Mustafa Kemal'den Neferlere: "Yüreği seninkinden daha te­miz..."

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Türkiye, sınır güvenliğini sağlamak için beş gün önce Suriye topraklarında "Barış Pınarı" harekâtı başlattı.

Savaş mı yoksa harekât mı diye tartışıladursun, askerlerimiz cephede verilen emirleri yerine getiriyor.

**

(Eskiden tartışma olmaz ve adına "sıcak takip" denirdi.)

**

Bu vesileyle Atatürk'ün "Mecbur kalmadıkça savaş bir cinayettir" sözünü hatırladım.

Daha başka ne dediğini de -tekrar- araştırınca, "Neferlere" diye başlayan hitabı karşıma çıktı.

Mustafa Kemal (Atatürk), Türk askeri için, "Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha te­miz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir" diyor.

21 gün 21 gece süren Sakarya Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasından sonra "Düşman ordusu, kızgın bir ufuk üzerinde tüten ve yanan yüzlerce köyümüzü arkasında bırakarak, ceza önünde kaçan bir cani gibi, geldiği yerlere gidiyor."

Mustafa Kemal bu zaferden bir ay sonra (20 Eylül 1921'de), Türk Ordusuna bir "Bildiri" yayınladı.

Memnuniyetini şöyle ifade etti:

"Mazlum milletimizi tarihinin en tehlikeli bir zamanında yeniden ışığa ve kurtuluşa kavuşturan bu muharebede, sizin başkumandanınız olmaktan dolayı, bir insan kalbi için mukadder olabilecek en derin saadet ve iftiharı duydum."

"DÜNYANIN HİÇBİR ORDUSUNDA…"

Mustafa Kemal, "Türk Ordusu'na Bildiri"de, Mehmetçiği çok haklı biçimde şöyle övüyor ve gururlanıyordu:

**

Kurtuluş için yaptığımız bu savaştan çok daha evvel sizi başka muharebe mey­danlarında da tanımış idim.

Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha te­miz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir.

Her zaferin mayası sendedir. Her zaferin en büyük payı senindir.

Kanaatinle, imanınla, itaatinle, hiçbir korkunun yıldıramadığı demir gibi pek kalbinle düşmanı nihayet alt eden büyük gayretin için minnet ve şükranımı söylemeyi nefsime en aziz bir borç bilirim.

Sizin gibi kumandanları, subayları, neferleri olan bir milletle yad elleri altında köle olmak mümkün değildir.

Bu defa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin hakkımda yeni bir rütbe ve Gazi unvanıyla te­celli eden iltifat ve tevcihi doğrudan doğruya size aittir. (…)

Cenabı Hak giriştiğimiz kurtuluş mücadelesinde şerefli silah arkadaşlarıma kendilerini seçkin hale getiren asaletin, civanmertliğin, kahramanlığın hakkı olan ka­ti kurtuluşu da nasip etsin.

ABE, Cilt 11(1921), s.413

 

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları