Konutta büyük çöküş yakın!

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Covid-19'un yarattığı ekonomik tahribatı ortadan kaldırmak için bütün ülkeler adeta seferberlik ilan etti.
Küçük ölçekli işletmeler desteklendi, vergiler düşürüldü, kira yardımı yapıldı ve daha birçok destek sırf ekonomi canlansın diye yapıldı.
Türkiye ne yaptı?
Konut kredisi faizlerini düşürdü.
Evet bu pandemik sürecinde ekonomi canlansın diye konut kredisi faizini düşüren ilk ve tek ülke biziz.
Faizi de düşürmekle kalmadık peşinatı da yüzde 5'e çektik. 
Bunun izahı şu: 500 bin liralık bir ev mi alacaksınız? 25 bin liranız olsun yeter!  Geri kalan 475 bin lirayı banka size verecek. Üstelik 2 yıl da hiç para ödemenize gerek yok. Taksitleriniz 2 yıl sonra başlasın.  Kredi faizini de 15 yılda öder ev sahibi olursunuz.
Sonuç Türkiye'de konut satışları patladı. Patlayan sadece satışlar değil aynı zamanda fiyatlarda. 300 bin liralık evin fiyatı bir anda 400 bin lira, 500 bin liralık evin fiyatı da 700 bin lira oldu.
Tam bir panik havası. Herkes koştu ev almaya.
Ev satışları arttıkça fiyatlarda uçtu gitti.
Hatta bu işin uyanıkları çıktı. Bir emlakçının anlattıkları "Bu sadece Türkiye'de olur" denilecek türden. 
Adamın cebinde hiç para yok. Dolaşıp ev buluyor. Evin fiyatı 300 bin lira. Eşten dosttan, kredi kartından peşinat olan 15 bin lirayı bulup, kredi çekiyor. Nasıl olsa 2 yıl ödemeyecek ve iki yıl içerisinde evin fiyatı AKP'nin beton aşkı sayesinde mutlaka yükselecek.  Hem 2 yıl hem bedava kira vermeden oturacak. Bu süre sonunda en az 500 bin liraya sattığında 100 bin lira para kazanacak.
Bu düşünce ile on binlerce kişi ev aldı. Hiç ev almayacak kişiler bile enflasyona güvenerek, "kiraya veririm 2 yıl sonrasında ödeyeceğim taksit pul olur. Ev taksitini kira öder" düşüncesi ile aldı.
Bunu herkes yaptı mı?
Elbette hayır! Yarınından korkan milyonlarca insan bu tiyatroyu sadece izledi. 
Şu an Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile işten çıkartmalar yasak. Ama bu sonsuza kadar sürmeyecek!
Yani hesap kitap yapan insanlar biliyor ki, bu yasak kalktığı an yüzbinlerce kişi kapının önüne konulacak.

Nereye Kadar?
Peki vatandaşın gördüğünü koca banka yöneticileri ve ekonomi yönetimi görmedi mi?
Elbette gördü. Elbette biliyor ama dedim ya büyük bir tiyatro oyunu bu.
İktidarın işine geliyor, zaman kazanıyor. Tabii ki en önemlisi müteahhitler kazanıyor. 
Gelelim en önemli soruya: Nereye kadar?
Bana göre buraya kadar!
Ekonomi yönetimi çok önemlidir. Şark kurnazlığı ile yapılan icraatın ömrü hiçbir zaman uzun olmaz.
Aşırı likidite yani para bolluğu yerlilerin gidip döviz almasına neden oldu. Elindeki evi satan müteahhit gidip dolar aldı. Yine evini satan vatandaş parasını yüzde 13 olan enflasyona rağmen yüzde 6 olan mevduata parasını yatırmadı. Gitti altın aldı, dolar aldı. 
Şimdi bazı iktidar yanlısı medya manşet atıyor: Türkiye'ye saldırıyorlar diye. Kimsenin Türkiye'ye saldırdığı filan yok. Yabancılar aylardır bu hukukun olmadığı ve ekonominin saçma sapan modellerle yönetildiği ülkeden kaçmaya çalışıyorlar o kadar. 
Bunu da son bir haftadır değil, son 4-5 yıldır yapıyorlar. Bakın Merkez Bankası'nın kayıtlarına göreceksiniz. Rakamlardan anlamıyor musunuz?
Gidin en yakın AVM'ye bir bakın daha önce burada kaç tane uluslararası marka vardı ve şimdi nerede?
 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58