"Ölmek istemiyorum baba..."

A+A-
Burhan AYERİ

Üstümde ömür boyu etki bırakan birkaç olay vardır. Unutamadığım dramlardan biri Cenk Koray ağabeyimin 18 yaşındaki oğlunun vefatıdır. Eve geç gelmesi ve biraz da alkollü olmasıyla başlayan faciayı ucundan kenarından yaşayanlardanım.

Atılan bir tokat ve Nihat'ın salondaki cam kapıya kafayla vuruşu... Neticede şah damarının kesilmesi. Vücudundaki kanın tamamı boşalana kadar "ölmek istemiyorum baba" haykırışları bana defalarca anlatıldı. Hem de her defasında ağlayarak. Hatta birbirimize sarılırdık. Sonunda lafı Beşiktaş'a çevirip havayı değiştirirdim. Kaçacak yerim de yoktu. Odalarımız bitişik nizamdı.

Meşhur "Oğula Veda" yazısını eski okurlarım da iyi hatırlar.

İlk yaram

Hayatta bana en yakın insanlardan olan Cenk ağabeyimin adının torunuma verilişinin sebebini şimdi daha iyi anlamışsınızdır, sanırım.

Ağabeyimin vefatının tam birinci yılında, Cenk Koray Jr. dünyaya geldi. Bu büyük dramın diğer inanılmaz tarafı, güç şartlarda, hep sevgili ağabeyimden yardım istememdir. 1968 yılında Ankara'da tanıştık. Ölene kadar da bu sürdü.

İnanıp inanmamakta da serbestsiniz. Bağlantımız hâlâ devam etmekte. Yine Cenk Koray büyüğümden yardım istediğim günlerdeyim. Hangi konuda mı? Bu da bizim aramızda kalsın.

Yine canım yandı

Kırıkkale'deki vahşet, beni 19 yıl önceye götürdü. Emine Bulut'un, gırtlağının kesilmesiyle mahvoldum. Hem de "ölmek istemiyorum" bağırtısına kızının "lütfen ölme anne" yakarışlarının karıştığı eski koca dehşeti...

Fedai Baran'ın, hunharca cinayeti işlemeden önce "Gider paşa paşa yatarım Emine. Hiç sıkıntı değil" dediğine herkes tanık.

Ben böylesi görüntülere dayanamam. Bir köpek yavrusuna yapılan işkenceyi izlemeye bile tahammül edemem. Bu yüzden dehşet ve vahşetin kokusunu aldığımda hemen zaplarım. Yani kaçarım.

Lanet ona

Nasıl oldu da bu defa basiretim bağlanıp, donup kaldım. Gözümü kırpmadan seyrettim.

-Ölmek istemiyorum.

-Anne sakın ölme.

Bu sözleri ve o tanımlamada çektiğim güçlükleri unutabileceğimi zannetmiyorum. Fedai insan kasabının sonunu da çok merak ediyorum. Tüm ülkenin laneti dilerim onu boğsun...

Haftanın tahmini!

TRT Spor'un programlarından biri Avrupa Stüdyosu. Veli Yiğit ve Serkan Akkoyun adlarına uygun formatla yayın yapıyorlar. Bu defa ana konu olarak gece oynanacak M. United-Crystal Palace seçilmişti. Akkoyun iddialı laflarıyla dikkatimi çekti:

"United, C. Palace'a fark atacaktır. 3-4 sağlam. Hatta beş gol bile mümkün." Yiğit de ona destek attı; "Palace da zaten gol atamıyor."

Sözü edilen yayının saati geldi. TRT Spor'daki maçı Erdoğan Arıkan anlatıyordu. Yorumcu da Tarık Üstün. Old Trafford'u tamamına yakın dolduran Manchester'liler hayal kırıklığına uğradılar.

Sempatim

Bense, bir Crystal Palace sempatizanı olarak bu takımın 2-1'lik deplasman galibiyetine sevindim. Siz sormadan cevap vereyim. C. Palace'ı daha ilk gördüğümde bir zamanların Feriköy kulübüne benzetmişimdir.

Bu İstanbul ekibinin ligde fırtınalar estirdiği yılları iyi hatırlarım. Pek çok ünlü formasını giymiştir. B. Ali'den Şadan Kalkavan'a kadar. Hele öyle bir Amigo Yönetici'si vardı ki; Apartman Mustafa. Ceza alır, bu defa kapalı tribündeki basbariton sesi duyulurdu.

Temkinli olmak

Biz yine maçımıza dönelim. Bugün C. Palace'ın başında Roy Hodgson var. 72'lik bir futbol kurdu. Millî takımlar dahil çalıştırmadığı ekip kalmadı. Takımını dört değişiklikle sahaya sürdü. Manchester'ı yıllar sonra evinde mağlup etti.

Sanırım Serkan Akkoyun ve biraz da Veli Yiğit'e kapak yaptı. Bu arkadaşların fazla iddialı olmamalarında fayda var. Neler yaşadık biz...

Mecburiyet

Ekranlar öyle bir dönemde ki komedi yapımlarına "gıdıkla da güleyim" diyebiliyorum.

Eski-yeniler içinde kaç tanesini kaç kere gördüğümün sayısını unuttum. İçlerinde en başarılısı olan Çok Güzel Hareketler 2'ye bile doydum. Hele "Güldür Güldür Şov"a tahammülüm kalmadı.

Diğerleri

TRT'nin Aileler Yarışıyor'una sıra gelince Ufuk Özkan'ın sunumu vıcık vıcık hale getirdi. Yeni bir isim bulunamaz mı?

En yenisi Gel Hemşerim, en kötüsü.

...

GÜNÜN SÖZÜ

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, aramamaktır. Mevlânâ

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları