YAZARLAR
+
Aa
-

Doğruları söylemek caiz değilmiş!

5 Ekim 2021 Salı

Yolsuzluk, adaletsizlik, iltimas ve kötü yönetimin tavana vurduğu bir dönemde herkese ve her kesime düşen görev her şeyden önce konuyla doğrudan ilgili olan iktidarı uyarmaktır. Dini sıfat taşıyanların ise haksızlık, adaletsizlik, yolsuzluk, yoksulluk konusunda en duyarlı kesim olması gerekir.

Ancak din, iktidara gelmenin ya da iktidarda kalmanın aracı haline getirildiğinde din olmaktan çıkar. Çıkar sağlama, statü kazanma, zenginleşme, hükmetme yetkisi elde etmenin aracı olarak din kullanılırsa dine en büyük kötülüğü bunu yapanlar vermiş olurlar.

Adı lazım değil profesör titri taşıyan ilahiyatçı bir hoca aynen şu fetvayı veriyor: "Bu iktidardan pek çok beklentiniz gerçekleşti... iktidara zarar verecekse haksızlık ve yanlışlardan şikayetle doğruları söylemek caizdir diyemem."

Nitekim aynı hoca 17-25 Aralık'ta ayakkabı kutularından taşan dolarlar, kollara takılan saatler, elbise ve çikolata kutularına doldurulup verilen rüşvetlerle ilgili skandal patladığında "Yolsuzluk başka hırsızlık başkadır" ifadesini kullanarak, "Yolsuzluk da ayıp, günah ve suç olduğu halde tarifi ve hükmü bakımından hırsızlık değildir, hukuki sonuçları ve cezası farklıdır" demişti. Tamam da tam da o sırada yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık arasındaki ayrımı yapmanın hangi ihtiyaçtan doğduğunu düşünmek gerekir.

Sanki birilerinin İslam dinini iktidarın ihtiyacına uyarlamak gibi bir görevleri var. Gelinen aşamada aynı zihniyet, iktidar bazı beklentileri gerçekleştirdi diye doğruyu söylemek gibi dini, ilmi, insani, ahlaki duruştan taviz vermeyi öneriyor. Beklenti karşılandığında haksızlık ve yanlışlardan şikâyet edilmeyecekmiş! Bu doğrudan doğruya dini ve ahlaki değerlerin siyasete (iktidara) alet edilmesi anlamına gelir. Diğer dinler bir yana İslam iktidara ya da iktidardakilerin yaptıklarına endeksli bir din değildir. Yüce peygamber kayda şarta bağlamadan "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" diyor, 'iktidar bazı beklentilerinizi karşıladığında doğruları söylemeyin, haksızlık ve yanlışlar karşısında susun' demiyor.

'Yanlışlardan şikâyet etmemek ya da doğruları söylememek' inanç sahiplerinin işi olamaz aksine oportünistlerin işi olur. İslam hak, hakikat ve doğrular uğruna başını veren Ebuzer'lerin, İmam-ı Azam'ların dinidir. İslam tarihi de esas itibarıyla doğrular, hak/hakikat uğruna hayatını verenlerle çıkarları uğruna doğrulardan sapanlar arasındaki mücadeleden ibarettir.

Dini, insani ve ahlaki değerleri iktidarların ihtiyaçlarına göre biçimlendirenler dine değil siyasete hizmet etmiş olurlar. 'İktidara zarar verecekse doğruyu söyleme, haksızlığa karşı çıkma, şikâyet etme' diyen gerçekte ilahiyatçı gibi değil Machiavelli gibi konuşmuş olur. Machiavelli "amaç aracı meşru kılar" ilkesini savunur. İktidar amacı uğruna dini, ahlaki ve ilmi her türlü değeri araç olarak kullanılacağını savunur. Machiavelli'ye göre iktidar sahibi bilge yönetici "aleyhine olacaksa sözünü tutamaz, tutmamalıdır da". İktidar sahibinin amacına ulaşması için uygulayabileceği her yöntem ve her türlü davranış yasaldır. Asıl olan iktidardır, başarıdır. Din de bu bağlamda iktidarın amacının aracıdır.

Herkesten ve her kesimden daha çok ilahiyatçılar Makyavelist uygulamalara karşı çıkması gerekir. Türkiye'de din adına ahkâm kesenler bunun tam tersi bir yaklaşım içinde bulunuyorlar.

İktidarın yaptıkları ya da sağladıkları uğruna inanç sahibi insanların yerine göre haksızlığa göz yummaları, doğruları söylemekten vazgeçmeleri, iktidarın yanlışlarını görmezlikten gelmeleri gücü zalimleştirir, iktidarı da putlaştırır.

İktidarı özne, dini, ahlakı ve insanı da nesne sayan bu anlayışlar yüzünden cihan devleti Osmanlı yıkılmış, muhteşem sıfatlı devlet müflis sıfatlı devlete dönüşmüştür. Bu anlayış yüzyılların ürettiği hasta bir zihniyetin devamıdır.

Haramı/helali, doğruyu/yanlışı, haklıyı/haksızı iktidarın sağladığı çıkar uğruna birbirine karıştırmak ya da görmezlikten gelmek dine değil iktidar oligarklarına hizmetkârlık yapmaktır.

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
5G, yeryüzünde ''adem'' bırakacak mı?
Arslan BULUT
5G, yeryüzünde ''adem'' bırakacak mı?
Erdoğan'ın niyeti Öcalan'ı bırakmak mı?
Arslan TEKİN
Erdoğan'ın niyeti Öcalan'ı bırakmak mı?
Ekonomik gidişat korkutuyor
Esfender KORKMAZ
Ekonomik gidişat korkutuyor
KKTC'de seçime giderken son gelişmeler
Hüseyin Macit YUSUF
KKTC'de seçime giderken son gelişmeler
'Helalleşme diyorum Erdoğan çok kızıyor'
Orhan UĞUROĞLU
'Helalleşme diyorum Erdoğan çok kızıyor'
Amirallerin ahı mı(!)
Selcan TAŞÇI
Amirallerin ahı mı(!)
O tekmenin hesabı
Servet AVCI
O tekmenin hesabı
El vurup yâremi incitme tabip
Mehmet YARDIMCI
El vurup yâremi incitme tabip