Oruç Reis'in seyrini bir de "Çaka Bey"den dinleyelim

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

"Oruç Reis"i, "Günümüzün Çaka Bey'i"ne sormadan olmazdı; Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı'ndan istifa ettiği gün böyle tanımlamıştı Yılmaz Özdil onu…

Yargıtay, "mahkeme" görünümlü özel yetkili kumpas tiyatrolarında, "Balyoz iftirası" uyarınca verilen cezaları onaylamış, dönemin Kurmay Başkanı Atilla Kezek de, "Emrimizdeki subaylar hapisteyken, oturmaya devam edemeyiz" diyerek istifa etmişti. Vicdanının, kimilerinin omuzlarındaki yıldızlar gibi kayıp gitmesine, bir gün olsun izin vermemiş, kumpas şehidi Murat Özenalp'in cenazesinde, herkesin aklından geçen ama sair ekseriyetin ifadeye cesaret edemediğini dillendirmişti:

"Devlet, kendisine bağlılık yemini eden pırıl pırıl subaylarının etini, canlı canlı yamyam gibi yiyor."

İyi niyetimizi kanıtladık

Çoğu asker gibi Emekli Koramiral Kezek de "Bu süreç kesinlikle diplomatik yolla kontrol ve idare edilmelidir. Hamasi demeçlerin sadece iç politikaya etkisi olur" diyor ve "önce diplomasi"  şeklinde çiziyor Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki rotasını; ama bir farkla. Türkiye'nin, bu konuda diplomasiden tümden koptuğu yönündeki yorumları benimsemiyor, tam aksine "Oruç Reis'in ilk görevinin, Almanya Başbakanı Merkel'in talebiyle ertelenmesinin, Türkiye'nin önceliğinin diplomasi olduğunu göstermesi açısından doğru olduğunu" değerlendiriyor Kezek.

"Türkiye'nin iyi niyetini ve diplomatik kanalları sonuna kadar kullanma kararlılığını göstermiş olmasına karşın, 'iyi niyetli olmayan tavrın' karşı taraftan gelmiş olmasının, bundan sonraki hamlelerimizde elimizi güçlendireceğine" inanan Kezek, "Bence, bu hususta bizim adımıza kaybedilmiş bir şey yoktur. Üstelik diplomatik kanalları sonuna kadar kullanma kararlılığımız yinelenmiştir. Nihayetinde Oruç Reis birkaç gün gecikmeli de olsa yeniden ilan edilen Navtex sahasında sismik araştırmalarına başlamıştır" diyor.

Rum oyunlarına dur demenin yolu

Cumhurbaşkanı'nın anlaşmazlıkları çözmek üzere Doğu Akdeniz ülkelerini bir araya gelmeye çağırmasını, "Gecikmeli de olsa çok doğru bir adım" olarak yorumlayan Kezek'e göre, "Baştan yapılan hatalar bizi bu noktaya getirdi";

"Keşke Mısır, İsrail, Lübnan ve Suriye ile önceden bu konuda ikili temaslar yapabilseydik. Doğu Akdeniz'de bizim için en kritik ülke Mısır idi. 2003'de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi(GKRY) ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşması yapmışlardı. Meclisleri, Mübarek ve çok kısa Mursi döneminde onaylamadığı anlaşmayı, Sisi döneminde onayladı. Doğu Akdeniz'de, Yunanistan-GKRY oyunlarına dur demenin yolu karşılıklı kıyılarımızın inkar edilemeyeceği tek ülke olan Mısır ile anlaşmaktı. Biz bu şansımızı kullanamadık. Çünkü, ülkemizin çıkarları ile ilgilenmek yerine üstümüze vazifeymiş gibi Mısır'ın iç politikası ile ilgilendik. Bu fırsatı kullanamadığımız gibi, Yunanistan'ın bunu kendi lehine kullanmasını da engelleyemedik."

ABD Yunanistan'a üs kuruyor

"Zararın neresinden dönersen kârdır" diyor ama eklemeyi de ihmal etmiyor Kezek:

"Şimdi işler iyice karıştı. Biz Mısır-Yunanistan Deniz Yetki Alanları sınırlandırma anlaşmasını yok hükmünde kabul ediyoruz, onlar da bizim Libya ile yaptığımız anlaşmayı yok hükmünde kabul ediyor. Aklıselim ile davranmazsak daha büyük sıkıntılar çıkabilir. Muhatabımız sadece Yunanistan değil. AB baştan beri Yunanistan lehine olan tutumunu sürdürüyor. Bugüne kadar Doğu Akdeniz'de bizim lehimize tek kelime etmemiş ABD ise Yunanistan'da üs kurmakla meşgul."

Savaş çıkar mı?

Hâlihazırda durum şu:

"Atışlı tatbikat amacıyla da olsa Türk Donanması denizde ve bu bölgede konuşlanmış durumda. Yunanistan savaş gemileri de bölgeye yakın bulunuyor. Oruç Reis sismik araştırma gemimiz, savaş gemilerimizin yakın koruması altında kıta sahanlığımızda, Barbaros sismik araştırma gemimiz ise Kıbrıs adası doğusunda sismik araştırma yapıyorlar. Son olaylar, aslında her yıl sakin geçen ağustos ayını, iki ülke donanması için de tatbikatlar ayına dönüştürdü…"

Ve bu durum karşısında sorulan ilk soru:

- Savaş çıkar mı?

Kezek'in cevabı düşündürücü:

"Her iki taraf iddialarından ödün vermez, diplomatik girişimlerden de sonuç alınamazsa tabi ki çıkar."

Savaş çıkarsa ne olur? Ama elbette ondan önce savaş çıkmaması için nasıl bir yol izlemek gerekir? Kezek'in değerlendirme ve uyarılarının bu kısmı da, yarına…

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58