Obezite ve yanlışlıklar / Dr. Leyla Onay

Obezite ve yanlışlıklar / Dr. Leyla Onay

Yıllardır obezite ve sağlıklı uzun yaşama konusunda çalışırım. Bana en zor tedavi ne denildiğinde kesin olarak obezite cevabını veriyorum.

Özellikle ücret ödeyerek televizyona çıkan çoğu pratisyen hekimler zayıflamanın sadece yemekle içmekle olduğunu zannediyorlar. Birkaç tanesi, ekmek yemeyin derken Canan Hocamız da istediğiniz kadar yağ tüketin demektedir.

Her ikisi de yanlıştır.

Hiçbir meslektaşım açlık hissini yapan midedeki 1200-1300 cc asitik sıvının olduğunu söylememektedir. Bu asit ancak kepeği alınmamış az işlem görmüş ekmeğin tamponlanmasıyla ortadan kalkar ve açlık diner. Ancak çok zenginseniz bolca et, bolca yumurta, yeşilliklerde açlığı bastırabilirsiniz. Bu beslenme tarzı da hatalıdır. Dünya sağlık örgütünün önerisi; yüzde 50 karbonhidrat dediğimiz ekmek, bakliyat, yeşillik yüzde yirmi beş protein (et, süt, yumurta) yüzde yirmi beşte yağdır.

Doymamış olan zeytinyağ en idealdir. Daha az olarak tereyağ  önemlidir. Bu sayede A, D, E, K vitaminleri alınmış olur. Ekmek yeme demek bayramdan bayrama et yiyen dar gelirli kilolu vatandaşlarımıza haksızlıktır.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu görmemiş orda çalışmamış meslektaşlarımız hayatını hayvancılıkla kazanan vatandaşlarımızın her gün et yediğini zannetmektedirler. Ailesini geçindirmek için sermayesi olan hayvanlara gözü gibi bakarlar. Onları büyütüp satmak en büyük vazifeleridir.

Televizyon yetkililerine de şunu söylemek isterim: Birinci planda kazancı düşünmeksizin konuşanların ihtisası sorularak halka doğru bilgiler verilmesine katkıda bulunulmasını öneririm. Sık sık acıkanlar gece üçte sabaha karşı altıda mide asidi salınımı sırasında bu zamanı uykuda geçirilmesi gerekir.

***

Obezitenin birçok sebebi vardır. Bunların başında kadın cinsiyeti gelir. Yağ oranları daha yüksektir. Sık sık yemekli davetlere giden masa başında oturan iş adamları da obezite tehlikesi altındadır.

Klasik olarak herkes kilosunu metrekaresine bölünerek bulunduğunu bilir. Böyle öğretilmiştir. Ancak bu çok yanlıştır. Bir sumo güreşçisinin beden kitle endeksi 50'dir. Ancak beden kitle endeksinin 25-27 olması öğretilmiştir. Belin kalçaya bölünerek bulunan ölçü de yanlıştır. Zira bel kemiği yaşlandıkça çöker ve kalınlaşır.

Erkeklik obezitesinin sebeplerinin başında testestoron erkeklik hormonun azalmasıdır. Erkekler yaşlandıkça şişmanlarlar. Bu hormonun dışardan ölçüsüz verilmesi prostat kanseri sebebidir. Daha sonraki yazımda obezitenin çok geniş olarak tedavisinden bahsedeceğim. Şimdilik bu yazımda erkeklere günde üç kereden başlayarak şınav çekmelerini öneririm.

***

Ev hanımları kabul günleri sebebiyle, ruhsal sıkıntılarını hafifletmek için çok kalori alırlar. Kabul günleri için ben hanımlara etsiz çiğ köfte, bol yeşillik, bol koyu ayran, zeytinyağlı yaprak dolması, mercimek veya nohut yumurta salatası öneririm.

 Benim obezite kriterim; karşısındaki kişinin gözünü rahatsız etmemektir.

