Mızıkçı muhtar

A+A-
Murat AĞIREL

Hikaye bu ya 7 arkadaş varmış. Hepsi farklı köylerde yaşıyorlarmış. Hayata dair görüşleri de farklıymış. Arkadaşlardan 1'i muhtar 2'si kendi köylerinde azaymış. Diğer 4 arkadaş ise normal köylü. Arkadaşların yaşadığı köyler öyle güzel yönetilirmiş ki; tarlalardan bahçelerden toplanan tüm hasat bir depoda toplanıp kimden ne kadar ürün geldiği kayıt altına alınırmış. Sonrasında da toplanan mahsül büyük şehirlerden gelen alıcılara satılırmış. Toplanan para da tüm köylülere hakları ölçüsünde dağıtılırmış. Dağıtma işini de köy muhtarları kendi arasında belirleyip kararlaştırıyorlarmış. Sorun çıkarsa da köylülerin en yaşlı ve bilgelerinden oluşan bir heyete konuyu götürürlermiş. İhtiyar heyetininde yedekleri de varmış. Artık bir gelenek haline gelmiş bu yöntemle yıllarca bir sorun çıkmamış. Taki en yakın köye yeni seçilen muhtar gelene kadar. Son 3 hasat satışında biraz daha fazla para alabilmek için dağıtım işleri hakkında homurdanmaya dağıtım yapan ekibi elindeki büyük arazi gücünü ve imkanlarını kullanarak baskı altına almaya çalışıyormuş.

Yine hasatın yapıldığı mahsüllerin depolandığı bir dönemde muhtar heyeti ekibini belirlemiş. Dağıtım işine bir muhtar iki muhtar azası ve 4 köylü de eşlik edecek denmiş. Ürünler toplanmış. Kayıt altına alınmış. Mahsüller tek tek çuvallara, kasalara doldurulmuş ve alıcıların araçlarına yüklenmiş. Alan memnun satan memnun. Sınırsız tarlası ve imkânları olan muhtar da mutluymuş. Hatta devamlı mızıkçılık yapan bu muhtar ''hasat iyi oldu  değil mi'' diye ortalıkta gezermiş. İmkânları sınırsız olan mızıkçı muhtar ''Görüyorsunuz ben çalıştım ve hakkımı aldım'' demiş. Ancak bir sorun varmış. Köylünün biri kendisine dağıtılan ürün ile sınırsız güç sahibi olan mızıkçı muhtara verilen ürünler arasında fark olduğunu söylemeye başlamış. Yıllardır kendisine ses çıkarmayan köylüye alışmış olan muhtar ne yapacağını şaşırmış. ''Merak etmeyin çuvallar eşit dağıtıldı demiş''

Köylü, mızıkçı muhtarın doğru söylemediğini köy meydanında haykırmış. Çuvalların sayısını tutan ve dağıtan ekip de ses çıkarmamış. Ancak köylü susmamış. ''Bu adam doğru söylemiyor'' diye bağırmaya devam etmiş. "Biz teslim ettiğimiz ürünlerimizi tek tek saydık. Bu sene bizim hakkımız daha fazla demiş.'' İhtiyar heyeti köylünün doğru söylediğini söylemiş ve hakkını teslim etmiş. En sonunda mızıkçı muhtar da kabullenmiş. Kabullenmiş ama yanındaki beslemeler aç kalacağız korkusu ile muhtarı gaza getirmeye başlamış. Köye korku salmak için kahvede, ''İhtiyar heyeti tüm çuvalları yine sayacak. Aşağı köyde yaşamayanlara da para dağıtılmış. Yukarı köyde bu köylünün adamları dağıtım heyetine saldırmış'' gibi huzur içinde yaşanan köylere yalan haberler yaymaya başlamışlar.

Haklı köylü adam direnmeye devam etmiş. Mızıkçı muhtar ve beslemeleri rahat durmamış. İtiraz etmişler. Bu en doğal haklarıymış. Dağıtım ekibi çuvalların bazılarını tekrar saymış. Bozuk mahsülleri bu sefer iyi mahsül diye kabul etmiş. Kabul etmiş ama diğer köylü ile arasındaki fark çok da değişmemiş. Köylü kendinden emin çünkü hasatını biliyor ve hepsi kayıt altında. Olay en son ihtiyar heyetine gitmiş. İhtiyar heyeti daha öncesinde bu konular yaşanmasın diye çok kesin kararlar vermiş. Toplanmışlar tekrar karar vermek için. Bu sırada mızıkçı muhtar ve beslemeleri ihtiyar heyetini tehdit etmeye başlamış. Köyün her tarafına bu ihtiyar heyeti diye afişler astırmışlar. Sonra dağıtım ekibindekiler için bunun abisi, ablası maphusta zaten diye yalan yanlış bilgiler ile köylülere bildiriler dağıtmışlar.

