25 Ocak 2022 Salı
İstanbul Hava durumu İstanbul 6°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Esfender KORKMAZ
Esfender KORKMAZ

Parti devletinin sonu yoktur

[email protected]
+
Aa
-
29 Haziran 2021 Salı

Devletin ekonomideki payı düşük veya yüksek de olsa, piyasaya müdahale etmesi, verdiği imtiyazlar, uyguladığı iktisat ve mali politikalar yoluyla ekonominin tümünü etkiler.

İktisadi düşünce tarihi içinde, devlete bakış açısına paralel olarak, devletin ekonomi içindeki yeri ve müdahale sınırları da değişmiştir.  Piyasa ekonomisi içinde doğrusu da budur. Devletin ekonomideki büyüklüğü ve devlet müdahalesine ihtiyaç iktisadi gelişmenin farklı aşamalarında farklı boyutlarda olur. Ayrıca ekonomik konjonktüre, sosyal sorunlara, siyasi eğilimlere bağlı olarak da devletin ekonomiye müdahalesi değişir. 

Söz gelimi Türkiye'de 1933 yılına kadar iktisat ve mali politikaları piyasa ekonomisinin gelişmesi için kullanılmış, ancak 1929 buhranının getirdiği şartlar nedeni ile devletçilik dönemine geçilmiştir. Devletçilik döneminde devlet 5 yıllık sanayi planları yapmış ve 1933-1938 yılları arasındaki ilk sanayi planında hedeflenenin üstünde kamu yatırımları yapılmıştır.

1929 buhranı sonrasına piyasa dinamikleri ekonomik istikrar sağlamada yetersiz kaldığı için, devlet müdahalesi öngören Keynesgil uygulamalar öne çıktı. 1970 sonrası ise Keynesgil politikalar dinamizmini kaybetti. İstikrar yeniden bozuldu. Bu defa da bugünkü Neoliberal politikalar uygulanmaya başlandı.

Klasik iktisat, tek cümleyle devleti zorunlu kötülük olarak tarif etmiştir.

Marksist düzen devleti reddeder. Marksist yaklaşıma göre ''Devlet, egemen sınıf olarak örgütlenmiş proletarya'' olmalıdır. Ama Sovyetler Birliği'nin 70 yıllık tarihinde devlet örgütlenmiş proletarya değil, Komünist Partisi'nin devleti, yani parti devleti oldu.

Fakat, Stalin'in totaliter hükümeti, devleti kullanarak etnik temizlik, sürgünler yaptı. Kıtlıklar karşısında kayıtsız kaldı. Milyonlarca insan katletti ve milyonlarca insanı sürgüne gönderdi.

Sonuçta Sovyetler dağıldı, devlet malları oligarklara geçti. Yani totaliter parti devleti gibi devlet mirası da kötü oldu.

Söylemek istediğim, hangi Sosyo-Ekonomik sistem olursa olsun eğer devlet bir partinin emrine verilirse, tersten keser ve toplumsal refahının düşmesine neden olur .

Türkiye Başkanlık sistemine geçtikten sonra ve Cumhurbaşkanının partili devlet başkanı olmasından sonra; Devletin kurumsal yapısı bozuldu. Otokrasi tırmandı. Devlet parti devleti oldu.

Otokrasinin ve partili cumhurbaşkanının devamı için devletin de parti devleti olmasından başka çözüm yoktur.

Mamafih, her seçimde AKP iktidarı devlet imkanlarını kullandı. Devlet bütçesi ile popülizm yaptı. Devlette denetim mekanizmaları ve şeffaflık kalktı.

Gerçekte ise kalkınmanın ilk şartı, kamu kaynaklarının etkin kullanılmasıdır. Popülizm ön planda ise, bu kaynaklar çar-çur edilmiş demektir.

Bugünlerde Kanal İstanbul tartışması da, parti devleti anlayışının ne anlama geldiğini ortaya koymaktadır.

Devlet, kamu-özel iş birliği yolu ile yapılan yatırımlar için, iki garanti veriyor. Birisi talep garantisi, diğeri de dış kredide devlet kefaleti. Yol-köprü-hastane ihalesini alan bu yatırımları alt taşeronlara veriyor. İş bitince de işletmeyi bir yabancı şirkete devrediyor. Uzun yıllar bütçeler bu yatırımlara ayrılacaktır.

Normal devlette, devlet yatırım yapar, bütçede yoksa borçlanıp yapar, topluma bu kadar maliyet getirmez. Türkiye'de yapıldığına ve bu da uluslararası tahkime bağlandığına göre, ortada 'ihaleyi alan ile ihaleye veren arasında ne var', sorusu akla gelir. Aynı soruyu tahkim mahkemeleri de sormak zorundadır.

Parti devleti devam ettiği sürece, Türkiye'nin iki yakası bir araya gelmez. İstikrar yolunda hiçbir önlem dikiş tutmaz.   

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Sezen'den sızan
Sezen'den sızan
A. Yağmur TUNALI
Sezen'den sızan
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Arslan BULUT
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Arslan TEKİN
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Esfender KORKMAZ
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Fatma ÇELİK
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Orhan UĞUROĞLU
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Özcan YENİÇERİ
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Niyet okuma teknolojisi
Niyet okuma teknolojisi
Selcan TAŞÇI
Niyet okuma teknolojisi
IFAB'dan beklentiler
IFAB'dan beklentiler
Ertuğrul DİLEK
IFAB'dan beklentiler
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
Evren Devrim ZELYUT
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Murat TAŞKIN
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…