Lütfü Akdoğan'dan üç önemli baş eser

Lütfü Akdoğan'dan  üç önemli baş eser

Meslek hayatında 68 yılı geride bırakan duayen gazeteci Lütfü Akdoğan üç önemli eseriyle Türkiye'nin dünü, bugünü ve yarınına ışık tutuyor:

1) Molla Mustafa Barzani Anlatıyor

Yıl:1970... Yer: Galala Dağları'nda küçük bir köy... Kürt direniş hareketinin önderi Molla Mustafa Barzani, hayatını, fikirlerini ve Kürtlerin yakın tarihini, en ince ayrıntısına kadar, gazeteci Lütfü Akdoğan'a anlatıyor... Yayınlandığı bir ay boyunca dünya çapında büyük yankı uyandıran röportaj ve yazı dizisi, Türkiye'nin sonraki 30 yıllık Irak politikasına da belirleyici rol oynuyor... Barzani bu röportajda lütfü Akdoğan'a çok çarpıcı açıklamalarda bulunuyor: *Biz Osmanlı'dan hiçbir kötülük görmedik, yıkıldığında Halife için ağladık... *O tarihlerde Kürtlük, Türklük diye bir şey yoktu... *Bir Kürt Devleti kurmak için mücadele ettiğim katiyen yalandır!*İngilizler, Kürtleri satın alıyordu... *Mustafa Kemal bizim himaye edilmemizi emretmişti... *Rus Ordusu'nda general oldum ama asla komünist olmadım! *Bilmediğimiz bir takım gizli güçler, bizi birbirimize düşürmektedir...

Kitabın "Ortadoğu'da çanlar kimin için çalıyor?" bölümünde ise 1975'te Lübnan'ı kan gölüne çeviren kardeş kavgasının tam kalbinde, Ortadoğu sorununa yönelik cesur tespitler yer alıyor. Türkiye'nin en saygın Ortadoğu uzmanlarından ve ilk savaş muhabirlerimizden Lütfü Akdoğan'ın zamana direnen olağanüstü çalışması, sadece Ortadoğu'yu ve Türk dünyasını daha iyi anlamak isteyenler için değil, gazetecilik mesleğine gönül verenler için de ders niteliğinde...

Arkaplan Yayınevi Tel: (0216) 411 89 93

***

2) Türkiye Nereye

Lütfü Akdoğan, "Türkiye Nereye Eğer Siz... İseniz Ben de Kafatasçıyım!" adlı eseriyle de Türk toprakları üzerinde yaşayanlara hayati bir çağrıda bulunuyor:

Türkiye'nin toprak bütünlüğünü bozmak ve Türk milletini kanlı maceralara sürüklemek isteyen iç ve dış düşmanlara ihtar olunur. "Eğer siz … iseniz", bizi zorla "kafatasçı" yapmış olursunuz. Herkes aklını başına toplamalıdır. Bir an önce huzurun ve refahın sağlanması için el birliği ile çalışmak şarttır. Bunu isterseniz bir nasihat, isterseniz bir tehdit olarak kabul edin; vicdanlar ve akıllar nasıl değerlendiriyorsa, öyledir... Üzerinden 8 medeniyetin geçtiği kutsal, güzel Anadolu'muzda barış ve refah içinde yaşamak mecburiyetinde olduğumuzu herkes bilmelidir. Gerçekleri bir tarafa iterek hayaller üzerinde yanlış kararlar vermek, ülkeyi kana bulamaktan başka bir yola götürmez. Herkesin bunu bilmesi lazımdır. Geçmişteki tarih sayfaları iyi okunmalı, bundan ders alınmalıdır.

Uyum Yayıncılık Tel:(0212) 252 21 56

***

3) Efsane Cengo-14

Akdoğan, bu kitabında yarattığı kahramanı Efsane Cengo'yu, engin bilgisiyle, ülkemizin de yaşadığı, son yüz yıl tarihsel olaylarının bizzat içinde gezdiriyor. Demirel, Nasır, Bush gibi liderlerle nefes kesen diyaloglar, okuru da bu tarihsel dönemde serüvenden serüvene koşturuyor. Cengo'nun önderliğindeki grup bu kötü dünyayı kurtaracak formülü KOB Projesi'nde (Kafkaslar-Ortadoğu-Balkanlar) bulmuştur. Geleceğin dünyasını ancak böyle kurabileceğine, insanlığı böyle kurtaracağına inanan kahramanımızın sonu, içinde yaşadığımız dünyanın soğuk gerçekleriyle okuru sarsıcı biçimde yüzleştiriyor. Bazı satırlarda kızıp bazılarında seveceğimiz Efsane Cengo, her okuyucuda belleğinden silemeyeceği bir bilinç ve duygusal iz bırakacak nitelikte. Lütfü Akdoğan'ın, oldukça değerli tarihi bilgilere sahip olan, akıcı ve sürükleyici bir dille kaleme aldığı bu kitabı, edebiyatımıza yeni bir soluk getirirken, her kuşak için vazgeçilmez bir kaynak olarak kalacak.

Boyalıkuş Yayınevi Tel:(0212) 252 21 56

Ortadoğu ondan sorulur

1950 yılında, henüz 25 yaşındayken, İsrail-Arap çatışmalarını izlemek üzere gönderildiği Suriye'de savaş muhabirliğine başlayan Lütfü Akdoğan, Arapça ve Arap kültürü üzerine engin bilgisinin de yardımıyla, genç yaşta Türkiye'nin en tecrübeli Ortadoğu uzmanlarından biri haline geldi. 1965-1969 yılları arasında Adalet Partisi Konya Milletvekili sıfatıyla, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda da görev yapan Akdoğan, sonraki yıllarda Kerkük-Ceyhan boru hattından Kıbrıs sorununa kadar, çok önemli bir yelpazede kritik roller üstlendi. Sadece gazeteci sıfatıyla yaptığı özel görüşmeler dahî, Dışişleri Bakanlığı'nın resmî kayıtlarına geçirilen Akdoğan, yarım asır boyunca Türk ve Arap liderler arasında "en güçlü inisiyatife sahip özel aracı" olarak mekik dokudu.

Bugün dünya medyası ve siyaseti, Lütfü Akdoğan'ı sadece bir tanık, bir haberci ve usta bir yazar olarak değil; Türkiye ve Ortadoğu tarihine yön veren etkin bir aktör olarak da tanıyor. 1960'lı yıllardan bu yana Suudî, Haşimî ve Barzanî ailelerinden Yaser Arafat ve Saddam Hüseyin'e kadar, Ortadoğu tarihine yön veren istisnasız tüm kilit isimlerle yakın diyalog içinde bulunan Akdoğan, halen de Türkiye'nin bu bölgedeki en "sözü geçen" temsilcilerinden biri konumundadır.

***

HAFTANIN KİTABI:

Bir neslin mimarıydı

Yaşarken efsane olmak, doğanın insanlara en büyük armağanıdır.

Bu armağan insan olmayı başarmış, sonra da başkalarına insan olabilmenin yolunu yordamını öğretmeye kendini adamış olanların aldıkları bir armağandır. Efsaneler geleceğe aktarılmazsa, yeni efsanelerin doğması zamanın akışına bırakılırsa, toplumların yaşamında boşluklar doğar.

Öner Yağcı, "insanın aklını ve elini kullanarak doğayı, kendisini ve toplumunun yazgısını değiştirebileceğini bilen, bunun nasıl olacağına ömrünü veren bir devrim öğretmeninin", Köy Enstitüleri'nin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç'un efsanesini sunuyor bize.

Yağcı, "Büyük Oğul Efsanesi" kitabıyla ilgili olarak, "Tonguç Baba'nın yaşamının romanını armağan etmek okyanusu su damlasına sığdırmak kadar zorlu bir iş oldu.

Bu roman onun aydınlattıklarıyla insanlaşan yoksul Anadolu çocuklarından birinin ona vefa borcunu ödeme çabasıdır" diyor.

Bilgi Yayınevi Tel:(0312) 434 49 98

***

Edebiyat severlere

Sadeddin Nüzhet Ergun, 1931'de, "Tanzimat'a Kadar Muhtasar Türk Edebiyatı Tarihi ve Nümuneleri" adıyla hacimli bir ders kitabı yayımlamıştır.

"Edebiyat ve Edebiyat Tarihi Özü", bu kitabının devamı gibidir.

Başlangıcından XIX. yüz yıla kadar Türk edebiyatı tarihi konularını da içeren kitabın yarısından fazlası, Yeni Türk Edebiyatı tarihine ayrılmıştır.

Böylece Edebiyat ve Edebiyat Tarihi Özü, Ergun'un edebiyat tarihi çalışmalarını, 1930'lara gelene kadarki dönemi kapsayacak biçimde tamamlar.

Küçük bir antoloji havası da sunan kitap, Hem Ergun'un edebiyat tarihi çalışmasına eklenmesi hem de 1930'ların ruhunu yansıtması bakımından önemlidir.

 

Çolpan Kitap Tel:(0312) 419 80 96

***

KÜTÜPHANEMDEN:

Sadun Aksüt ile geçmiş yıllarda musikili gezinti

Müziğin bir yolculuğu vardır. Müzikle uğraşan sanatçıların yaşamları bu yolda geçer. Ve bu yolculuk, her ülkede kendi "edebiyat"ını oluşturur. Müzik yolculuğu uzun, zor, tüketici, ama bir o kadar da, bir yaşam kaynağıdır... Bu yüzden, gerçekten müziğe gönül vermiş bir insan asla onu başka bir şeyle paylaşamaz. Yaşamı pahasına da olsa... Sadun Aksüt, tam 50 yılı aşkın zamandır Türk Sanat Müziği'ni dostlarıyla paylaşıyor. 50 yılı aşkındır müziğin devleriyle birlikte çalıp söylüyor. Radyoevi, gazino ve konser salonlarındaki müzisyenlerin, müziğin ve yakınlarının tanıklığını yapıyor. 1940'lı yıllardan günümüze uzanan bir Türk Sanat Müziği şöleni yer alıyor bu kitapta. Sanatçıların taş plaklardan dışarı çıkıp, seyircisiyle yüz yüze, göz göze, ruh ruha olabildiği, sahnelerin tozunu yuttuğu yılların bir tarihi bu kitap.

Sadun Aksüt'ün anılar derlemesi, belge, bilgi ve titiz bir arşiv çalışmalarından oluşuyor.

İlk gazinolar, sahneye çıkan ilk kadın ve erkekler, sahnede ilkleri gerçekleştirenler; azmin yücelttiği isimler, yaşamın sillesini yemiş Türk Sanat Müziği sanatçıları vs... Hepsi bu kitapta sahne alıyor...

"Alkışlarla Geçen Yıllar / Hatırat"ta, Türk Sanat Müziği'nin 50 yıl içerisinde nereden nereye geldiğini ve sanatçıların yaşamöykülerini bulacaksınız. Kitap, Türk Sanat Müziğimizin olduğu kadar, müziğe emek vermiş, bütün emekçilerin de "duygusal" tarihini içeriyor...

Yükselen ve düşen sanatçılar... Ve sahnelerden kimler geldi, kimler geçti...

(Alkışlarla Geçen Yıllar / Sadun Aksüt / Aksoy Yayıncılık -2000)