Obezitenin pek çok sebeplerinden ilki genetiktir. Anne babası kilolu olan yüzde 80 kilolu olacaktır. Şayet bir tanesi kilolu ise bu oran yüzde 40'a inmektedir. Genetik faktörlerden bir tanesi de doğmalık obezitedir. Doğuştan kiloludur. Ayrıca şeker hastası annelerin çocukları da iri doğar. Annenin kanında çok şeker olduğu için fazla beslenir. İri doğan çocukların annelerinin şeker tayini edilmesi önerilir. Beyinsel sebepler nadir olsa da obezite sebebidir. Ancak ben en çok polikistik over sendromu olan kadın obezleri görüyorum. Burada yumurtalıklarda olan kistler kadının adet görmesini zorlaştırır, kıllanma, göbekte yağlanma, ay dede surat, karın ve koltuk altında ani şişmanlamaya bağlı kırmızı çatlaklar olabilir. Gebe kalması zorlaşır.

Diğer bir obezite sebebi tiroid   hormonu azlığıdır.

Başka bir obezite sebebi böbrek üstü tümörüdür. Biz buna Cusing sendromu diyoruz. Daha az görünmekle beraber meslek hayatımda  4-5 vak'a gördüm.

***

Türkiye'nin en şişman halkının nerde olduğunu merak ediyorsanız? Bafra pidesinin meşhur olduğu  Bafra ilçemiz ile 255 yemeği ile meşhur olan Gaziantep'tir. Zengin ailelerin çocukları obeziteye meyillidir. Cılız çocuk görmek zordur. Bu arada kola ve şekerli içeceklerin yaygın olması da önemli tehlikelerden bir tanesidir.

Bu arada şunun da unutulmaması gerekmektedir ki, olabilecek hastalıklara karşı vücutta 5 kilo rezerv yağ olması gerekir. Şişmanlık sebeplerinden bir tanesi Blumia nervosa dediğimiz bir yemek yeme bozukluğudur. Bir vak'amı anlatmak isterim; genç bir inşaat mühendisi hanım geceleri bir tencere makarna veya helva yaparak yiyor. Bir süre sonra kusarak bunu dışarı çıkarırken zaman içinde midesinde fincan büyüklüğünde bir fıtık gelişiyor. Uzun tedaviden sonra bu huyundan vazgeçti ve fıtığı için bir cerraha gönderdim. Ancak ben bariyatrik ameliyatlara karşıyım. Kilolu insanlarda ameliyat komplikasyonları çoktur. Ve ameliyattan 5 sene sonra mide genişleyerek aynı kiloya ulaşmaktadırlar. Blumianın zıttı olan Anoreksiya nervosa da kişi kendini çok şişman görür. Yemekten içmekten kesilir. Telkin kabul etmez ve kendi ölümünü kendi eliyle gerçekleştirir.

Obezitenin pek çok zararlar vardır. Tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, halkın damar sertliği dediği ateroskleroz, mantar enfeksiyonları, diz ağrıları, psikolojik bozukluklar sayılabilir. Son zamanlarda mankenler, genç kızlar ifrat derecede diyet yapmakta kolajen dediğimiz kas dokusunu güçlendiren kısımları da kaybetmektedirler. Adeta bir deri bir kemik halinde gezmeyi tercih etmektedirler. Bir süre sonra sarkopeni dediğimiz adele deri  sarkmalarına, güçsüzlüğe uğrayacaklardır. Kolajenide yeniden kazanmak oldukça zordur. Gelecek yazımda obezitenin tedavisi ve denediğim diyet örneklerini yazana kadar her gün yarım saat çeşitli istikametlere yürüyün bu yürüme temposu yanınızdaki arkadaşlara rahat konuşacak tarz da olmalıdır. Bu yürüyüşlerde endorfin, seretonin isimli mutluluk hormonları çıkacaktır. Bir süre sonra tiryakisi olacaksınız. En güzel sağlıklı günler sizin olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş