Yeni Çağ Gazetesi

SURİYE BÖLÜNÜRKEN SÜKUT İKRARDAN MI GELİYOR?

10 Aralık 2018 Pazartesi 00:00

Eylül 2015'teki referandum fiyaskosuyla Irak'ta Barzanistan hayali sona erdi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Son 3 ayda ABD, Barzani'yi yeniden ayağa kaldırdı. Bölgesel yönetim tam anlamıyla aşiret yönetimine dönüştü. Amca, yeğen, kardeş, oğul yönetime el koydu.

ABD'nin yaptırımları nedeniyle Türkiye'nin İran'dan azalan petrol ithalatının yerini Bağdat daha da çoğu Barzani petrolü doldurmaya başladı. ABD de bizi Barzani'ye yönlendiriyor. Bu adeta Barzani'ye can suyu demek.

Rusya'nın Barzani bölgesinde petrol-gaz projelerine 4 milyar dolarlık yatırım yaptığını, bunların çıkarılması ve boru hatları projelerini üstlendiğini biliyor musunuz? Müttefik sandığınız ABD ve Rusya size karşı ittifak yapıyor olmasın! Eğer Irak kuzeyindeki petrol ve gazın Suriye kuzeyinden Akdeniz'e ulaştırılmasına ilişkin bir proje önünüze konursa şaşırmayın!

ABD, Barzani'ye bir görev daha verdi. PYD/YPG'nin imaj çalışması kapsamında Suriye'de PYD'ye muhalif tüm Kürt yapılarının oluşturduğu ENKS'nin PYD ile iş birliğine girmesini sağlama işi Barzani'de. Barzani arabuluculuğunda PYD ve ENKS görüşüyorlar.

Aslında ENKS yapısı Türkiye-Barzani ortak yapımı. Yani Suriye kuzeyinde PYD'nin ekmeğine yağ sürecek gelişmelerden Türkiye'nin haberdar olmaması mümkün değil.

O kadar mümkün değil ki Ankara'da görüşmeler yapan ABD'nin Suriye özel temsilcisi Jeffrey ertesi gün Gaziantep'te ENKS temsilcileriyle görüştü. ENKS'nin Suriye ve özellikle Rojava'daki sorunların çözümü için hazırladıkları projeleri Jeffrey'ye verdikleri bildiriliyor. Görüşmelere katılan ENKS temsilcisi "Amerika'nın bir Kürt projesi var. Biz de kendi görüşlerimizi onlara ileteceğiz ki Kürtlerin de talepleri Amerika'nın o projesinde yer alsın" diyor.

Sokaktaki vatandaş bile artık haberdar ABD'nin sözde Kürt projesinden. Peki ya devleti yönetenler? ABD'li temsilcinin Türkiye ziyaretinin dört parçalı büyük Kürdistan projesini hayata geçirmede yeni bir safha olduğu halen görülmüyor mu?

Jeffrey'nin Ankara ziyareti öncesi ve ziyarette yaptığı açıklamalar ve Suriye kuzeyinde sahada olup bitenler Suriye kuzeyinde oluşan yapıya Türkiye'nin rızasının alındığına işaret ediyor.

Hakkını yemeyelim ama Türk tarafının açıklamaları istikrarlı(!), hiç değişmiyor: Müsaade etmeyeceğiz, Türkiye'ye rağmen olmaz,  rahatsızız, terör örgütleriyle ilişkisini kesmesini bekliyoruz, gözlem noktalarını istemiyoruz... İçi ve altı boş, sadece laf.

Buna karşı Jeffrey ne diyor? 'Türkiye'nin rahatsızlığını Vaşington'a ileteceğiz...' Resmen ve alenen dalga geçiyor.

Daha neler söylüyor? Gözlem noktaları kuracağız, 90'larda Irak'taki gibi Suriye'de de Çekiç Güç oluşturulmasını istiyoruz (PYD Afrin'i de kapsasın istiyor), Türkiye'nin dediği gibi Menbic yol haritasını tüm Suriye kuzeyine (İdlib dahil) yayacağız, 30 bin SDG'li eğiteceğiz 90 bine çıkaracağız, sınır koruma birlikleri kuracağız, sivil ve askerî birimleri eğiteceğiz. Asıl IŞİD'i yenmek için buradayız ama İran ve milisleri çekilmeden, siyasi süreç tam olarak yürürlüğe girmeden, (PKK/PYD'nin taleplerini içeren) anayasa yapılmadan Suriye'den çekilmeyeceğiz.

Biz papağan gibi aynı lafları söylerken sahada olanlar: Gözlem noktaları kuruluyor, uçuşa yasak bölge hazırlıkları başladı, dün itibariyle Fırat Kalkanı sahasının karşısında Fırat Nehri'nin doğu kıyısına ağırlığı Araplardan oluşan SDG birlikleri konuşlanmaya başladı. Menbic modelini genişletme adı altında yine Arap ağırlıklı SDG'liler Fırat doğusunda da Türkiye sınırı boyunca konuşlanıyor. Türkiye-Suriye sınır hattında herkes kendi bölgesinde olmak üzere ortak devriyeler başlayacak. ABD askeri SDG ile yan yana dolaşacak. Böylece YPG'lilerin görünürlüğü azaltılıyor PKKistan'ın (yani ikinci Kürdistan. Birincisi Barzanistan bölgesi) sınırları iyice netleşiyor.

Jeffrey, Menbic modelinin genişletilmesinin Türkiye'yi İdlib'de desteklemeyi de içereceğini söyledi. Ne demek bu? Neye karşı destekleyecek? HTŞ'ye operasyona hazırlanan Suriye'ye karşı mı? Bize Suriye'de her şey yolunda havası pompalanırken Suriye'de devletler arası savaşın an meselesi olduğu görülüyor. Hangi devletler arasında acaba?

ABD'nin İdlib'e müdahil olmasıyla uçuşa yasak bölgenin İdlib'den Irak sınırına kadar tüm Suriye kuzeyini kapsaması PYD'nin 2016'da ilan ettiği Kuzey Suriye Federasyonuna yol açmak değil mi? Barzanistan'ın nasıl oluştuğunu hatırlayın.

Jeffrey'nin uçuşa yasak bölge ve İdlib açıklamasına Türk tarafı neden tek kelime cevap vermiyor?

ABD bizimle dalga geçiyor, Irak-Suriye'de hatta Doğu Akdeniz'de planlarını göstere göstere ilmik ilmik örüyor. Suriye açıkça bölünürken Türkiye sessiz. Sükut ikrardan mı geliyor yoksa?

 

 

 

Yorum Yap
Adınız Yorumunuz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

21 Ocak 2019 Pazartesi 00:00

Suriye'deki Sülün Osman; ABD

09 Ocak 2019 Çarşamba 00:00

Türk görünümlü Amerikan planı