Karşılıksız krediyi hak edecek ne yaptılar?

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

AK Parti'den istifa eden ve yeni bir parti kurma hazırlığında olan Ali Babacan ile destekçileri üzerinde görünmez bir medya kalkanı oluşmuş; AK Parti'yi bölüyor olmaları hem muhalefet partileri hem de muhalif medya nazarında onları bir nevi "dokunulmaz" kılmış anlaşılan.

O kadar ki, AK Parti iktidarının eleştirdiğim hemen her icraatına "onların da" ortak olduğunu hatırlattığım dünkü yazımdam ötürü hayli eleştirildim. "Ne gerek var"mış, "şimdi zamanı mı"ymış…

Hem çok gerek var, hem de tam zamanı!

AK Parti'nin parçalanması ihtimalini, Türkiye Cumhuriyeti'nin "beka"sı açısından ümitvar bir fırsat olarak görüyorum. Ama kimi emsallerimden farklı olarak, şu soruyu sormayı da ihmal etmiyorum:

Bu parçalanmadan doğacak yeni oluşum iktidar alternatifine dönüşürse ne olur?

Senaryoyu bir adım daha ileri götüreyim;

İktidar yahut iktidar ortağı olursa ne olur?

"Olmaz" demeyin;

AK Parti olmadı mı?

***

-Amiyane tabirle- birbirlerini yesinler, ete para vermesinler de mevzu o değil!

İktidar olma umudunu iktidar partisinin parçalanıp parçalanmamasına bağlamanın büyük bir acizlik emaresi olduğunu düşünüyorum.

Yerel seçimlerde yakaladığı ivmeyi genele de taşıma imkanı varken, Türkiye'nin hem nüfus, hem gelişmişlik, hem üretim, he pazar anlamında en büyük şehirlerini yönetiyorken, velhasıl uzun yıllar sonra iktidar olmaya ilk defa bu kadar yaklaşmışken, muhalefete böyle bir acziyeti yakıştıramıyorum.

Sırf AK Parti'yi parçalayacaklarmış diye Beşir Atalay gibi eline çözüm sürecinin vebali bulaşmış bir siyasi figürü, Sadullah Ergin gibi eline Ümraniye ve Balyoz kumpaslarının vebali bulaşmış bir siyasi figürü, Hüseyin Çelik gibi şuuraltındaki etnikçi ve mezhepçi etkileri defalarca dışavurmuş bir siyasi figürü allayıp pullamayı riyakarlık sayıyorum.

AK Parti'nin son tahlilde "eşyanın tabiatı" gereği olan dağılma sürecine sonradan yüzümüzü kızartacak kutsamalar yüklemeyi gereksiz, faydasız ve daki uzun vadede zararlı buluyorum.

AK Parti bölünebilir, hiçbir beis yok; ama AK Parti'yi bölecek olanlara  yarınlarda Türkiye'yi yönetmelerini sağlayacak türde bir kredi de tahsis etmemek gerekir!

Bilmem anlatabiliyor muyum!

BİR KERE DAHA TEŞEKKÜRLER MANSUR YAVAŞ

Aslında bunu yapmak istemiyorum. Ama bağırmadan, çağırmadan, kırmadan, dökmeden öyle incelikli hamlelerle elini kolunu bağlıyor ki Ankara'ya kast etmeye yeltenenlerin… Korkarım önümüzdeki 4,5 yıl boyunca gün aşırı bir "Teşekkürler Mansur Yavaş" yazısı yazmak durumunda bırakacak bizi!

İşte, muhalefet partilerinin ittifakıyla seçilmiş bir belediye başkanı olarak, tek "muhalif" cümle kurmadan,  kimseyle inatlaşmadan, kimseyi karalamadan, karşısındakinin yaptığının yanlışlığı üzerinden değil sadece kendi yapmaya çalıştığının doğruluğunu öne çıkararak attığı bir adım daha, bugüne kadar cümle muhalefetin ortalığı ayağa kaldırarak almayı beceremediği sonucu almaya yetti!

Elbette ODTÜ öğrencilerinin ağaç nöbetinin de, elbette CHP'li vekillerinin kamuoyu yaratma gayretinin de etkisi olmuştur, oldu da ama yiğidi öldür hakkını yeme, üniversite yönetimini mazeretsiz bırakan da Mansur Yavaş'ın "Ağaçları kesmeyin, yurdunuzu biz yapalım" teklifiydi.

Yavaş'ın bu zekice hamlesi olmasaydı muhtemelen ODTÜ'nün yurt konusunu yeniden değerlendirme kararı almış olmasını değil polis, zabıta, öğrenciler ve akademisyenlerin taraf olduğu kargaşayı hatta çatışmayı izliyor olacaktık ekranlarda bugün hâlâ.

Demek ki neymiş;

Derdin bağcıyı dövmek değil üzüm yemek olunca, oluyormuş pekala.

Bu yazıyı sadece, ülkece çok alışık olmadığımız bu "çözüm odaklı, yapıcı dil"in yarattığı heyecanı paylaşmak için yazdım; yoksa sevinmek için erken olduğunun farkındayım.

Bu sebepten dolayı;

Germeyin, gerilmeyin, sakin ama durum kesinleşinceye kadar da teyakkuzda kalın çocuklar!

SORU-YORUM

AK Parti Genel Başkanı'nın sözünü ettiği "ümmet" kim, kimlerden oluşuyor? AK Parti ise o zaman bu ümmetin peygamberi kim? "Kimin ümmeti" olarak görüyorlar kendilerini?

BİLİN DİYE SÖYLÜYORUM...

"Dağa taşa 'Ne Mutlu Türküm Diyene' yazmak, ilkelliktir" diyen Abdullah Gül ile "Türkiye sınırları içerisinde yaşıyorsak neden tekrarlıyoruz? İnkar eden mi var? Yıllardır dikkat edin T.C. ibaresini rumuzlarının başında kullandılar birileri. Bu resmen bölücülük alameti" diyen Mehmet Özhaseki arasında ne kadar fark varsa, AK Parti ile kurulması öngörülen partiler arasındaki fark da o kadar olacaktır işte!

 

  • Yorumlar 14
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları