Namık Kemal'in 'subliminal' mesajı!

A+A-
Arslan TEKİN

Tekirdağlılar Namık Kemal'e sahip çıktılar. Namık Kemal Lisesi ile Namık Kemal Derneği birlikte "Hürriyet" adıyla "Namık Kemal Özel Sayısı"nı çıkardı. Büyük boy 20 sayfa. Bu gazetede Namık Kemal'i her yönüyle öğreniyorsunuz. "Hürriyet", o büyük vatan şairinin Ziya Paşa ile birlikte Avrupa'da çıkardığı gazetenin adıdır. Birinci ve sonra İkinci Meşrutiyet'e giden yolun darvazası (büyük kapısı) Namık Kemal ve Genç Osmanlılar'ın iştiyakla savunduğu bu kavramdır.

Tekirdağ ve Namık Kemal... Ne alâkası var?  Namık Kemal, 178 yıl önce, 21 Aralık 1840'ta Tekirdağ'da doğmuştur.

Onun, Vatan Yahut Silitsre oyunu, zamanında çok tartışılmıştır. Bu eser, romantizmle hamasetin birleşimidir. Âşık olan bir kız (Zekiye) ve kızın aşkını karşılıksız bırakmayan bir erkek (İslâm) oyunun kahramanları... Ama aşkın üstünde bir kavram var ki o da "vatan".

Zekiye, pencereden gizlice odasına giren İslâm'dan "sevgi" sözleri duymak ister ama İslâm, "aşk odası"nda Zekiye'ye "Vatan" nutku çeker! Sonunda vatan uğrunda ölmeye gideceğini söyler; "Vatanını sevmeyen bir adamdan hayır bekleme!" der.

Zekiye ona uyar, dünyada ve ahirette İslâm Bey'e bağlı kalacağına dair söz verir.

Sonuç itibarıyla Zekiye de erkek kılığına girer ve Silistre'nin savunmasına koşar. İkisi cephede karşılaşırlar. Ölümüne savaşmışlardır. Önce vatan, sonra aşk... Mutlu son: Evlilik.

"Aydınlanma" Batıda 17. yüzyılda başlamıştır. Bizde 19. yüzyılda Genç Osmanlılar'la başladığını söyleyebiliriz. "Aydınlanma"da başı çeken bir isim Namık Kemal'dir.

Fikir hareketlerini "tekamül" kavramıyla birlikte düşünmek gerekir. Hiçbir hareket birden ortaya çıkmıyor. Kıvılcımlar birbirini ateşliyor, gide gide yol aydınlanıyor ve belirlenen hedefe ulaşılıyor. "Aydınlanma", Batı'da 1688 İngiliz İhtilâli'yle ateş alıyor, 1789 Fransız İhtilâli'yle doruğa çıkıyor.

"[Bizde] Tanzimatçı Aydınlar, Batı kültürünü bütünlüğü ile benimsemeyi düşünmedikleri gibi, bu kültürün her alanda İmparatorluğun sınırları içine aktarılmasını da istememektedirler. Bunlar, daha ziyade Batı kültürü ile eski Osmanlı gelenekleri arasında bir uzlaşmanın gerçekleşmesini özlerler. Mesela, eski Osmanlı - İslam hukuku ile Batı devlet mekanizması­nı uyuşturmak, eski Osmanlı ahlak sistemi ve görenekleri ile Batı konfor vasıtalarını birleştirmek istemişlerdi. Eski Osmanlı gelenek ve göreneklerinin imparatorluk için hayati bir önemi olduğuna inanan bu düşünürler, kökten bir değişmeyi hiçbir şekilde akıllarından geçirmemişlerdi. Çünkü onlar, İmparatorluğun geçmişinden köklerini alan, yani, İmparatorluğun kendisi ile birlikte gelişip şekillenen bütün bu eski kurum ve oluşumları, imparatorluk için hayati önemi olan birer hayat damarı olarak göz önünde tutmuşlardı." (Kâmuran Birand, "Türk Düşüncesinde Avrupalılaşma Hareketleri", A.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, C. I-IV, 1957).

Vatan Yahut Silistre piyesinin neden yasaklanmıştı, biliyor musunuz? İlkin 1 Nisan 1873'te oynanır. Halk heyecana gelir; "Yaşasın vatan!" nidalarının arkasından "Allah muradımızı versin!" diye haykırır.

Abdülaziz zamanıdır. Oyun içinde de "murat" kelimesi geçer. Veliahd Murat'ın padişah yapılacağı telaşına kapılırlar. Namık Kemal Magosa'ya sürgün edilir.  Arkadaşları bile sürülür.

Zamanımızda "subliminal mesaj" verdi diye kaç kişi içeride?!

Nereden nereye geldiğimizin muhasebesini yapmalıyız.

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları