Memlekette polemik sıkıntısı yokmuş gibi yeni bir diploma polemiği daha başlayacak sanırım.

*

Diploma polemikleri, AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan’ın lisans diplomasının olmadığı iddialarıyla ortaya çıkmıştı!

Sonrasında da duruldu, epey zamandır konuşulmuyor.

Konuşulmuyor da Sayın Erdoğan’ın diplomasının lisans olduğu hâlâ muallakta…

*

Ya sonra?

Sonra malumunuz olduğu üzere, İmamoğlu’nun diplomasının sahte olduğu, daha doğrusu üniversitelerarası geçişlerde usulsüzlük yapıldığı iddiaları gündeme geldi.

Hele de bu nedenle 19 Mart 2025’te içeri alınınca da polemik arttı.

*

İmamoğlu ve onunla birlikte daha başkaları da aynı yöntemle geçiş yaparlarken, diğerlerinin bu konuda durumu nedir bu çok fazla ortalığa saçılmadı.

Niye saçıldı?

Malum İmamoğlu, AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın karşısında en kuvvetli Cumhurbaşkanı adayı da ondan.

Ancak İmamoğlu’nun diplomasıyla ilgili bu konuyu bilenler, diploma iptalinin yanlış olduğu görüşündeler.

*

Hem üzerinden ciddi bir zaman geçmiş olması…

Hem İmamoğlu, lisans tamamlama programına katılarak, derslere ve sınavlara girmiş, sınavlarda başarılı olmuş ve diplomasını 30 küsur yıl önce almış olması nedeniyle, bu diplomanın iptal edilmemesi yönünde görüşler var.

*

Var ama o görüşlerin hiçbiri -demek ki bugün- gerçeği yansıtmadığına göre(!), bu iki konu da henüz çözüme kavuşturulmuş değil.

*

Değil de vatandaşın nezdinde İmamoğlu, Erdoğan’a göre daha masummuş inancı ağır basıyor.

Ve bu iki diploma meselesi ülkeyi huzursuz etmeye yetmiyormuş gibi şimdi de ‘Hakan Fidan’ın diploması 3 yıllık mı, yoksa 4 yıllık lisans mı’ polemiği ortaya çıktı!

*

Hakan Fidan, kaç kredi kullandı da 4 yıllık lisansı 3 yılda tamamladı.

Böyle olabilir mi?

Olabilir.

Önceden kredi derslerini alır ve 4 yıllık lisansı, 3 yılda tamamlamış olur.

Zaten CHP’li Ahmet Tan da öyle demiş.

“‘3 yılda lisans olmaz’ demedik, transkript istedik.” diye sormuş.

*

Sayın Fidan, lisans tamamlamayı kanıtlayan transkript’i gösterebilmiş mi?

Göstermemiş olmalı ki onun yerine cevap YÖK’ten gelmiş.

Ne demiş YÖK?

“Herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir.” demiş.

Bu duruma, “YÖK daha ne desin” diyenler olabilir.

Ancak maalesef öyle bir güvensiz ortam içindeyiz ki baba oğluna; oğlu babasına güvenemiyor. O nedenle de böyle bir ortamda böyle bir yanıt yeterli olmuyor elbette.

Bu yanıtın desteklenmesi lâzım!

Neyle desteklenmesi lâzım?

Belgeyle.

YÖK, keşke bir satırlık cevabı yazana kadar, o yazının altında da:

“Söz konusu diplomanın transkript’i ektedir” deyip, Sayın Fidan da ortada dolaşan bu iddiadan kurtulmuş olsaydı.

*

Anlaşılan o ki ekte destekleyici belge yer almayınca, ister istemez kafa karışıyor.

*

Kafa karışıyor da bugüne kadar Sayın Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili net bir sonuç ortaya çıktı mı?

Çıkmadı ve hâlâ kafalar karışık!

Maalesef, bu iktidar devam ettiği sürece, bugün bundan da bir sonuç çıkmayacak.

*

Kimse boşuna havanda su dövmesin.