O fotoğrafı unutma Türkiye!

Şubat 2012... Kırıkkale Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu, soru önergesi veriyordu: "9 Temmuz 2011'de Diyarbakır-Bingöl kara yolunda PKK tarafından kaçırılan Astsubay Abdullah Söpçeler ve Uzman Çavuş Zihni Koç ile 12 Ağustos'ta Muş-Kulp kara yolunda kaçırılan Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu ile 7 aylık er Aykut Çelik'in durumu PKK ile görüşmelerde gündeme gelmiş midir? Bu kişilerin sağ ve salim olarak terör örgütünün elinden kurtarılmaları ve ailelerine kavuşturulmaları için bir girişimde bulunulmuş mudur?"

Soru önergesine dönemi Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay cevap veriyordu... Mardin Mekanize Tugay Komutanlığı'nda görevli Er Aykut Çelik ve Muş Valiliği'nde görevli stajyer Kaymakam Kenan Erenoğlu'nun Kongra-Gel (PKK) mensupları tarafından 12 Ağustos 2011 günü Diyarbakır/Kulp-Muş/Panak kara yolunda gerçekleştirilen yol kesme eylemi neticesinde kaçırıldığını söyleyen Atalay şöyle devam ediyordu: "Kaçırılan şahıslardan Er Aykut Çelik'in bilahare 19 Eylül 2011 günü örgüt mensuplarınca serbest bırakıldığı, Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu'nun ve diğer şahısların yerlerinin tespitine yönelik olarak ilgili güvenlik kuruluşlarının yürüttüğü müşterek çalışmalar devam etmektedir."
***
Dikkat edilirse ifadede nazik bir üslup var... O vakitler PKK'yla el sıkışılan Oslo'dan 'yeni Türkiye'ye taze bahar havası geliyor çünkü!.. Başbakan Yardımcısı Atalay, o soru önergesine cevapta, PKK'ya 'terör örgütü' bile diyemiyor... Kaymakam adayı dışında kaçırılan askerlerden de 'diğer şahıslar' diye söz ediyor...
Türkiye, kimlerin elinde neler yaşamış, bu millete hangi zillet yaşatılmış, unutanlar veya unutturmak isteyenler için bunları sürekli hatırlatıyoruz... Kimse bunlar 'sanki hiç yaşanmamış' üç kâğıdına kaçmasın ve zekâmızla dalga geçmesin diye...
***

PKK'nın çeşitli tarihlerde kaçırıp 17 ay elinde tuttuğu 8 kamu görevlisi, terör örgütünün Irak'ın kuzeyindeki kamplarının bulunduğu Amadiye bölgesinde İHD ve aralarında BDP'li 2 milletvekilinin de bulunduğu heyete teslim edildi... Tarih 13 Mart 2013'tü...
Oslo'nun hatırı işlemeye başlamıştı!.. Teslim töreni PKK tarafından şova dönüştürülmek istenmiş, medyanın önünde yapılmıştı...
Kamu görevlilerini teslim almaya gelen heyeti karşılayan PKK'lı terörist Süleyman Şahin'di... Yani 2009 yılında Tokat'ın Reşadiye ilçesinde 7 askerimizin şehit olduğu saldırı emrini veren 'Baver Dersim' kod adlı terörist!..
PKK adına açıklamayı yapan da oydu: "Sayın Öcalan'ın çağrısı ve KCK'nın talimatıyla bu kişileri heyete teslim edeceğiz. Bunları serbest bırakmamızın demokratik çözüm sürecine katkı sunacağını umuyorum. Türkiye halkı buna değer biçmelidir..."
Öyle lânet bir sürecin ayak sesleri duyuluyordu ki, bir terörist Türk halkına 'neye değer biçeceğini' öğretmeye kalkışıyordu!..
***
Teslim 'tören'inden bir ayrıntı ortaya çıktı... Kaçırılanlardan Uzman Çavuş Zihni Koç ve arkadaşları, terörist Şahin'in uzattığı eli sıkmadılar...
Uzman Çavuş'un, kan ve irin kokan o eli sıkmaması bir teselli olmuştu bizim için... O necis elleri sıkmak adına Meclis'te ve Ankara'nın 'resmî zulaları'nda sıraya girenlere inat, şehit ve gazilerin ve büyük Türk milletinin şerefine sahip çıkmıştı!..
Binlerce yıl önce Batı'ya doğru yolculuğa çıkmadan elini ateşle yıkayan Türk, arkadaşlarının katiline elini vermeyerek millî karakterinin gereğini yapmıştı... Özgürlüğüne kavuşuyor olmak başını döndürmedi... Katilin yüzündeki o pişkince sırıtışa fırlattığı bakış 'bir gün mutlaka' bakışıydı...
Oysa kimler ne eller sıkmıştı, sözde 'kanı durdurmak' ve 'barış' için!..

Yazarın Diğer Yazıları