OHAL ilan edilir mi?

A+A-
Fatma ÇELİK

Azerbaycan'dan İtalya'ya, Almanya'dan Mısır'a, ABD'den İsrail'e, Katar'dan Kolombiya'ya, Singapur'dan Kosta Rika'ya kadar her ülke koronavirüsüne karşı önlemler alıyor, yayılmasını azaltmaya çalışıyor.

Bu yazıyı yazdığım dün öğle saatlerinde Yunanistan'da ikinci ölümün gerçekleştiği haberi düştü bildirimlere. An itibarıyla dünyada vaka sayısı 145 bini aştı. Ölümle sonuçlanan vaka sayısı ise 5400'ün üzerinde.

Sadece komşularımıza bakarak bile Türkiye'deki vaka sayının 5 ile sınırlı kalmayacağını öngörmek mümkün. Hatta şu an sayının 5'in çok daha üstünde olduğunu ancak tespit edilmediğini öngörmek de…

Bu yazıyı yazdığım dün öğle saatlerindeki verilere göre; Yunanistan'da toplam vaka sayısı 190, Bulgaristan'da 30, Gürcistan'da 25, İran'da 11 bin 364, Irak'ta 101.

Yazıyı bir gün önce yazmış olsaydım, bu sayılar şöyle olacaktı;

Yunanistan'da 133, Bulgaristan'da 23, Gürcistan'da 25, İran'da 10 bin 75, Irak'ta 74.

Mesela bu yazıyı cumartesi değil de cuma günü baskıya yetiştirseydim; Brezilya'da 151 değil 77 vakadan bahsedecektim. Şili'de 43 değil, 33 vakadan bahsedecektim.

İtalya'da 17 bin 660 canın bu hastalıkla mücadele ettiğinden değil, bundan 2 bin 547 kişi eksik olarak bahsedecektim…

Keza İspanya'da 2 bin 200 kişi daha bu virüsü kapmamış olacaktı.

Fransa'da 3667 kişi yerine 2 bin 876 kişiden bahsedecektim…

Aradaki farklara baktığımızda, bir gün içinde ortaya çıkan vaka sayılarını hesapladığımızda durumun ciddiyetini, yayılma hızından neden endişe duyulması gerektiğini anlayabiliyor muyuz?

Üstelik, bugün siz bu satıları okurken, eğer öğle saatlerini de geçmişse, muhtemelen yeni vakaların eklendiği yeni raporlar yayınlanmış olacaktır. Girin, bakın…

Hala yayılma hızının ne kadar tehlikeli boyutta olduğunu anlayamadık mı?

Kimsede panik havası yaratmanın derdinde değilim.

Hatta panik olmamak gerektiğini önemle vurguluyorum ancak Avrupa'da bu salgının çok fazla yayıldığı ülkelere baktığımızda ilk vakanın görülmesinden sonraki 3 haftalık süreçte yayılma hızının oldukça fazla olduğu görülüyor.

27 Şubat'ta "virüsün ABD'ye karşı oluşturduğu riskin hala çok düşük olduğunu" söyleyen Trump'ın 13 Mart'ta "ulusal acil durum" ilan etmesinden virüsün yarattığı tehlikeyi anlamak mümkün.

Dünya Sağlık Örgütü'nün "pandemi" seviyesine çıkardığı bir salgından bahsediyoruz.

Şu an Türkiye'deki sayının azlığı şüphesiz ki, testin yeterince yapılmamasından veya sonuçların hemen çıkmamasından kaynaklanıyor. Bu husus, dünya genelinde böyle hatta ancak virüsün ülkelerde görülme sıklığına göre devletler farklı önlemler alıyor.

Çekya, Slovakya, Bulgaristan, İspanya, Macaristan koronavirüse karşı alınan önlemleri hızlandırmak için olağanüstü hal (OHAL) ilan eden ülkelerden bazıları.

Akla ister istemez şu soru geliyor: Türkiye'de OHAL ilan edilebilir mi?

Anayasamızın 119'uncu maddesine göre; "Cumhurbaşkanı; …  tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir."

Devletlerin bu tarz durumlarda birtakım önlemler alması pek tabi gerekli. Ancak salgın hastalık sebebiyle ilan edilen OHAL ile kış lastiği uygulamasına dair kararnameler çıkarılması ihtimalini taşıyan bir ülkeyiz. Aman dikkat!

Devlet pek tabi önlemler alacak ancak devletin alacağı hiçbir önlem tek başına virüsten korunmamız için yeterli değil. Sosyal medyada, sohbet gruplarında her fırsatta yapılan şakaları kaldıramayacak kadar önem verilmesi gereken bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Her gün yüzlerce kişi bu hastalık yüzünden ölüyor, binlerce insan bir yakının acısını yaşıyor.

Kendimize başka şakalar bulalım, zira hastalıkla şaka olmaz. Canımız yanınca bu gerçeği anlarız ama çok geç olur. Lütfen yaşamsal reflekslerimizi en üst düzeyde tutalım. Kadercilik ve kayıtsızlığın sonu iyi değil.

Özetle, bu süreçte hepimizin yapması gereken bilime kulak vermek ve uzmanların uyarılarını dikkate almak. Özellikle önümüzdeki 3 haftalık sürece lütfen dikkat edelim ve ülke olarak hastalığı en az zararla atlatalım…

 

dfs-004-001-011.jpg

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları