Kitaplar ve eleştiriler...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Okuyucularımız sitem ediyor. Tanıtımını yaptığımız kitapları bulmakta güçlük çektiklerini ifade ediyorlar. Daha önce de yazdım. Okur kitlesinin önemli bölümü internet üzerinden alışveriş yapmıyor. Neyse ki kısıtlamalar biraz gevşedi. Ancak halen imza günleri, konferans, panel ve kitap fuarları ile ilgili gelişme yok. Umarım önümüzdeki günler (Nisan-Mayıs) normale dönmüş oluruz. Bu arada haklı eleştiriler de var. Sonuçta okuyucu her zaman haklıdır. "Yakın dostlarınızın, gazeteci meslektaşlarınızın kitaplarına öncelik tanıyorsunuz. Size imzalı gönderilen diğer kitaplara ne zaman sıra gelecek?" sorularını yöneltenler de var. Defalarca yazdım. Tekrar ediyorum. Kimin olduğu önemli değil. Sonuna kadar okumadığım, altlarını çizip notlar çıkarmadığım hiç bir eser ile ilgili olumlu-olumsuz yorum yapmadım. Yapmayacağım da. Yazarının meslektaşım olması, tanınır olması da hiç önemli değil. Anadolu'nun dört bir yanında olağanüstü cevherler var. Örneğin Av. Adil Gülvahaboğlu. Kırşehir'de avukat. "Edebiyat Kuşağı ve Özgür'e Mektuplar", "Edebiyat Penceresi" ve "Hacı Bektaş-ı Veli" adlı üç eserine şapka çıkarılır. Her birinden 15-20 sayfa okuyabildim. Bitirince hakkını teslim edeceğim. Prof. Dr. Hatice Şahin'in "Hatipoğlu-Ferahname" eserine kısa göz attım. Müthiş. Her fırsatta "roman yazmalısın" diye teşvik ettiğim, değerli arkadaşım Adnan İslamoğulları'nın "Kuyu" romanı da sırada. O "Kuyu" da ortak yaşadıklarımız var. Suat Aytın'ın "Balyoz Kumpasının Belgeseli" yeni geldi. İbretlik vesikayı tamamlayınca uzun uzun yazacağım elbette. Acar Baltaş'ın "Türk Kültüründe Yönetmek" adlı eserini Kuleli'den canım arkadaşım Atila Kemal Oğuz yeni yıl hediyesi olarak göndermiş. Oğuz, yılın önemli günlerinde "Okunmakta öncelikli kitaplar" hediye eder. Yüreğine sağlık. Yine Kuleli Hazırlık Sınıfından Muzaffer Şahin "Kuleli 1919"u yollamış. İyi de etmiş. Doktora çalışması yapan bir kardeşime vermiştim. Kütüphanemin eksiğini tamamladı. Atayurt Yayınevi'ne dikkat çekmiştim. Yavaş ama emin adımlarla Ankara'da yürüyüp, tüm Türkiye'ye ulaşmaya gayret ediyorlar. Kıymetli Hocam Prof. Dr. Abdulkadir Yuvalı'nın kaleme aldığı "Cengiz Han", Hakan Hançer'in "Gelecekle Savaş", Fevzullah Budak'ın "Mağcan", Gürbüz Akhan Bulat'ın "İnsan Ticareti Töresi Bedel" isimli eseri, Hüseyin Çiloğlu'nun "Çivisi Çıkmış Dünya", Dırahşan Akınözü Engin'in "Cadılık Zanaatı", Umut Berhan Şen'in "Sahipkıran Emir Timur", Türklük Davasının Yolbaşçısı Namık Kemal Zeybek'in "Kızılelma" ve "Türk'ün Töresi" adlı başucu eserlerini mutlaka tek tek yazacağım.
***
Türk basınının yüzakları Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu'nun "Cendere"sinde çizmediğim sayfa çok az. Bitmek üzere... İbretlik olayları yazacağım elbette. Canım kardeşim, günümüzün "Uğur Mumcu"su olarak gördüğüm Murat Ağırel'in "Parsel Parsel"ine öncelik tanıyorum. Cendere'den sonra sıra onda... Gökçe Fırat sonunda tahliye oldu ve evlendi. Tebrik ederken "Silivri Savunması"ndan çok notlar çıkardım. Caner Taşpınar'ın "Damat"ı harika... Fetullahçıların AKP'li kayınpederlerinden çoğunluğun haberi yok. Tüm siyasiler ve memleket adına kafa yoranların arşivinde bulunmalı. Mesleğimizin tartışılmaz "Duayeni" Uğur Dündar'ın sorularını, saygıdeğer Aytun Çıray'ın yanıtladığı "Türkiye için Söyleşiler", Türk Aydınlarının vazgeçmezleri arasında olmalı.
Türk kamuoyunun ısrarla "Suriyeli Gazeteci" olarak lanse ettiği Hüsnü Mahalli'nin Gaziantep kökenli "Tiryaki ailesi"nden geldiğini defalarca yazdım. Orta Doğu'nun kanlı tarihini kaleme aldığı "Filistin Benimdir" adlı eseri Kırmızı Kedi Yayınlarında. Gazetemizin ekonomi yazarı Prof. Dr. Esfender Korkmaz'ın 19 yıllık AKP iktidarının ekonomi politikalarına dair görüşleri hep tam isabet oldu. "Demokrasi ve Kalkınmada Zor Geçit" adlı eseri önümüzdeki yılların da ibretlik belgesi niteliğinde.
Sevgili Yılmaz Özdil'in önsözü ile "Bir Şehadet Dokuz Şehit: Ecelin tahtı"Mehmet Gençer kaleme almış. Gözyaşlarıma engel olamadım. SİA yayınlarını kutluyorum.
İnsan sevdiklerinin ardından sıcağı-sıcağına yazamıyor. Merhum Bekir Coşkun'a borcum devam ediyor. Sözcü Kitabevi, O'nun "Sevgiliye" yazılarını derlemiş. Gözlerim nemlendi. Meslek hayatımda dara düştüğüm kapısını çaldığım Emin Çölaşan ağabeyimin yeri başkadır. Çoğunluğun FETÖ'ye temenna çaktığı günlerde karşı çıkan "Az sayıdaki Adam"dır! "Sanık Emin Çölaşan! Suç-Hüküm" adını verdiği eseri tüm boyutları ile ayrıca yazacağım. Genelkurmayın 26'ncı Başkanı İlker Başbuğ 26 ay cezaevinde kaldı. İlk duruşmasından, tahliyesine kadar Silivri'de olmakla hep onur duydum. "Güç Odaklanın Mücadelesi"  adını verdiği eser şimdilik 2 cilt... Yakın Cumhuriyet tarihimizin kaynak eserleri arasında... Sırası geldiğinde görüşlerini bu sütundan paylaşırken, O'nu yargısız infaz etmeye kalkışanlara da cevaplarımız olacak!
Kitaplar nefes alma aygıtlarımızdır. Yaşadığımız sürece nefes alırken oksijeni paylaşacağız!..

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58