Kiracının ev hayali başka bahara kaldı

A+A-
Evren Devrim ZELYUT

Merkez Bankası Perşembe günü faiz kararını açıklayacak. Pas geçse ne olur, 100 baz puan yani 1 puan artırsa ne olur? Politika faizinin doları tutmak için %17'ye çıkmasıyla beraber ülkede iş yapmak neredeyse imkansız hale geldi. Yüksek faiz sadece iş dünyasını vurmadı. Vatandaşın kiradan kurtulma umutlarını da vurdu. Bunu TUİK'in açıkladığı son rakamlarda çok net bir şekilde görüyoruz. Yılın ilk ayına ilişkin konut satışları raporu bakın ne diyor: "Türkiye genelinde konut satışları 2021 Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %37,9 azalarak 70 bin 587 oldu."
Vatandaşın ev sahibi olma düşüncesinin hayallerde kalmasını geçtik, azalan konut satışları ekonomide büyük sıkıntıları tetikleyecek.
Konuyu biraz açalım: AKP yönetimleri ekonomik model olarak inşaat ve ithalata bağımlı üretim modelini uyguladılar. 2013 yılında kurların artış trendine girdiğini göremediler. Bu tarihi hata nedeni ile inşaat ve dışa bağlı üretimde devam kararı aldılar. Onlara göre konut ve ithalat sonsuza kadar yapılabilirdi. Ancak hayatın acı gerçeği, yani kurların yıllar içinde yükselmesi ithalatı pahalı hale getirdi. Girdi fiyatları arttı. Üretim, yükselen maliyetlerle yapıldı. Sonuçta mamuller pahalı hale geldi ve vatandaş bunları alamadı. Ekonomi durdu.
Konut üretimi de vatandaşın düşen alım gücü ve artan faizler nedeni ile teklemeye başladı. Ancak hükümetin geçici faiz destekleri yani hayat öpücükleri ile bugüne kadar gelebildi. AKP, inşaata 'hayat öpücükleri' verilmemesi halinde ekonomide daha büyük sorunların ortaya çıkacağını biliyordu. Çünkü konut üretimi beraberinde yüzlerce sektörü de çalıştırıyor. Ancak sorun 'bu hayat öpücüklerinin' yani faiz indirimlerinin verilmesinin artık zor olması. An itibari ile faizi indirirseniz kuru tekrar 8,50 seviyesinde görebilirsiniz.
Keşke Türkiye inşaatın döndürdüğü bu ekonomik modeli yıllar önce terk etseydi. Ama artık çok geç. Ok yaydan çıktı. İnşaatın yerine konacak bir sektör yok. Zaten hükümetin buna dair bir iradesi, hazırda planı da yok. İşte bu bağlamda konut satışlarının azalıyor olması bütün ekonomiyi vuracak diyoruz. TUİK raporunda belirtilen, "Türkiye genelinde 2021 Ocak ayında ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %74,6 azalış göstererek 10 bin 732 oldu." ifadesi bu tehlikeyi gözler önüne koyuyor.
Aşağıdaki grafikte aylar bazında konut satışları yer alıyor.

Burada dikkatinize sunmak istediğim nokta şu, faiz artırımları ile satışların 7.aydan itibaren nasıl azaldığı ortada. Aylık rakamın 50 bin altına düşmesi halinde piyasaların bu işten etkileneceğini düşünüyoruz. Zira inşaat firmalarının bankacılık sistemi ile kredi ilişkileri var. Düşen satışlar, takipteki kredilerde inşaatın payını artırabilir. Bu da reel sektörde domino etkisi ile temerrüt sorunları ortaya çıkarabilir. Dizginler elden kaçabilir.
AKP ekonomide çıkmaz bir yola girdi. Faiz indirse Lira'dan kaçışla kur artıyor, dış girdi üzerinden üretim pahalı hale geliyor, enflasyon artıyor. Bunu düzeltmek için bu sefer faiz artırsa, iş yapma imkanı azalıyor, işsizlik patlıyor, konut satışları düşüyor, inşaata bağlı ekonomi duruyor. Nereden baksanız bir tıkanmışlık var. Tek çıkış yolu ise üretimde planlı ekonomiye geçerek, kalkınmada öncelikli sektörleri seçmek ve biran önce işe koyulmak. Ancak AKP'de yukarıda da bahsettiğimiz gibi bunu yapacak ne plan, ne enerji, ne heyecan, ne bilgi, ne insan kaynağı mevcut. Allah sonumuzu hayretsin…

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58