Kaşıkçı olayı çözüldü

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Suudi/Amerikan gazeteci Kaşıkçı'nın öldürülmesinin üzerinden aylar geçti.

Bugün itibariyle herkesin kabul ettiği durum şudur:

Kaşıkçı, Suudi devlet katilleri tarafından İstanbul'daki başkonsolosluk binalarında tuzağa çekildi, öldürüldü, kesilip parçalara ayrıldı ve bavul içinde Suudi devlet jeti ile ülkelerine götürüldü!

Ortada olanlar

Yani ortada bir katil devlet var: Suudi Arabistan (ve başındaki fiili başkan/prens).

Ortada katiller var: 18 Suudi devlet görevlisi (adli tıp başkanı, istihbarat başkanı, vd.) (Daha önce de belirttiğim gibi, bu katiller bence Suudi Arabistan Devleti'nin "seri katilleri." Yani daha önce de böyle devlet cinayetleri işlemişlerdir.)

Ortada ses kaydı var: Bu ses kaydını bütün dünya liderleri ve istihbaratçıları dinlediğini açıklıyor.

Ortada olmayanlar

Ama ortada öldürüldüğü "söylenen" kişinin cesedi yok!

Ortada, cinayet alet/leri yok!

***

Kriminoloji ve hukuktaki iki kural şudur:

1- Ceset yoksa cinayet yoktur!

2- Cinayet aleti yoksa katil de yoktur!

"Ortada olmayanlarla" ilgili birkaç örnek hatırlayalım: İdam edildiği söylenen Saddam Hüseyin, okyanusun dibine gömüldüğü söylenen El- Kaide lideri Bin Ladin akla ilk gelenler.

Bunların her ikisi de vaktiyle ABD'nin hizmetinde olan isimler değil miydi?

ABD kaynaklı Hollywood'un "politik kamerasının" bizlere tarih boyunca neler gösterip, neleri "kamera arkası" yaptığını tarih okuyunca öğrenmiyor muyuz? (Benim, "1919'un Şifresi" ya da "1919 Gizli ABD İşgali" başlıklı kitabım da benzer bir fayda sağlayabilir.)

Kaşıkçı yaşıyor

Üstün körü okuyanlar için dikkat çeksin diye bu ara başlığı attım.

Doğrusu şu: Kaşıkçı yaşıyor mu?

Konuyla ilgili önceki bir yazımda, "Kaşıkçı, Türkiye aleyhindeki oyunun bir parçası mı?" diye sormuştum.

"Niçin böyle olsun ki?", "Niçin öldürüldü süsü verilsin?" gibi sorular ilk akla gelenler.

Sorulara yanıt bulamamak, sorunun doğru olduğunu göstermez.

Bazı soruların yanıtı, soru unutulduktan sonra ortaya çıkabilir.

Konuyu dağıtmadan devam edelim.

Adli bilimlerin önemi

Çok uzun zamandır suç, suçluyla mücadele, suçu önleme, suçu analiz etme, suçluyu/suç nedenlerini/suç araç gereçlerini bulma vb. konular artık bilimin konusudur.

Hukuk, sosyoloji ve psikolojinin yanı sıra kriminoloji (suç bilimi) ve adli bilimler bunların başındadır.

Şuna kesinlikle inanıyorum. Kaşıkçı "olayını!" adli bilimler dalında yüksek lisans ya da doktora yapan akıllı bir öğrenci bile kolaylıkla çözebilir.

Ve diyorum ki, bu iş zaten çözülmüştür!

Araya, uluslararası siyaset girdiği için net olarak açıklanmamaktadır. İnancım ve düşüncem budur.

Ölümün her türlü bilimi

Adli bilimlerin alt dalları Adli Biyoloji, Adli Genetik, Adli Kimya/Toksikoloji, Adli Psikoloji/Psikiyatri, Adli Tıp ve Kriminalistik'tir.

Buralarda toksikoloji (zehir bilimi), genetik, olay yeri inceleme, adli tıp, adli psikiyatri, adli patoloji, madde bağımlılığı, doping analizleri, hücre biyolojisi, adli kimya, adli fizik, parmak izi, fotoğrafçılık, patlayıcılar gibi dersler okutulur, uzman doktor yetiştirilir.

Yani, bir insan öldürüldüyse, zehirlendiyse, kesilip biçildiyse, asitte eritildiyse(!) bunların her noktasını bu uzmanlar çok iyi bilirler.

Ölüm zamanı, olay yeri inceleme, kan lekeleri, intihar, kazalar, suçlu profili çıkarma, organize suçlar, kimliklendirme, yaralama, ateşli veya kesici silahlar, ani ölümler, cinsel suçlar, böceklerden yararlanma vb. pek çok alanda suçlunun kaçacak yeri yoktur.

(Yani, Suudların bir şeyi gizlemeleri, saklamaları mümkün değildir.)

Kan köpekleri

Bilgi ve teknolojinin yanı sıra böcekler gibi köpeklerden de yararlanılır.

"Kan köpekleri" ya da "görev köpekleri" vardır.

Bu köpekler kan, ceset, ceset parçası, kadavra, olay yerinde yaralanıp veya öldürülüp başka yere götürülen/taşınan/kaçırılan mağduru ya da failin yerini tespit ederler.

Suçlunun kaçacak yeri yoktur!

Diyelim ki, olay yeri olduğu söylenen Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu binasına gittiniz.

Bu yetiştirilmiş köpekler bile size sonucu bildirir, tüm sorularınızı yanıtlar!

Sonuç; suç bilimi ve hukuk karşısında suçlunun kaçacak yeri ve gizleyecek hiçbir şeyi olamaz!

Ve dediğim gibi bunları adli bilimler eğitimi almış uzmanlar, yüksek lisans ve doktora öğrencileri bile bilir.

Peki, ben bunları nereden biliyorum?

Çok kolay, internette bir arama yapın bulursunuz.

Ya da o kadar da uğraşmayın. Adli Bilimler Enstitüsü olan bir üniversitenin web sayfasına girin okuyun.

***

Peki, hâlen durum nasıl oluyor da aydınlatılamıyor, böyle bir durum olabilir mi?

Bu kadar bilgiden sonra, sizlerin aklına hâlâ böyle bir soru geliyor mu?

Benim gelmiyor.

Başlıkta ne demiştim: "Kaşıkçı olayı çözüldü!"

Yanıtı da söylemiştim: Olaya uluslararası siyaset karışmıştır!

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları