Milli-manevi maskaralaşma

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Popüler kültürün gelmiş geçmiş en "marjinal" figürlerinden biri olan Madonna, 1989'da, "özgürlükler ülkesi" ABD'de, "Like A Prayer" şarkısı için çektiği klipte "yanan haçlar arasında stigmatalı dans" ettiğinde kızılca kıyamet kopmuştu. Kiliselerin, Amerikan Aile Birliği'nin, senatörlerin ayaklandığı skandal sonrasında, Papa bir kınama mektubu yayınlamış ve Madonna aforoz edilmişti.

"Özgürlükler ülkesi" olmak gibi bir iddiası bulunmayan, kendisini sair ekseriyetle "din" üzerinden tanımlayan "muhafazakar" Türkiye'nin, en "muhafazakar" mahallerinde, gün geçmiyor ki, "müşteri"nin arzusuna göre "parça çikolatalı", "antep fıstıklı", "orman meyveli", "muzlu", "kestaneli", "bal kabaklı Kur'an ziyafeti" çekilmesin birilerine…

***

İtinayla dilimlenen bol kremalı ayetler mi dersiniz, Allah "yazılı" çıtır pideler mi…

"Kutsal" saydığımız ne varsa büyük bir iştahla yalayıp yutan, hiçbir "hazım" sorunu da yaşamayan öyle "mide"lere şahit olduk ki bu ülkede, "eyvah" dedim turizm fuarında yapılan "Türk bayrağı" şeklindeki baklavayı görünce;

Gitti, uğruna "can" verdiğimiz bayrak!

Bir yanda ABD'nin törenle hindi kesilen "Şükran Günü" etkinliklerinde yapılan densiz "Turkey" esprilerine karşı neredeyse seferberlik pozisyonu alırken, diğer yanda "gazi" şehirlerimizin, "şanlı" şehirlerimizin ustaları, bayrağımızı, alkışlarla parça pinçik edecekler gözümüzün önünde!

***

Yüreğim ağzımda, "servise hazır hale getirilen" bayrağımızın akıbetini düşünürken, muhabir hanım kızımız, "Türk bayrağı baklavası"nı yapan "şef"e uzattı mikrofonunu.

Şefim kararlı:

- Bu ayrı… Bunu kimseye yedirmeyiz!..

Tam derin bir "oh" çekmiştim ki, ekledi:

- Bunun, sadece dilimlenmesi 45 dakika sürdü… Neşterle, ince ince… Büyük emek var…

- ?

***

Bu mu yani?

"Dilimlemek için harcadığınız 45 dakika" mı, "Türk bayrağını yedirmeme" hassasiyetinizin temeli?

Ya yıllar süren kurtuluş mücadelesi? Rengini kanlarından aldığına inandığımız şehitlerimizin emaneti olma özelliği? Ya, "bağımsızlığımızı"; vatan toprağını yemek için diş bileyenlere yedirmememizi sembolize etmesi?

Muhtemelen bir kasıtla söylenmemiştir, maksadını aşan bir ifadedir ama pekala şuuraltındaki bir "öncelik hiyerarşisi"nin yansıması da olabilir.

***

Türk bayrağının, "hayatın içine" sokulabilmesi, özellikle çocukların gözünde sadece bir "tören unsuru" olmaktan çıkarılıp günlük hayatın bir "parçası"na dönüştürülebilmesi, dizi ve filmlerde en azından o dizi yahut filmin hangi ülkede çekildiğini hissettirecek kadar görünür hale gelmesi, bizim çocuklarımızın da odalarını kendi bayraklarıyla süslemeleri, bunun bir siyasi-ideolojik tercih değil Türklük alameti olarak görülmesi, tişörtlerinde, ceketlerinde, şapkalarında, çantalarında, kolyelerinde Türk bayrağı armalarını taşımaları hep özendiğim bir şeydi; ama taşıdığı kutsiyete halel getirmeden, onu pekiştirecek biçimde…

***

ABD gibi "milli sembol"lerini adeta birer "endüstriyel ürün" gibi tasarlayan, tasarlatan, "meta"ya dönüştürmüş ülkelerde, helvadan haç yapıp yemek de, bayrağın bir iç çamaşırı motifine dönüşmesi de "olağan" olabilir ama Türk bayrağının karşılık geldiği değerler maskaralaşmaya müsait değildir.

Yarın biri de çıkıp ekranda ay-yıldızlı lolipop filan yalamadan yazayım dedim…

SORU-YORUM

Ordu'da, gözü dönmüş bir cani tarafından bıçaklanarak öldürülen 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Ceren Özdemir'in 21. Doğum günüydü dün. Ceren, ölmeden önce doğum günüyle ilgili olarak arkadaşlarına "Bana hediye almayın. Beni unutmayın yeter" dediği için bu söz bir "vasiyet" varsayıldı ve dün gün boyu "Seni unutmadık, unutmayacağız" mesajları yollandı Ceren'e… Arkadaşlarından, siyasilerden, gazetecilerden, devleti yönetenlerden…

Sorum yine çok basit aslında:

Nasıl "unutmayacaksınız" mesela? Ceren'e "unutmayacağız" mesajı verdiğiniz gün, bir başka genç kadının, 19 yaşındaki Ayşegül'ün intihar etmesine yol açan tecavüzcüsünü tahliye ederek mi acaba?

Yol ayrımı….

Libya mutabakatı sonrası, eyvallah "Şimdi Rum yönetimi ve Yunanistan düşünsün" de, kutlamalardan sonra biz de düşünelim bir ara:

Küresel prangalar mı? Yoksa emperyalizmin surlarında gedik açma kabiliyetine sahip, oyun bozucu ikili anlaşmalar ve bölgesel işbirlikleri mi? Hangisiyle devam etmek yardımcı oluyor düşürüldüğümüz yerden kalmamıza?

Nasıl unutmayacağız serbest bırakarak mı Ayşegül

Büyük devlettir geçmişi olan millettir milletçe kenetlenerek acı olaylar yaşamamak için elele gönül gönüle dayanışarak daha huzurlu daha emniyet içinde yaşamanız için

Bugüne kadar neden ortaya koymadınız?

 

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları