamlarını aktarmak istiyorum.

Bu rakamlar ayar verilmiş rakamlar olmasına rağmen tablo ürkütücü!

-Enflasyon %12

-İşsizlik %13.6 (Şubat Ayı, 4 milyon 228bin kişi)

-Genç işsizlik %24.4 (Şubat Ayı)

Ekonominin gidişatı tahmin edilenin çok daha ötesinde kötüye gidiyor.

Biz fert başı 1000 lira verilsin dedik gittiler hane başı verdiler.

Esnafa bankaların yolunu gösterdiler. %13-14 faizle kredi almayı zorluyor.

Esnaf zamanı gelince bu borcu nasıl ödeyecek.

Bu iktidarın esnafın yanında durması şart, bu borçların ödenebilmesi için nakdi yardım yapılması şart.

Milletin Parası Bu Kadar Kolay Çarçur Edilmemeli

Yap İşlet Devret modeli ülkemizi büyük bir sıkıntını içine soktu.

Bu iktidar parayı yıllarca betona gömdü, itibardan tasarruf olmaz diyerek israfın önünü kesmedi.

Sonuç ne? Bu krizde milletten İBAN istemesi gereken iktidar millete İBAN gönderdi.

Böyle yaparsanız ekonomik problemi çözemezsiniz.

ABD’nin paketi 4 trilyon doları geçti biz ne yapık 200 milyar liradan bahsettik nasıl kullanacağı yönünde düzgün projelendirme yapılmadı.

Ne yazık ki bu para da yetersiz en az 500 milyar lira olması lazımdı.

Toplanan para ne kadar? 2 milyar liraya ancak ulaşmış.

Peki; 29 Nisan’da Yap İşlet Devret projeleri kapsamında ödenen garanti tutarı ne kadar? 3.2 Milyar lira!

Allah’tan korkmak lazım, bu milletin parası bu kadar kolay çarçur edilmemeli.

Bakınız sadece Körfez köprüsü ve Gebze-İzmir Otobanı ödemesi 2.6 Milyar lira.

Ekonomik Sıkıntıyı Sanal Gündemler Maskelemiyor

Kıymetli arkadaşlar, milletin canı yanıyor, cebi yanıyor.

İktidar ise yaşanan ekonomik sıkıntıyı maskelemenin derdinde!

Neymiş efendim, askeri darbe söylentileri varmış, kenetlenmek lazımmış!

Sanki böyle bir şey varmış gibi televizyonlarda herkes bunu konuşuyor.

Darbe konuşularak önlenemez, darbe olma ihtimalini şahsen görmüyorum.

Birilerinin çıkıp 15 Temmuz’da ki gibi gafil avlanmayacağız kimlerin hakkından geleceğimizin sitemizin içinde liste yaptık demesi kadar büyük bir alçaklık olmaz.

İktidar bununla alakalı tek bir adım atmış gözükmüyor.

Hemen sorgulama başlatılmalı, katliamdan bahsediyoruz katliamdan…

Liste yaptık biz kimleri katledeceğimizi biliyoruz diyor.

Bu ne biçin bir insanlık? Ne yazık ki bizim savcılarımız elleri kolları bağlı bekliyor.

Başkası kazara böyle bir şey yapsa ayağa kalkarlardı.

Çifte standartla bu iş yürümez! Cenab-ı Hak adildir zalimin elinden mazlumun hakkını alır.

Biz buna rıza göstermeyiz, bu oyunlara da gelmeyiz.

AVM’den Önce Adliyeler Açılmalıydı

Salgın sürecinin sonuna doğru yaklaşıyoruz.

Bunun mutlaka iyi bir planlamaya ihtiyacı var.

İkinci bir dalganın gelmesinden açıkçası endişe ediyoruz

İktidarın kendi şahsi görüşü doğrultusunda değil, Bilim Kurulu tavsiyeleri yönünde karar verilmelidir.

AVM’lerin açılması önemli ama adalet mekanizmasının açılması da bir o kadar önemli.

Bu sebeple adliyeler açılmalıdır.

Bir normalleşme varsa önce adalet kurumunun işleyişi rayına oturtulmalıydı.

Camilerin açılması da dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır.

Biz topluma zarar verecek tarzda camileri doldurmanın doğurabileceği zararların ele alınması söz konusu elbette ama tedbirler gevşerken camilerimizi içinde gerekli tedbirler ele alınmalıdır.

Uzun zamandır ezanları dinliyoruz ama camide namaz kılamıyoruz.

Özellikle Cuma namazlarını eda edememenin hüznü var milletimizde.

İstanbul Sözleşmesi

Aile bizim toplumumuzun temelidir.

Aileyi korumadan toplumun sağlıklı bir yapıya kavuşması mümkün değildir.

Aile bir erkek ve kadından meydana gelir. Kadın ve erkek birbirinin tamamlayıcısıdır. Cinsiyetsizlik diye bir şey yoktur.

Biz kadına şiddetin karşısındayız biz öyle bir inanca sahibiz ki cennet annelerin ayakları altındadır buyrulmuştur.

Bu sebeple biz kadına en büyük değeri vermek zorundayız.

Ama siz bir sözleşme düşünün beyiyle alakalı en ufacık bir şikayette bulunduğu takdirde kocasının ifadesi dahi alınmıyor, evinden uzaklaştırılıyor.

Buna razı gelemeyiz bu adalet değil, bu aileyi korumaz.

Unutmayınız Aileyi korumak toplumu korumaktır.

Bu konu hassasiyetle ele alınmalıdır, kadına şiddete izin verilmeden ailenin korunmasına mecburuz.

Aileyi koruyacağız, kadına yapılan baskıyı kabul etmeyeceğiz.

Ne yazık ki Macaristan ve Rusya bu konuda bizden daha hassas davranıyor.

Kimse toplum yapısını bozacak bir anlayışı hakim kılmaya çalışmamalıdır."

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş