Kılıçdaroğlu ne okuyor?

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili son üç günlük yazım olağanüstü ilgi görmüş. İrili-ufaklı çok sayıda internet sitesi tarafından iktibas edilen yazılarımıza; sosyal medyada rekor sayıda yorum yapıldı. Çoğunluk bu tarihi görüşmenin kamera ile kaydedilmeyişini, dolayısı ile televizyon haberi olmayışını eleştirdiler. Evet, görüşmeyi organize ettim. Fakat, taraflardan kamera kaydı konusunda izin almayı ihmal ettiğim için durumdan vazife çıkarıp emri vaki yapmayı da nezaket kuralları dışında saydım. Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP yönetiminde bulunan görevliler de "50 yıl sonraki helalleşme anı"ndan siyasi rant elde etmeyi planlamadıkları için kamera kaydı talebinde bulunmadılar. Koçero da "Helalleşme de reklam olmaz" demişti zaten.
Gazeteci için ayrıntı önemlidir. Nitekim aylar önceki Kılıçdaroğlu ziyaretimde tutuklu gazetecilerin yazdığı el yazılı mektupların, çalışma masasında sergilendiğini yazdığımda, bunun haber değerinde olduğu halde gözden kaçıran meslektaşlarımın hayıflandığının altını çizmeliyim.
Sayın Kılıçdaroğlu'nun tarihî "Adalet Yürüyüşü" başlangıcında Ankara-Güvenpark'tan başlayıp kendisine Batıkent'e kadar eşlik etmiştim. Antrenmanlı olmayınca yorgunluktan günlerce kendime gelemediğimi itiraf etmeliyim. Sevgili kardeşim, Halk TV'de aylardır sabah programı ile beni uykusuz bırakan muhabir ruhunu yitirmeyen Savaş Kerimoğlu'nın hazırladığı belgeselde yaklaşık 450 km'lik yürüyüş esnasında bile Sayın Kılıçdaroğlu'nun okumayı ihmal etmediğini izlemiştim. "Koçero-Kılıçdaroğlu Buluşması" esnasında okuma tutkusundan asla vazgeçmediğine bir kez daha tanık oldum. Zira Sayın Kılıçdaroğlu'nun başta yolsuzluklar ve stratejik konular konusunda günlük yazıların sıkı takipçisi olduğuna bizzat tanığım. Sadece bu satırların yazarını değil başta Yeniçağ olmak üzere Cumhuriyet, Sözcü, Birgün ve Karar yazarlarını ve haberlerini takip edip, yazarlarını, muhabirlerini telefon ile arayarak detaylı bilgiler alışından dolayı Ankaralı gazeteciler her seferinde şaşırmıştır. Uçak ve kara yolu ile seyahatlerinde aracında hep gazeteler ve bir kaç kitap yanında vardır. TBMM'den, parti genel merkezinden evine giderken de yanından ayırmaz kitap, dergi ve günlük gazeteleri... Yıllar önce imzalayıp takdim ettiğim "İmamların Öcü", "Fettullah'a Selam Kumpasa Devam" adlı kitaplarımla ilgili daha sonraki görüşmelerimizdeki görüşleri ve sorularını unutamam.
Geçtiğimiz haftaki görüşmemiz esnasında bir ayrıntı dikkatimden kaçmadı. Kılıçdaroğlu'nun masasında iki değerli kardeşim Barış Pehlivanoğlu ve Barış Terkoğlu'nun "Cendere" adlı olağanüstü eseri vardı. Sayfaların arasına "separatör" denilen not kağıtlarının bulunduğu kitap yarıyı geçmiş. İkinci okumamı henüz bitiremediğim "Cendere" için ben de çok not çıkardım. Meraktan "Aynı konularda not çıkardık mı?" sorusu içimi kemirdi. Zira, Sayın Kılıçdaroğlu hesap uzmanı ve kılı kırk yarar... Televizyon ekranlarında başta Melih Gökçek'i nasıl rezil ettiğini kamuoyu unutmaz. Her fırsatta "İstediğin TV kanalında gel tartışalım" teklifini kabul etmeyen AKP yetkilileri ve Recep Tayyip Erdoğan'ın niçin canlı yayından uzak durduğunun yorumunu okuyucularımıza bırakıyorum. Bu arada "Beyaz cam" denilen cihazdan yazılı açıklamaları kürsüde okuyan siyasi liderlerin dışında Kılçdaroğlu'nun sadece küçük el yazılı notlar ile kürsüye çıkıp spontane konuştuğunu hatırlatmalıyım.
Bu vesile ile Sayın Kılıçdaroğlu'na "Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır" anlayışı ile "Sağ-sol yok Türkiye gerçeği var" diyerek, ülkemizin başına bela olan ihvancı anlayıştan kurtulması için, siyasi riskleri göze alıp "Millet İttifakı"nı özveri ile yürütmesinden dolayı da okuyucularımız adına yeniden teşekkür ediyorum.  

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58