Nefret suçunu işleyenler kimler?!

A+A-
Arslan TEKİN

Önceki gün Hrant Dink'in katledilişinin 14. yıldönümüydü. Bizim yayınladığımız haftalık haber gazetesinde kendisiyle arkadaşımız Ayşe'nin yaptığı röportajın tamamını "Azınlıklar vitrin malı değildir" başlığıyla verdim. O başlık Hrant'ın, mülakatında söylediği "Türkiye gayrimüslim vatandaşlarını sadece vitrininde sergileyebileceği kadarıyla benimsiyor." sözünden mülhem.

Hrant'la haberleşirdik. Muhtemelen önce ben aradım, röportaj sözünü aldım, sonra Ayşe konuştu.

 "Hepimiz Ermeni'yiz" grubu var. Ölüm yıldönümünü fırsat bilip kin kusarlar.

Daha önce biri kin kusmak için bir yazımdan alıntı yapmıştı. 2 Şubat 1914 günü çıkan "İslâmcı beslemesi ateist!" başlıklı yazıma girip okuyabilirsiniz.

O kişiye "ateist" dedim. Suçlamadım. Kendisi "ateist" olduğunu söylemişti.

Biz de Hrant'la karşı karşıya geldiğimiz oldu. Müteveffa çok konuşurdu. Ekranlardan inmezdi. Dikkatleri üzerine çekerdi.  Yanlış yazmayayım, suçlamış olmayayım, diye kendisine "Bu söylediklerin doğru mu?" mealinde sorardım.

Bizim durduğumuz yer belli, Onun için belli çevrelerin gözünde peşin suçluyuz.

Belli çevreler, bizi "nefret suçu" çerçevesine sokmak ister. Bende nefret suçunun genel tarifinde belirtildiği gibi,"Kişinin ırkı, dini, engellilik durumu, etnik kökeni ya da cinsî tercihi"ne karşı peşin hüküm bulabilirler mi?

 Niye bunları yazıyorum? Kimilerine göre biz nefret suçu işlemişiz.  Kitabını bile çıkarmışlar. Sözün önüne arkasına bakmadan cımbızla bir cümle çekiyorlar, "Bakın işte nefret ediyor." diyorlar. Bahsettiğim yazım için de öyle.

Nefretçi "Hepimiz Ermeni'yiz" grubu, beni savcılığa da verdi, mahkemeye de. Açıklama gönderdiler, iki gün yayınladım. Öyle suçlar isnat ettiler ki, akıl alacak gibi değil. Netice alabildiler mi?! Bunlar dünyanın kendilerinden ibaret olduğuna o kadar inanmışlar ki...

"Irkçılar'ın ipliğini pazara çıkartacağım!" başlığıyla beş yazı yazdım. "Nefretçiler"e gerekli cevabı verdim.

Başka "nefretçiler"den bahsedeceğim. Yeni gördüm. Haberi okuyalım:

"Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu'nun editörlüğünü yaptığı 'Nefret Söylemi ve/veya Nefret Suçları' kitabı geçtiğimiz hafta Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı. Nefret söylemi ve suçlarının 21 başlık altında incelendiği kitapta, İnceoğlu ve Dr. Ceren Sözeri'nin 2004-2007 yılları arasında ana akım medyada doğrudan Hrant Dink'i hedef alan haber ve köşe yazıları incelemesi de yer alıyor."

Benden de bahsediyorlar. İki yazıya atıfta bulunuyorlar ve açıkça suçluyorlar:

"24 Şubat 2004: Yeniçağ'da Arslan Tekin, 'Kıyım Tamam şimdi 'Büyük Ermenistan'a bak!' başlıklı yazısında '(Ermeniciler) Neyi ispat etmek istiyorlar? Türklerin Ermenileri kestiğini! Sabiha Gökçen meselesi bununla bağlantılıdır' dedi.

25 Şubat 2004: Hrant Dink'in kendisine yolladığı cevabı yayımlayan Tekin, 'Türk'ün kanı zehirli' ne demek oluyor!' yazısında kızgınlığının asıl sebebinin Dink'in cesareti olduğunu belirterek 'Şimdi AB kapısı aralandı sanılıp istedikleri gibi at koşturuyorlar, yarın, bu atları üzerimize sürüp tepelemeye kalkacaklardır' yazdı."

Bütün yazılarıma baktım, 24 Şubat 2004 tarihinde böyle bir yazı yazmamışım. Arşiv şefimiz Hüsnü'ye, "24 Şubat 2004 tarihli gazeteye bak. Benim böyle bir yazım var mı?" dedim. Başka yazı yer alıyor. Olsa bile fark etmez.

Nefret suçu işlediğimi ancak akıllarını kiraya verenler söyleyebilirler. Bu kitabı derleyen de editörlüğünü yapan da yayınlayan da suç işlemiştir. Nasıl suç işlediklerini bahsettiğim beş yazıma girerek öğrenebilirler. Peşlerini bırakmayacağım. Yeri geldikçe iftiralarını yüzlerine çarpacağım.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58