İhtiyar heyeti normalde köyün bilgeleri ve yaşlıları arasından oluşan kişilerden toplanırmış. Başlarına bir şey geldiğinde yerini alsın diye de biraz genç yedek üyelerde varmış. Karar alırken ihtiyar heyeti asıllar ile karar alırlarmış. Günlerce mızıkçı muhtarın itirazlarını dinlemişler ve iddia ettiklerini gözden geçirmişler. En sonunda karar vermek için toplanmışlar. Bu sefer yedek üyelerde katılmış heyetin toplantısına. Mızıkçı muhtarın tüm iddia ettikleri çürümüş. Ancak çuvalları hazırlayan kişiler ihtiyar heyetinin görevlendirdiği kişiler olmasına rağmen mızıkçı muhtar "Satılan 4 çuvaldan 1'i hatalı'' demiş. İhtiyar heyetinden 7 kişi mızıkçı muhtarın baskılarına boyun eğmişler ve tüm hasılatın depoya geri toplanmasını sonra yeniden dağıtılması kararını vermişler.

Tabii hakkı yenen köylü durur mu, İhtiyar heyetine itiraz etmiş. Neden ?diye.

Çuvalları dağıtıma hazırlayan iki kişi mızıkçı muhtarın adamı, çuvalları dağıtan mızıkçı muhtarın beslemesi onlarda onayladı şimdi ne değişti?

Satılan çuvalların 3'ü doğru 1'i neden yanlış olsun? Hata var ise hepsinde hata olmalı değil mi?

Bütün çuvalları kendi adamlarının önünde hazırlamadık mı? Kantarda sorun var ise tüm çuvallarda sorun olması gerekmez miydi? diye feryat etmeye başlamış.

Ama nafile.. İhtiyar heyetindeki 7 kişi köylünün feryadına kulakları tıkamış.Tabii olay çevre köylerde de duyulmuş. Bütün köylerde aynı sistem varmış. Hepsi artık şüphe duymaya ve ihtiyar heyetine güvenlerini yitirmişler. Köylünün uğradığı haksızlık karşısında da toplanmışlar köy kahvesine madem siz yıllardır var olan hakkı hukuku çiğnediniz. Bizler o hakkı hukuku yeniden tahsis ederiz. Sizleri de biz getirdik biz göndeririz. Hiç kimse merak etmesin bu sistem devam edecek ve her şey çok güzel olacak diye karar almışlar. Hakkı yenen köylü köy meydanından geçerken yanına yaklaşan bir komşu köylü çocuk ''Ağabey herşey çok güzel olacak'' deyivermiş. Olmuş mu sana haksızlık karşısında bir slogan..

Hakkı yenen köylü köyler arasında problem çıkmasın diye ''Peki gari.. Yeniden depoya gidelim ve yeniden dağıtıp yeniden tartalım'' demiş. Daha önce sadece kendi köyündekiler ile çalışan köylü tüm köylülerin hatta şehirlilerin ve hatta mızıkçı muhtarın yanında çalışan vicdanlı kişilerin yardımı ile yeniden ürünlerini saymaya koyulmuş.

***

Mızıkçı muhtar size de birilerini hatırlatıyor mu? İstanbul seçimleri bilek hakkı ile kazanılmıştır. 6 mayıs darbesi ile gasp edilmiştir. AKP cenahı ''çaldılar'' yalanına başvuracak ve tüm seçim boyunca bu argümanı kullanacaklar. Ancak kendi tabanlarna dahi 4 oydan 3'ünün geçerli olup 1'inin geçersiz sayılmasını anlatamayacaklar.YSK kararında çalınma ile ilgili tek kelime yok. Seçim güvenliğini ve sandık kurullarını oluşturmak ile sorumlu olan YSK kendi oluşturduğu Sandık kurullarının kanuna aykırı olduğunu tespit ederek dünyada bir ilke imza attı. İptal gerekçesi olan 232 sandık numarası halen parti temsilcilerine bildirilmedi. 232 sandığın sonuçları halen yayınlanmadı. Gerekçeli karar ortada yok.

Mızıkçı muhtar ne yaparsa yapsın bu ulusta yaşayan yurttaşlar artık susmayacak ve hakkını tekrar söke söke alacak.

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları