Ordu göndermek ve serserilik!

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Atatürk, Cumhuriyetin ilanından 9 ay önce (Ocak 1923'te), Birinci Dünya Savaşı'na girmemiz konusunda açıklamalar yaptı.

Gazetelerin yönetici ve yazarlarıyla yapılan ve "İzmit Kasrı Görüşmeleri" olarak adlandırılan görüşmede, Atatürk ağır sözler söylüyor.

*

Ona göre, Dünya Savaşı'na girmemizin ilk sorumlusu Enver Paşa, ikinci sorumlusu "milletin kendisi."

Ordu, sadece kendi varlığımız içindir

Şöyle diyor:

"Harbe girdikten sonra idare bakımından yapılan hatalar çoktur. Bir milletin asli kuvvetleri kendi hayatını ve varlığını savunmak içindir. Fakat kendi varlığını unutup da kuvvetini herhangi yabancı bir gaye için kullanmak katiyen doğru değildir."

"Serseriliktir!"

Atatürk şöyle devam ediyor:

"Esasen memleketi savunmaya yeterli olmayan kuvvetlerimiz Galiçya'ya, Makedonya'ya, İran ovalarına gönderilerek serserilik etmişlerdir.

Enver Paşa vefat etmiştir. Onun emriyle hareket eden kumandanları mesul tutmak doğru değildir. Sonra siyasi mesuller de birer suretle vefat etmişlerdir.

Dolayısıyla hangi mesullerden bahsedeceğiz? Bu noktayı bu kadar izah ile yetineceğim."

Dünya bekçiliği için milleti doğratmak!

Mustafa Kemal Atatürk, bu konuşmadan 2 ay sonra (16 Mart 1923'te), Adana'da Türk Ocağı'nda bir konuşma yapıyor.

Karşısındakiler Adanalı çiftçilerdir.

İki saatlik konuşmada benzer ifadeler kullanıyor:

*

"Bilir misiniz, yalnız son 45 yıldan beri Yemen'de yok olan askerlerimiz ve dönmeyen evlatlarımızın sayısı bir buçuk milyona yakındır.

Balkanlar'ı, Suriye'yi, şurayı burayı düşününüz.

Birçok yerlerde bekçilik yapmak için öldürülen hadsiz hesapsız, evlatlarımızı dü­şününüz.

O hükümetin bu milleti nasıl doğrattığını anlarsınız."

Türk gencinin ABD'deki başarıları

Bunca sıkıntılı bir ortam içinde güzel aldığımız güzel haberleri de Pazar yazısına koymalıyız.

Ki, içimiz açılsın biraz.

*

Bilimsel çalışmalarıyla dünya bilim literatürüne giren ve kitabı Çin üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulan Ufuk Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Mahmud Nedim Doral'ın kızı ve damadı ABD'de büyük başarılara imza atıyor.

Prof. Doral'ın kızı Ceyla Turhan'ın menajerliğini yaptığı eşi Coşku Turhan Los Angeles'ta Ekim ayında bir caz albümü çıkardı.

*

Coşku Turhan, 2002'de Bilkent Üniversitesi grafik tasarımı ardından dünyanın en iyi film okullarından biri olan University of Southern California'da yüksek lisans yaptı.

Mezun olduktan sonra 10 yıl boyunca Sony Pictures Imageworks şirketinde Oscar ödüllü "Spider-Man Into the Metaverse", "The Amazing Spiderman", "Alice in Wonderland 1-2", "Oz the Great and Powerful" gibi birçok blockbuster Hollywood filminde görsel efekt tasarımında lider olarak çalıştı.

Sony'de yaptığı işler ile iki kere VES (Visual Effects Society) Ödülleri'ne ve Magnopus'takilerle de 2018'de Emmy Ödülleri'ne aday gösterildi. Ayrıca, 2017'de Amerika'da yaşayan 40 yaş altı en başarılı 40 Türk'ten biri seçildi.

Sanal Gerçeklik (Virtual Reality) sektörünü geleceğin yeni eğlence ve teknoloji alanı olarak gördüğü için 2016 yılında Sony'den Magnopus adlı şirkete geçti.

Film sektörünün dışında 25 yıldır caz müziğiyle uğraşıyor, besteler yapıyor ve konserler veriyor.

İlk caz grubunu 18 yaşında kuran ve birçok alanda yetenekli olan sanatçı, yeni caz albümünü Los Angeles'ta ve aynı anda tüm dünyada çıkardı.

Ona göre caz en iyi hikâye anlatan müzik türü. Tabii isyanın da müziği! Genç sanatçı Coşku, müzikle doğayı birleştirerek, sosyal farkındalık yaratma düşüncesiyle ve albüm ağaç konseptine dayalı olarak eserler üretiyor.

Yazın İstanbul Caz Festivali'nde de konser verecek.

*

Mutlu pazarlar.

 

  • Yorumlar 9
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58