Korona virüs: Mart ayından bu yana karantinanın sürdüğü Arjantin’de neler yaşanıyor?

Korona virüs: Mart ayından bu yana karantinanın sürdüğü Arjantin’de neler yaşanıyor?
Arjantin, koronavirüs salgını nedeniyle dünyada en katı sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulandığı ülkeler arasında yer alıyor. Alınan önlemler vaka sayısını ve can kaybı oranını kontrol altına almış gibi görünse de, bir dizi sosyal, ekonomik ve psikolojik sıkıntıyı da beraberinde getiriyor.

Ülkede bu hafta itibarıyla vaka sayısı 350 bini geçti. Arjantin, en fazla vaka sayısının olduğu ilk 15 ülke arasında yer alıyor.

Toplam can kaybı ise 7 bin 300 civarında. Bu anlamda Arjantin; Brezilya, Şili, Kolombiya gibi komşuları ve birçok Avrupa ülkesinden çok daha iyi durumda.

Mart ayında yürürlüğe sokulan sokağa çıkma kısıtlamaları, en katı şekilde ülke nüfusunun yüzde 40'ının yaşadığı başkent Buenos Aires bölgesinde uygulanıyor.

Hangi kısıtlamalar yürürlükte?

Kısıtlamaların yürürlükte olduğu bölgelerde, halkın gıda ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamak için evden çıkmaları izne tabi.

Yetişkinlerin eğlence amacıyla evlerinden çıkmaları ise tamamen yasak.

Toplu taşıma araçlarını yalnızca kilit sektörlerde çalışanlar veya özel izni olanlar kullanabiliyor.

Dışarı çıkma izni olmadan kendi özel arabasıyla seyahat edenlerin ehliyetine el konulabiliyor.

Spor amacıyla evden çıkılmasına ise kısa bir süre önce izin verilmeye başlandı. Haziran ayından bu yana spor amaçlı koşulara izin veriliyor. Ancak bu izin de sadece başkent Buenos Aires'te yaşayanları ve günün belli saatlerini kapsıyor.

Ayrıca çocuklara yönelik de ciddi kısıtlamalar mevcut. Mart ayından bu yana başkent civarındaki bölgede çocukların, yalnızca alışverişe giderken ebeveynlerine eşlik etmelerine izin veriliyor.

Kısıtlamalar işe yarıyor mu?

Arjantin hükümeti, bu önlemler sayesinde binlerce kişinin hayatının kurtulduğunu söylüyor. Ayrıca, Arjantin'deki vakaların yüzde 90'ının kısıtlamaların uygulandığı bu bölgede görüldüğü ifade ediliyor.

Arjantin'de ölüm oranı her 100 bin kişilik nüfusta 13,6. Bu oran, dünyadaki birçok ülkeye göre daha düşük.

Ayrıca, alınan önlemler sayesinde sağlık sisteminin tamamen çökmesi de şu ana kadar engellenmiş durumda.

Ancak birçok kişi, uygulanan bu sıkı kısıtlamaların amacına ulaştığını ve artık kaldırılmaya başlayabileceğini düşünüyor.

Dahası kısıtlamalara uymayan ve sokağa çıkmaya başlayanların da sayısı giderek artıyor.

Pagina12 gazetesinde 3 Ağustos'ta yayımlanan bir ankete göre, Arjantinlilerin yüzde 80'i kısıtlamaların virüsün kontrol altına alınmasına yardımcı olduğunu ve yüzde 70'i de artık kısıtlamaların hafifletilmesi gerektiğini düşünüyor.

Arjantin'deki mevcut kısıtlamalar 30 Ağustos'a kadar uzatıldı.

Ancak, kısıtlamalara uyanların sayısının azalması vaka sayılarının da tekrar artmasına neden oldu. Vakaların artış gösterdiği bu dönem Güney yarıkürede kış mevsimine denk geliyor ve uzmanlar, artışın yeniden başlaması için daha kötü bir zaman olamayacağını söylüyor.

Artıştan kim sorumlu?

Hükümet ve muhalifler, vakaların yeniden artışa geçmesinden karşı tarafı sorumlu tutuyor.

Hükümet yetkilileri, kurallara uymayanlar yüzünden vakaların arttığını savunuyor.

Muhalifler ise insanların aylarca tecrit altında tutulmasının sürdürülebilir olmadığını ve bu nedenle de katı kısıtlamalar uygulamayı tercih eden hükümetin stratejisinin başarısız olduğunu söylüyor.

