Sahiplenilme arzusu ve insanın onay arayışı

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

İnsanlar yaşam boyunca onaylanma ve sahiplenilme arzusu içindedirler.

*

Bu davranış bilinçli olabildiği gibi bilinç dışı da gelişir.

Bu kişiler, içinde bulundukları "yalnızlık" ve "önemsizlik" korkularından "benliklerini başkasına sunarak"  kurtulacakları yanılsamasını yaşarlar.

*

Bir bilinçaltı korku biçimindeki yalnızlık, güçsüzlük ve önemsizlik duygularının "sahipsizlik" ve "koruyucu bir güçten yoksunluk" ile de eş anlamlı olduğunu düşünüyorum.

*

Bu durumdaki insanlar fiziki ya da sosyal varlığını yok ederken, sahiplenildiklerini ve kendisinden daha büyük bir güç tarafından "kabul edildiklerini", "tanındıklarını" ve "onaylandıklarını" sanırlar.

*

Rumen deneme yazarı ve ahlakçısı Cioran, Çürümenin Kitabı'nda, insanların, kendilerini telef edenlere karşı tutumlarını ayrıntılı biçimde incelemektedir.

Cioran, "Varlığının haklılığını kanıtlama" duygusunun, kitlelerde, şiddetli bir otoriteye uyma ihtiyacı doğurduğunu söyler.

Başkasının Benliği ve Kimliğiyle Varolmak!

Hayatta, herhangi bir bilginin, kültürün, eserin, teknolojinin üreticisi olamayan insanlar, başkalarının esiri olmaya mahkûmdur.

Bu tür insanlar, yukarıdaki psikolojiyle "tabi olmaya" can atarlar.

*

Çünkü, dilleriyle ifade etme bilincinde (ve cesaretinde) olmasalar da, kendilerini gereksiz hissederler.

Heidegger'in "dasein" (okunuşu: dazayn) sözcüğüyle kavramsallaştırdığı "varoluş" çabasına girerler.

Varolmak, dünyada haklı bir yer işgal etmek anlamına gelmektedir.

*

"İnsanın onay arayışı", benliğini (ruhunu) satıp köleleşmekle de sonuçlanabiliyor. "Kendini aldatan insanın" temel yanılgılarından biri köleliği özgürlük olarak algılamasıdır.

Sonuçta, kendiliğinden varolamayanlar, başkasının benliği ve kimliği altında, ona tabi olarak varolmaya çalışıyor.

*

Fromm'un deyişiyle, "Korkmuş birey, kendisini bağlayacak bir kimse ya da bir şey arar; artık kendi bireysel beni olmaya dayanamaz ve panik içinde ondan kurtulmaya, bu yükü, yani benliğini yok ederek yeniden güven duymaya çabalar."

*

Her gün televizyon ekranlarında "kendisi olamayan" sözde bazı tartışmacıları görmüyor muyuz?

(Yeniçağ, 02.08.2020, pa.)

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları