Yeni Çağ Gazetesi

DOĞU AKDENİZ'DEN BALKANLAR'A RUM-YUNAN KUŞATMASI

20 Mart 2019 Çarşamba 00:00

Bu köşedeki bazı yazılarımızda Yunan-Rum ikilisinin Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege'ye çıkışını engelleyip Anadolu topraklarına hapsetmek için bölgesel ve küresel güçlerle ittifaklar kurduğunu örneklerle, gelişmelerle anlatıp Türkiye'yi kuşatan büyük tuzağa dikkat çekmeye çalışıyorum.

Kuşatmayla birlikte hedef Türkiye'nin Akdeniz ve Ege'de uluslararası suları kullanmasını, denizlerdeki hak ve menfaatlerinden vazgeçmesini, Kıbrıs'tan tamamen çıkarılmasını sağlamak.

Rumlar Kıbrıs Cumhuriyeti'nin temeli olan 1960 Londra-Zürih anlaşmalarına aykırı biçimde önce ortak askeri doktrin bahanesiyle Yunan askerlerini Kıbrıs'a yerleştirdiler. Ruslara Baf üssünde kolaylıklar tanıdılar. İsrail artık tatbikatlar gerekçesiyle neredeyse sürekli Kıbrıs'ta. Aynı şekilde Mısır hem Kıbrıs hem de Yunan adalarında.

ABD'nin Rumlardan üs noktaları istediği, ABD'nin bu maksatla adada incelemeler yaptığı biliniyor. Bu gelişmeler üzerine 2018 sonlarında Rusların Kıbrıs'ın askerileştirilmesine çanak tuttukları için Rumları sert şekilde uyardı. Biz sessiz kaldık.

Şimdi de Fransa askeri olarak Kıbrıs'a yerleşme hazırlığında. Rumlar Fransa ile yaptıkları askeri iş birliği anlaşmasını ileri seviyeye çıkardılar. Fransız savaş gemilerinin Mari Üssü'nün kullanmasının önü açıldı. Fransız savaş uçakları da Rum hava üslerini kullanabilecek.

Şu günlerde bu askeri iş birliği Kıbrıs'ın hemen güneyindeki askeri tatbikatla perçinleşiyor. Fransa'nın tek uçak gemisi Charles de Gaulle bir süredir Suriye uçaklarında Kıbrıs doğusu ve güneyinde. Son 3 gündür İsrail ve Fransız savaş uçakları Fransız De Gaulle uçak gemisiyle Rum hava üslerine istinaden eğitim yapıyorlar.

Fransız savaş uçaklarının Larnaka etrafında uçuş gerçekleştirdikleri, icra edilen tatbikatlarda özellikle acil bir durumda Fransız uçaklarının bölgedeki havaalanlarına inebilmelerine yönelik eğitimlerin gerçekleştirildiği, bu kapsamda Larnaka ve Baf hava alanına yönelik de Fransız uçaklarınca iniş-kalkış eğitimleri icra edildiği, bu eğitimler kapsamında Fransız uçaklarının çok alçak irtifada bölgedeki havaalanlarına yaklaşma eğitimlerini de yaptıkları bildiriliyor. Yani Fransa Kıbrıs'ı kendi toprağı gibi kullanıyor.

Almanya'nın da benzer askeri kolaylıklar için sıraya girdiği, Rumlarla görüştüğü biliniyor.

Diğer taraftan Rum-Yunan ikilisinin İsrail, Mısır, Lübnan, Filistin, Ürdün ile oluşturdukları üçlü ittifaklar daha ileri seviyelere geçti. Bugün Kudüs'te GKRY-İsrail-Yunanistan liderlerinin zirve toplantısına ABD Dışişleri Bakanı Pompeo da katılacak.

Enerji iş birliğiyle başlayan ittifakın hayali EastMed boru hattının denizdeki güvenliğini sağlama gerekçesiyle askeri ortaklığa dönüştü. Bu askeri ittifakta ABD'nin de yer alması, hatta sondaj yapan Fransız şirketleri nedeniyle Fransa'nın da askeri rol alacak olması Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin saf dışı bırakma hamlesinden başka bir şey değildir.

Doğu Akdeniz ve Ege'de Türkiye'yi kuşatmayı sürdüren Yunanistan Balkanlara da el atmış durumda. Balkanlar Türkiye'nin ilgi ve etki sahasıdır. Hedef Balkanlar'daki Türk etkisinin ortadan kaldırılması, Avrupa ile Türkiye'nin arasına Yunan engeli konulması.

Yunanistan bunları yaparken uluslararası hukuku, anlaşmaları ve AB-NATO gibi teşkilatları istismar edip kullanıyor.

Yunanistan NATO'nun üye ülkelerin güvenliğine destek sağlanması prensibini de bu yönde kullanıyor. Bunu Balkanlar'da hayata geçirdiğini görüyoruz.  NATO'ya yeni olan ancak hava gücü yeterli olmayan ülkelerin hava sahasının güvenliğini sağlamak üzere NATO'nun üye ülkelerini katkılarıyla "hava devriyeleri" görevleri icra ediliyor.

Yunanistan İtalya ile birlikte önce Arnavutluk geçen yıldan buyana da Karadağ'ın hava sahasının koruma görevini icra ediyor. Türkiye NATO'nun Baltık hava devriye misyonunda görev alırken Balkanlar'daki bu misyonlarda görev almayıp meydanı Yunanistan'a bırakması ilginç.

Daha önce Yunanistan'dan tehdit, Türkiye'den destek algılayan Arnavutluk'ta durumun tersine değişmekte olduğuna ilişkin ciddi işaretler var.

Yunanistan şimdi de adını Kuzey Makedonya olarak değiştiren Makedonya'nın hava sahasını kontrol etmeye hazırlanıyor.   Bu NATO kapsamında bir görev değil. İsim değişikliği için Makedonya-Yunanistan arasında imzalanan PRESBA anlaşması gereğince.

Türkiye'nin Makedonya isim değişikliği konusunda tepkisiz kalmasının anlaşılmaz olduğunu daha önce söylemiştik. O anlaşmayla Makedonya'nın içişlerine karışma hakkı, Makedonlar üzerine baskı kurma ortamı elde eden Yunanistan şimdi de hava sahasını koruma bahanesiyle Makedonya üzerinde askeri kontrol tesis ediyor.

Yunanistan Türk izlerini silecek, Türk etkisini ortadan kaldıracak şekilde Balkanlar'da da yayılıyor. Türkiye'yi çevreleyen kuşak Süveyş'ten Doğu Akdeniz'den Makedonya'ya Balkanlar'a uzanıyor. Türkiye halen müzakere ve istikşafi görüşmelerle oyalanıyor. Oyalama yani statükonun devamı ise Yunan-Rum lehine.

 

Yorum Yap
Adınız Yorumunuz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

17 Nisan 2019 Çarşamba 00:00

Bu fotoğraf "çok önemli"

15 Nisan 2019 Pazartesi 00:00

İki ateş denizinin arasındaki Türkiye

13 Nisan 2019 Cumartesi 00:00

Çifte tuzakla Türkiye kaybediyor

10 Nisan 2019 Çarşamba 00:00

Kara Bahar Operasyonu ve S-400/F-35 krizi