Meçhule giden bomba!..

A+A-
Mehmet FARAÇ

Türkiye'yi yıllar boyu kasıp kavuran terörün şiddeti artık sınır dışında kendini göstermek için çırpınıyor... Ne şaşırtıcıdır ki, güvenlik güçlerini hedef alan saldırıların büyük bölümü artık "bombalı araç"larla yapılıyor... Çatışmaktan kaçınan, zayıflayan terörün alışılagelmiş sinsiliği bu...

Bu tür saldırıların geçen Ekim ayında başlatılan "Barış Pınarı Harekatı" sürerken yaşanması ve hem sınır ötesinde hem de sınırın Urfa yakasında tehlikeli gelişmelere yolaçması ise dikkat çekiyor!..

Geçtiğimiz yıllarda; Ankara'da gar önünde, Suruç'ta bir parkta, Hatay-Cilvegözü'nde araçlarda meydana gelen ve yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla intihar eylemleri unutulmadı...

İstanbul'da, Diyarbakır'da miting alanlarında, başka şehirlerde, turistlerin yoğun olarak gezdiği bölgelerde 3-4 yıl önce yaşanan patlamalar da tüm dehşetiyle akıllarda...

Bazılarını IŞİD'in, bazılarını da PKK'nın yaptığı tespit edilen o saldırılarda yüzlerce yurttaş öldü, yüzlercesi de yaralandı...

Ve olaylar kamuoyunda büyük infial yaratırken, intihar saldırısı ile bombalı eylemler planlayan terör grupları geri çekildi, son 3 yılda hem ayrılıkçı terör hem de radikal dinci örgütlere karşı yürütülen operasyonlarda ise binlerce militan gözaltına alındı...

PKK'ya yönelik operasyonlar örgüte büyük darbe vururken, bir yandan da dinci teröre karşı Bursa'dan Konya'ya, İstanbul'dan Urfa'ya, Kayseri'den Adana'ya kadar neredeyse Türkiye'nin her tarafında hücreler oluşturmaya devam eden radikal dinci Selefi örgütler polis kuşatmasına alındı...

Son 3 yılda IŞİD ve El Kaide benzeri örgütler içerisinde faaliyet gösterirken yakalanan militan sayısının 1500'ü aştığını daha önce yazmıştık...

Çünkü Suriye'de, Esad yönetiminin Selefi örgütlere yönelik etkili operasyonları ve Türkiye'nin sınır güvenliğini yoğunlaştırmasının ardından, yurtiçinde dinci örgütlerin kimi hücreleri yeraltına çekilirken, hem IŞİD hem de PKK'nın sınır ötesindeki hücreleri özellikle Urfa üzerinden yeniden hareketlenmeye çalışıyor. Peki özellikle Urfa neden öne çıkıyor?..

Urfa'da neler oluyor?..

Urfa'da, Haşimiye, Sarayönü, Yıldız Meydanı, Ulu Cami ve çevresinde, mimarisi ile ünlü taş evlerin büyük bölümünün Suriye'den gelen sığınmacılarla uyrukları tespit edilemeyen başka yabancıların işgal altında olduğuna, ancak güvenlik görevlilerinin bu bölgerle ilgili yeterince duyarlı davranmadığına daha önce de dikkat çekmiştik...

Şüpheli ve dikkat çekici insanların yaşadığı evlerin birçoğunun kapısında, dernek-vakıf adı altında Türkçe Arapça tabelalar olduğunu yazmış, "Urfa'da neler oluyor" diye sormuştuk...

Üstelik, "Bölge sakinleri tedirgin. Yabancıların eski Urfa evlerinde hücreler oluştururcasına gruplaşmasına kimler -ne için izin verdi bilinmiyor! Ancak bilinen tek gerçek var; Urfa'da kuşku çekici- panik uyandırıcı olaylar yaşanıyor" diye de uyarılarda bulunmuştuk... Çünkü Urfa'da, polisin deşifre ettiği- önlediği bazı eylem girişimleri vardı ki, her açıdan "tehlike" sinyalleri vermeye devam ediyordu...

Urfa'da, ardı ardına intihar saldırısı girişiminde bulunan militanların yakalanması, kimi güzergahlarda ise içinde patlayıcı bulunan poşetler ele geçirilmesi gelecekteki tehlikeyi de haber veriyordu... Peki, daha önce neler mi olmuştu Urfa'da?..

- 29 Nisan 2016'da; Bursa-Ulucami'nin batı kapısında düzenlenen 23 kişinin yaralandığı intihar saldırısının Urfa'dan gelen bir eylemci tarafından düzenlenmesi, terör örgütlerinin Antep'ten sonra Urfa'yı da lojistik merkezi olarak kullandığı kuşkusunu yaratmıştı...

- 20 Mayıs 2016'da, gazetelere yansıyan şu haber ise endişeleri arttırmıştı;

"Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat raporlarına dayanarak tüm birimlere gönderdiği yazıda, Şanlıurfa başta olmak üzere, Gaziantep ve Kilis illerine 30 kişilik bir grup, IŞİD adına- mülteci kılığında giriş yapacağı belirtildi..."

Bu haberden üç ay sonra, 19 Eylül 2016'da, Şanlıurfa'da eylem hazırlığında olan IŞİD üyesi 2 "canlı bomba" yakalandı...

Yabancı uyruklu oldukları öğrenilen teröristlerle birlikte 1 adet intihar yeleği, 24 kilo TNT patlayıcı ve bomba yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildi...

- 13 Eylül 2018'de, Şanlıurfa-Gaziantep karayolunun 7. kilometresinde, yol kenarına gizlenmiş bomba yüklü iki çanta emniyet güçleri tarafından etkisiz hale getirildi...

- 8 Ağustos 2019'da, Urfa'nın Haşimiye Meydanı'nda polis ekipleri, şüphelendikleri bir kişiyi takibe aldı. Elindeki poşeti atarak olay yerinden kaçmaya çalışan PKK'lı terörist, kovalamacanın sonunda polislerce yakalandı. Teröristin intihar eylemine gittiği belirlendi...

- 21 Ağustos 2019'da, Şanlıurfa'nın Akabe mevkiinde, yol kenarındaki içinde patlayıcı bulunan paket bomba uzmanı tarafından fünyeyle imha edildi. Suriye uyruklu 1 kişi gözaltına alındı...

Son hedef neresiydi?..

Yukarıda kronolojik olarak sıralanan olayların ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 20 Ağustos 2019'da, bir televizyon kanalına yaptığı şu açıklama ise Urfa'daki tehlikenin büyüyeceğinin işaretini vermişti;

"Biz bu gece Türkiye'nin önemli bir merkezine giden bombayı Şanlıurfa'dan çıkarken yakaladık. Bundan tam bir hafta önce, onun 4 katı büyüklüğündeki bir bombayı daha yakaladık... Yılbaşından bu güne kadar 160 önemli olay engellendi..."

Soylu, o gün büyük bombanın hangi kente gideceğini açıklamamıştı...

Ancak bu köşede 21 Ağustos 2019'da yeralan "Bombanın hedefi neresiydi" başlıklı yazı şu satırlarla sona ermişti; "Yaşanan tüm bu olaylar ve ürkütücü açıklamaların ardından sormak lazım; sahi, Urfa'da neler oluyor?.."

Ne İçişleri Bakanı Soylu ne de Urfa'daki valilik ve emniyet yetkilileri yukarıdaki sorulara yanıt verebildi ama Urfa da yakın zamanda yaşananlar tehlikenin geçmediğinin işaretleri sayılıyor...

Üstelik bu tehlike yalnızca Urfa'da değil, kentin karşısında, sınırın ötesindeki Tel Abyad'tan da ürkütücü sinyaller gönderiyor;

8 Ocak 2019'da, Suruç'un karşısındaki Suriye topraklarında "bombalı araç"la düzenlenen saldırıda Astsubay Kıdemli Çavuş Sinan Köse, İstihkam Uzman Çavuş Erol Yanık, Piyade Uzman Onbaşı Halil Karakoç ve Piyade Uzman Onbaşı Fatih Akbulut, şiddetli patlama sonucu şehit oldu...

16 Ocakta, yine Suruç'un karşısındaki Tel Abyat'ta teröristlerce düzenlenen "bombalı araç" saldırısında piyade binbaşı Şevket Tombul, piyade teğmen Sinan Bilir ve Urfalı uzman onbaşı Mustafa Alpaklı şehit oldu...

Peki, Urfa'nın Bozova ilçesinde dün içinde 20 kilo C4 patlayıcı yüklü bir aracın ele geçirilmesine ne demeli?..

Evet, polis bu bombanın hedefinin de neresi olduğunu açıklamayacak... Ancak üzerinde düşünülmesi gereken sorular gelecek açısından da büyük tehlike yaşanacağı işaretlerini veriyor;

Barış Pınarı Harekatı sınır bölgesindeki terörü ne kadar engelleyebildi?..

Bu kadar patlayıcıyı terör örgütleri nasıl ele geçiriyor ve bunlar Urfa'ya nasıl sızdırılıyor?..

IŞİD'in bölgeden temizlenmesinin ardından tonlarca patlayıcı PKK'nın eline mi geçti?..

Ve en önemli soru; son 6 ay içerisinde üç büyük bombanın ele geçirildiği Urfa gibi bir turizm kentinde terör hücrelerinin üzerine yeterince gidiliyor mu, varoşlarda yabancıların tuhaf örgütlenmeleri takip ediliyor mu?..

İçişleri Bakanı Soylu yanıt verebilir mi acaba?..

 

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları