Kıbrıs kahramanı Muzaffer Tekin

A+A-
Burhan AYERİ

Ergenekon Davası, 4403 günü yargılamayla devam ederek, sona erdi. Kalabalık bir senaryo grubu tarafından hazırlanan bu "iftiralar silsilesi"nin acısını yaşamış epey insan mevcut.

FETÖ'nün güdümündeki polis, savcı ve hâkimlerin yani sözde devlet görevlilerinin yıktığı ocaklar ortada. Cezaevlerinde üzüntüden kanser olanlar can verdiler. Kimileri de Yarbay Ali Tatar gibi intihar etti.

"Örgütün kasası" denilen beş parasız Kuddusi Okkır'ın cenazesini bile belediye kaldırdı. Dünkü Yeniçağ'daki yayını hatırlamışsınızdır. Anlayın işte şerefsizlerin yaptığı karalamaları.

Ne demişti?

Bütün bu düzmecelere "Ordu bağırsaklarını boşaltıyor" diyebilenler gördük. Örneğin Bülent Arınç. Bunu yaparken en yakınındaki kişinin FETÖ'cü olduğunu görmezden geldi. Yeri geldi yeni görevindeki maaşına 5 bin lira ek zam yapıldığını hatırlatalım. Tebrik ediyoruz.

Bu ülkenin Başbakanı çıkıp "Hocam artık dön. Bu hasret sona ersin" çağrılarında bulunmuşsa kimi suçlayacağız? Yetmedi Pensilvanya ziyaretleri yapanlar alkışlandı. "Selam getirip götürenler yeniden baş tacı."

Şimdilerde

Nereden nereye geldiğimizi anlamak için Erdoğan'ın Japonya'daki FETÖ konuşmalarına bakmak yeterli.

Bu zehirli ahtapotun kollarının bana bile zararı dokundu. Avrasya yazı yarışmasında kazandığım iki birincilik geri alındı. Bunların basındaki uzantılarının müdahalesi yeterli oldu.

Daha önce de yazdım. Ne zaman ki "Atlantik ötesindeki adam" dedim beni de cezalandırdılar. Bunu tezgâhlayanlardan iki ismi biliyorum. Hâlen iki ekranın yöneticisi konumundalar. Tabii söylemeye gerek yok ikisi de yandaş.

Hele bir polis memurunun "Burhan Ayeri ha" deyip Basın Kartı'nın geçmediğini iddia ederek eve gönderişini de hatırlıyorum. KKTC'ye gidebilmem için, yani uçağı kaçırmamak uğruna yaptığım ralli ayrı sorun olmuştu.

İçimi acıtan

Kıbrıs Barış Harekâtı'nda adaya paraşütle atlayan ilk isim gencecik bir subay Muzaffer Tekin'dir. Gösterdiği kahramanlıklar yüzünden KKTC'nin ilk Üstün Hizmet Madalyası ona verilmişti. Bizzat Rauf Denktaş tarafından. Tekin'in ordudan ihracı bir başka tezgâhtır. Eski içişleri bakanlarından birine kadar uzanır. Muzaffer kardeşim "emekli yüzbaşı" hakkını elde etmek uğruna yıllarca süren bir mücadele vermişti.

Hapishaneden hastaneye

Tekin bir meczup vaize biat etmiş savcıların kurmacası sonucu hapse atıldı. Alparslan Arslan'ın Anayasa Mahkemesi baskını ona da yıkıldı. Yalancı şahitler bulundu.

İçlerinden en çarpıcısı, kendi öz yeğenini pazarlayan Osman Yıldırım'dı. Savcının "İstediğim ifadeyi ver, seni kurtaracağım" sözüne inandı. Muzaffer, bu şekilde suçlandı.

Bu iftira gündeme geldiğinde henüz tutuklanmayan Muzaffer bana şöyle demişti:

"Ağabey böyle bir organizasyondan haberim olsa Anayasa Mahkemesi'nin kapısında nöbet tutardım. Beylik silahımla gelenleri tek tek vururdum."

Birinden diğerine

Bir kahramanı ölümüne yakın tahliye ettiler. Dışarı çıktı ama doğrudan Çapa Onkoloji'ye.

Tesadüfe bakın ben de ağır ameliyatlarımdan birini o günlerde olmuştum. Sabah saatleri gözümü açtığımda bir de baktım yanı başımda sevgili kardeşim Muzaffer Tekin. Yine çok şık. Kendisiyle özdeşleşen sancak rengi kravatlarından biri takılı. Yanında da iki yakını. Onları da gazete ziyaretlerinden tanıyordum.

Düşünün Hakk'a yürümekte olan bir insan bu durumda bile beni ziyarete geliyor. "Ağabeyine moral vermeye çalışıyor." Yanında getirdiği çamaşır ve pijamaları hâlâ saklıyorum.

Hesap sormak

Çok fazla sürmedi. Kısa süre sonra vefat etti. Şimdi devleti yönetenlere sormak istiyorum; "Muzaffer Tekin gibi vatanseverlerin hesabını kim verecek?"

Ümidin var mı diye sorarsanız YOK. Allah'ın zır cahiline "hocaefendi" diyenler, ondan mesaj getirip buradan mesaj götürenler yine baş tacı. Aslında bunlar bir an önce siygaya çekilmeli.

Politik hesaplar olduğu sürece hiçbir şey yapmazlar. Daha doğrusu korkarlar.

Ergenekon'dan beraat edenlere geçmiş olsun. Bu alçakça kurguda başta Muzaffer kardeşim olmak üzere hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına tekrar başsağlığı diliyorum.

GÜNÜN SÖZÜ

Ölümden ne korkarsın. Korkma ebedi varsın! Yunus Emre

 

  • Yorumlar 10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58