Hükümet, Ağustos ayı başında yayımladığı kararnameyle "kapalı mekanlarda ve evlerde, katılan kişi sayısından bağımsız olarak, aynı evde yaşayanlar hariç her türlü sosyal ve aile etkinliklerini" yasakladı.

Bu kuralın ihlali halinde, iki yıl hapis cezası öngörülüyor. Ancak şu ana kadar bu kuralın ihlaliyle ilgili kimse hakkında yasal işlem yapılmadı.

Yürürlüğe konulan bu kısıtlamalar, 17 Ağustos'ta bazı kentlerde protesto gösterilerinin düzenlenmesine yol açtı. Bu gösteriler, Aralık ayında iktidara gelen Devlet Bakanı Alberto Fernandez'e yönelik en büyük protestolar oldu.

Bununla birlikte, vaka sayılarının arttığı bir dönemde bu eylemlerin düzenlenmesini eleştirenler de oldu.

Kısıtlamaların ekonomik etkileri neler?

Her ne kadar bu kısıtlamaların yol açtığı ekonomik zararı tespit etmek zor olsa da, Arjantin 2001-2002 krizinden bu yana en derin ekonomik yavaşlama sürecinden geçiyor.

Pandemi öncesinde Arjantin üst üste ikinci yılda da resesyondan geçiyordu. Pandemi döneminde alınan önlemler, yüz binlerce işletmenin kapanmasına yol açtı.

Arjantin Ticaret ve Hizmet Odası, Mart ayından bu yana 42 bin küçük ve orta ölçekli işletmenin (KOBİ) kapandığını açıkladı. Bu sayı, 2001-2002 krizi döneminde kapanan işletme sayısının iki katı.

Salgın sırasında 100 binlerce kişi gelir kaynağını kaybetti ve salgın sonrasında da bir daha iş bulup bulamayacaklarını bilemiyor.

Uzmanlar, ayrıca bir başka kamu sağlığı krizinin de kapıda olduğu uyarısı yapıyor.

Arjantin'in önde gelen nörologlarından Dr. Facundo Manes'in başında olduğu Ineco Vakfı, pandemi öncesi düzeylere kıyasla depresyonun beşe katlandığını söyledi.

Manes, yerel bir radyoya yaptığı açıklamaya, "Ruh sağlığının bozulduğu bir salgın görüyoruz. Karantinanın başlangıcında, her 10 Arjantinliden altısında hafif, orta veya şiddetli anksiyete semptomları görülüyordu. Kısa bir süre içerisinde bu semptomlar kademeli bir şekilde depresyona evrildi. Depresyonda, motivasyonunu kaybetmiş ve tedirgin insanlar ortaya çıktığında, sadece insani bir sorunla değil, sosyal ve ekonomik bir krizle de karşı karşıya kalırız" dedi.

Arjantin'de okulların ne zaman açılacağı ya da ülke dışına seyahatlerin ne zaman başlayacağı henüz bilinmiyor.

Aylardır birçok uçuş yapılamıyor. Ulaştırma Bakanlığı, havayolu şirketlerinin 1 Eylül'de yeniden faaliyet geçebileceğini açıkladı. Arjantin, dünya üzerinde ticari uçuşların halen gerçekleştirilmediği az sayıdaki ülkeden birisi.

Ancak uzmanlar, aylardır devam eden karantinanın en ciddi sonuçlarından birinin "yan hasarlar" olacağını söylüyor.

Kısıtlamaların vaka sayılarındaki artışı hafiflettiği ancak başka sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olduğu yönünde kaygılar var.

Buenos Aires Üniversitesi'nin yayımladığı bir raporda, nüfusun yarıdan fazlasının karantina başladığından bu yana herhangi bir fiziksel aktivitede bulunmadığını ortaya koydu.

Ayrıca, nüfusun yüzde 60'nın da kilo aldığı ve obezite sınırına ulaşan kişi sayısının da arttığı belirtiliyor.

Ülkedeki bazı tıbbi kurumlar karantina başlamasından bu yana sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanmasının bazı ciddi sorunları beraberinde getirmesinden endişe ediliyor. Binlerce Arjantinli'nin rutin kontrol ya da herhangi bir sağlık sorunu için Mart ayından bu yana doktora gitmediği vurgulanıyor.

(BBCTÜRKCE)

Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58