Ödemeler bilançosu alarm veriyor!.. - Esfender KORKMAZ
29 Ocak 2022 Cumartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 3°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Esfender KORKMAZ
Esfender KORKMAZ

Ödemeler bilançosu alarm veriyor!..

esfender@esfenderkorkmaz.com
+
Aa
-
19 Ağustos 2020 Çarşamba

Merkez Bankası Ocak-Haziran ayları arasındaki 6 aylık dış ödemeler blançosunu açıkladı. Türkiye'nin dış borçları makul seviyede olsaydı, ithalata bağımlı bir üretim yapısı olmasaydı, açıklanan blanço pandemi döneminde fazla sorun yaratmayacaktı. Ama bu günkü Türkiye ÅŸartlarında söz konusu ödemeler tablosu, üretici ve tüketici, herkesi edecek bir yapıdadır. 

Ocak-Haziran 6 aylık ödemeler blançosu

* 6 ayda Cari açık 19,8 milyar dolar oldu.

* Doğrudan yabancı yatırım sermayesi gelmedi (yalnızca 0,1 milyar dolar),

* Yabancıya 1,8 milyar dolarlık gayrimenkul satışı oldu.

* Portföy yatırımlarında 12,8 milyar dolarlık çıkış oldu.

* Bankalar ve özel sektör 8,4 milyar dolar net dış kredi ödediler. 

* MB resmi rezervleri 30,1 milyar dolar  azaldı.

Öteden beri cari açığın sürdürülemeyeceği açık olmasına rağmen, ekonomi yönetimi bir önlem almadı. Ekonomi yönetimi ve bazı iktisatçılar büyüme olduktan sonra cari açığın bir önemi yok dediler. Cari açık dış borca dönüştü. Daha doğrusu ithalatçı önce dış borç aldı. Sonra ithalat yaptı. Sonuçta dış borçlarımız arttı. Gerçekte eğer

yatırım malları ve teknoloji ithal etmek için cari açık verseydik, döviz gelirimiz  artardı ve borç ödeme kapasitemiz artardı.

Öte yandan, 'dalgalı kur' sistemini bir geçiş dönemi içinde değiştirip, dalgalı kur ile sabit kur arasında kontrollü bir sisteme geçebilirdik. Aramalı ve hammadde sektörlerinde ithal ikamesi yatırımlarını gerçekleştirebilirdik.

Konvertibiliteyi ve yabancı sermaye girişini yanlış anladık. Sıcak para serabına kapıldık. Spekülatif sermayeyi kendi paramız zannettik. Kaldı ki, zaten sıcak paranın gittiği ülkelere, yarattığı aşırı kırılganlık ve belirsizlik nedeni ile, ciddi yabancı yatırım sermayesi gitmiyor.

Spekülatif sıcak para girişini kontrol ederek, doğrudan yabancı yatırım sermayesini teşvik edebilirdik. 2009 krizine kadar Türkiye'de doğrudan yabancı yatırım sermayesini çekecek ortam mevcuttu. Şimdi ekonomik olarak kırılgan bir ülkeyiz. Demokrasi ve hukuk altyapımız sorunlar yumağıdır. İstesekte artık sermaye çekemeyiz.

Aslına bakarsak sorunun temelinde küreselleşmenin kötü yönetilmesi geliyor. Çin, Güney Kore, şimdi de Hindistan küreselleşme sürecini iyi kullandılar. Çin yabancı sermayeyi kullandı. Cari fazla verdi. İçerde yerli ve milli sermaye birikimini sağladı. Şimdi kendisi başka ülkelerde yatırım yapıyor.

Bu süreci anlayıp deÄŸerlendirmeyen Türkiye ve bizim gibi geliÅŸmekte olan bazı ülkeler, söz gelimi, Brezilya, Güney Kore, Arjantin  spekülatif sermayenin etkisinde kaldı.

Aynı spekülatif sermaye, yine aynı ülkelerde devletin dışlanmasına, kamu altyapı yatırımların özelleÅŸtirilerek oligopol piyasalar oluÅŸmasına, bankaların yabancıya satılmasına, erken sanayisizleÅŸmeye sebep oldu. 

Bu süreç geriye sarılmaz. Ancak tez zamanda siyasi, hukuki ve demokratik güven ortamını oluşturmamız gerekir. Planlama yapmamız gerekir. Devletin konut politikasını sosyal konutla sınırlı tutması gerekir. Kamu-özel işbirliği kanunu iptal edip, yap-işet devret modelini devreye sokmamız gerekir. Devletin bizzat piyasaya girerek, kartelleşmeyi, oligopol yapıları kırması gerekir. Kamu altyapı yatırımlarını, enerji yatırımlarını yeniden devletleştirmemiz gerekir.

 

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Muhalefet neyi tartışıyor?
Muhalefet neyi tartışıyor?
Ahmet GÜRSOY
Muhalefet neyi tartışıyor?
ABD, Montrö için tekrar nabız yokladı mı?
ABD, Montrö için tekrar nabız yokladı mı?
Arslan BULUT
ABD, Montrö için tekrar nabız yokladı mı?
'İkra! (Oku)' Ama nasıl okuma?..
'İkra! (Oku)' Ama nasıl okuma?..
Arslan TEKİN
'İkra! (Oku)' Ama nasıl okuma?..
Seçilmişler aslında birer aynadır
Seçilmişler aslında birer aynadır
Murat AĞIREL
Seçilmişler aslında birer aynadır
Erdoğan'ın itirafı Yüce Divan'lık değil mi?
Erdoğan'ın itirafı Yüce Divan'lık değil mi?
Orhan UĞUROĞLU
Erdoğan'ın itirafı Yüce Divan'lık değil mi?
Sıkıntılı günler geliyor dikkat!
Sıkıntılı günler geliyor dikkat!
Remzi ÖZDEMİR
Sıkıntılı günler geliyor dikkat!
Hablemitoğlu zanlısı, keşke o savcının karşısına çıkabilseydi!
Hablemitoğlu zanlısı, keşke o savcının karşısına çıkabilseydi!
Selcan TAŞÇI
Hablemitoğlu zanlısı, keşke o savcının karşısına çıkabilseydi!
Belediyeler nerede acze düştü?
Belediyeler nerede acze düştü?
Servet AVCI
Belediyeler nerede acze düştü?