Kesin çözüm erken seçim

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Gazi Mustafa Kemal Paşa, 1924 yılı Ağustosunda, Kastamonu'da asker koğuşlarını ziyaretten çıkarken; "Bir Türk, on düşmana bedeldir" yazılı levhayı gördü. Subaya levhayı göstererek sordu:

"Öyle midir?"

- "Evet Paşam."

"Hayır, çocuğum, bence öyle değildir."

"Bir Türk dünyaya bedeldir..."

Değerli okurlarım,

Şehit düşen bir Mehmetçiğin karşılığı var mıdır?

Uçaklar, helikopterler düşürsek, tanklar vursak, topları imha etsek, binlerce teröristi ve düşmanı etkisiz hale getirsek o kahraman Mehmetçiğimiz, o kutsal şehidimiz geri gelir mi?

Suriye'nin tamamını ele geçirsek haritadan silsek anlamı var mı?

Esed ya da Esad'ı devirsek amacımıza ulaşmış mı olacağız?

Cuma gecesi, Regaip kandili gecesi alçak saldırı sonucunda şehitlik mertebesine ulaşan kahraman Mehmetçiklerimize Allah'tan rahmet diliyorum…

Millet olarak acımız çok büyük, ailece gözyaşlarımızı tutamıyor, uyuyamıyoruz…

Evlerine kor ateş düşen şehitlerimizin ailelerine sabır diliyoruz…

Yaralılarımıza acil şifa diliyoruz…

Bu noktaya nasıl geldik?

Bölgede terör ile mücadele için vardık…

Ama…

Terörist aşığı ve müttefiki güç sarhoşu olan ve Suriye'nin petrol kaynaklarına çöken Amerika,

Suriye'nin kalkanı, koruyucusu ve bölgeyi sahiplenen Rusya,

Kendi menfaatleri için ne kadar alçalacaklarını her fırsatta bize gösterdiler hala da gösteriyorlar...

Bizi öyle bir ateş çemberinin, öyle bir bataklığın içine sürüklediler ki, Suriye ordusu ile resmen olmasa da savaşmaya başladık…

Bizi bu ateş çemberine sokan emeği geçenlerin...

3 nokta koyuyorum ve devamını getiremiyorum…

Sizler içinizden geldiği gibi devamını getirin…

Zamanı gelince çok sert yazarım

Ama gün birlik beraberlik günüdür.

Söz konusu savaş ise Büyük Türk Milleti olarak önce birbirimizle kenetlenmeliyiz bu zor günlerde...

Değerli okurlarım,

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yanındayım,

Türk Polisimizin yanındayım,

Milli İstihbarat Teşkilatımızın yanındayım,

Devletimizin hizmetindeyim,

Ölünceye kadar kahraman Mehmetçiğimizin yanında ve hizmetindeyim…

Ancak,

AKP'nin yanında değilim,

Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında değilim,

Tek adam rejiminin karşısındayım,

Türkiye'mizi bu günlere düşüren hatalı AKP politikalarının yüzde yüz karşısındayım

Değerli okurlarım,

Acımız büyük, benliğimiz isyankâr, kalbimiz kan ağlıyor, duygularımı frenleyemiyorum…

Ancak gerçekleri yazmak ve tarihe belge bırakmak sorumluluğundayım…

Perşembe gecesinden cuma öğleye kadar büyük Türk milletine bilgi verecek;

Cumhurbaşkanı yoktu,

Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP Hükümeti yoktu…

Genelkurmay Başkanı yoktu,

Sosyal medyayı, interneti durduran bürokratlar vardı,

Şehit sayılarını açıklama görevi verilen Hatay valisi vardı,

33 şehidimiz ve alçak saldırıya misliyle karşılık veren kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz vardı…

Değerli okurlarım,

Resmen olmasa da Suriye ile savaştayız…

Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur…

Ne Trump, ne Putin, ne Merkel, ne Macron dostumuz değildir olamaz…

Tüm siyasi partiler, demokrasimizin beşiği Türkiye Büyük Millet Meclisinde acilen toplanmalı ve milli politikamızı belirlemelidir…

33 şehidimizin haberinin geldiği gece yarısı yaşanan bir kulis bilgisini paylaşayım.

Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Başkanı Mustafa Şentop'u arıyor.

Edindiğim bilgiye göre, yaklaşık 2 saat sonra başkan Şentop dönüş yapıyor.

Kılıçdaroğlu, Cuma sabahı Meclis Genel Kurulunun gizli oturum ile toplantıya çağırılmasını istiyor.

Ancak, "Olayı büyütmeyelim, hükümetin kararını bekleyelim" mealinde bir yanıt alıyor.

Değerli okurlarım,

Tek Adam Rejimi işte tam da budur.

Yasama yani Meclis, yani demokrasinin kalbi, milletin egemenliğinin kayıtsız şartsız merkezi olan TBMM'nin başkanı bu iradeyi yürütmenin başı AKP kabinesinin başı Erdoğan'a bırakıyor…

Sözün de, millet iradesinin de, demokrasinin de bittiğinin ispatı budur…

Peki, ne yapmalıyız?

Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener, Ahmet Davutoğlu gibi liderlerin önerileri ile Meclis Genel Kurulunu toplamalı,

Milli iradeyi açık ve net şekilde ortaya koymalı, AKP hükümeti milli dış politika uygulamaya davet edilmeli…

AKP hükümeti, Davutoğlu'nun tüm önerilerini ki yazsam yerime sığmaz tek tek uygulamalı…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Şam'a kadar gidelim" tahrikine uyulmamalı,

Tek adam rejiminden vazgeçmek için fikirdaş partiler güç birliği yapmalı,

Ve Ekim-Kasım aylarında erken seçim yapılmalıdır…

Unutmayalım ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar kalacaktır…

dfs-004-001-011.jpg

  • Yorumlar 19
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları