Schalke'ye TFF desteği...

A+A-
Burhan AYERİ

Fatih Terim ve yardımcısı Hasan Şaş konusuna girmek istemiyorum. Ancak Galatasaray'a saldırının fitilini ateşleyen Hürriyet gazetesi oldu. Ortalığı kızıştırmada kullanılan imza Mehmet Arslan'dı. Gazetenin spor müdürünün "İyi Fenerbahçeli" olduğunu biliyorduk. Ancak yıllar yılı bunu sergilemediği de bir gerçekti.

Peki bu defa ne oldu da, bu kadar hırçınlaştı? Geçmişte de Terim ve Şaş'ın benzer eylemleri olmuştu. Niçin o dönemlerde bugünkü tavır sergilenmedi. Son olayda "yüklenin" talimatının Patrondan geldiği belli. TFF yönetim kurulu üyelerinin de bu ani tavır alışına ne demeli?

Organizasyon

Buna da açıklık getirmeliyiz. Hakem kararları yüzünden açılan ara, Sarı-Kırmızılı camiadan yükselen "Bu Futbol Federasyonu gitmeli" söylevleriyle zirve yaptı. Cim-Bom'un öncülük yaptığı isyana, pek çok Anadolu kulübünün destek verdiği meydanda. TFF'nin mevcut yönetiminin güven kaybına uğradığı kesin.

Tam bu sırada, federasyona bağlı kurullar bir başka hata daha yaptı. Perşembe gününe kadar süre varken, ceza heyetine sevk edilenleri salı günü açıkladı. Oysa aynı gece Galatasaray-Schalke 04 maçı vardı. Bu tesadüf değildi. Bilinçli olarak hareket edilmişti. Hedef belliydi; "Terim ve ekibi, puan alırsa kamuoyunun desteğini sağlayabilir" endişesi vardı. Nitekim erken açıklama moralleri bozdu.

Acı olan 2-0'lık mağlubiyete sevinenlerin başında TFF gelmekte. Bunlara Galatasaraylı üyeleri de dâhil edebilirsiniz.

İlginç liste

G. Saray'ın PFDK'ya sevk edilenlerinin listesine şöyle bir bakalım:

Başkan Mustafa Cengiz, yardımcısı Abdürrahim Albayrak. Teknik Direktör Fatih Terim ve yardımcısı Hasan Şaş. Futbolcular Rodrigues, Ndiaye, Mariano, Donk. Kulüp görevlileri Uğur Yıldız, Fahri Yılmaz, Eray Sözen ve Hande Demirtaş. Hanımefendiyi çıkarırsak, tam bir futbol takımı sayısında.

Sanırım, sadece GS TV'dekileri unuttular; Melisa ve Burak. "Belki de ceza alanında değillerdi".

Fırat'ın Aydınus'u

Her şey tamam diyelim. "Hak ettiler" yorumuna sığınalım. Bu sevk açıklamaları çarşamba sabahına bırakılamaz mıydı? Bu acelecilik, öncelik başkanında olmak üzere TFF'yi yönettiklerini zannedenlerin eseridir.

Az daha unutuyorduk herkes Fırat'ın doğusu ve batısıyla uğraşıyor. Peki Aydınus'unu ne yapacaklar? Derbinin bu hâle gelişinin baş sorumlusu hakem değil mi?

Dikkat edin a Spor ekibinin "özel hayatı bozuk" tekrarlarından söz etmiyoruz. Hiç şaşırmayacağımız olay Fırat'ın bir şey yapmamış gibi tekrar maçlara verilmesi. Bir Galatasaray maçında görevlendirilmesi sürpriz olmaz!

***

Trump kaybetmedi

ABD'deki seçimlerle hiç bu kadar ilgilenmemiştik. Bazıları "güç kaybına uğradı"ğını iddia etse bile Trump kaybetmedi diyebiliriz. Çünkü iki ayaklı yönetimde, Senato'daki hâkimiyetini korudu. Temsilciler Meclisi'nin Demokratlara geçmesi sadece kararlarda biraz gecikmeye neden olur. Sonuçta bizde de görmeye başladığımız metotla aşar; "Başkanlık kararnameleri." Şaşkınlığım medyamızın durumu. Sevinç çığlıkları ekrandan taşıyor. Manşetleri daha beter. "Yağdanlıktan başka fonksiyonu kalmayanların" sergilediği sadece temenni. "Topal ördek oldu" yalanlarına bir an önce son vermelerini tavsiye ediyoruz.

Sorunlar kaldı

En başta Türkiye olmak üzere bütün dünyanın başı ABD Başkanı Donald Trump'la dertte kalmaya devam edecek. Hesaplarımızı buna göre yapmalıyız.

Menbiç'te bize, karşı tarafında PKK'ya eskortluğu sürdürecekler...

***

Gizli değerlerimiz

O Ses Türkiye, birtakım ince hesaplara ve bıktıran reklam-tanıtımlarına rağmen fenomen hâline geldi. İşin sosyal boyutu güzel. Rahatsız bir çocuğun -Samet- arzusu hemen yerine getiriliyor. Tekerlekli sandalyeyle de olsa sahneye alınıp arzusu olan "şarkı söyleme" imkânı tanınıyor.

Yarışmanın güzel taraflarından biri de Diyarbakır'ın Genişalan Köyü'nden getirilen çocuklardı. Bunlar çektikleri "O Ses Türkiye videosu" ile epeydir sosyal medya gündemindeydiler. Döndürme butonu yerine domates kullanılması ilginçti. Jüri sandalyelerinin insan gücüyle döndürülmesi yaratıcı zekâ ürünüydü.

İmkân meselesi

Bunları izledikten sonra hemen aklımıza BKM'nin -Beşiktaş Kültür Merkezi- kuruluşu geliyor. Ersin Korkut'un Hakkâri'den gelip komedi hayatımıza nasıl girdiğini hatırlayın. Demek ki Genişalan'ın çocukları, geleceğin Ersin'leri olmaya adaylar. Yeter ki ellerinden tutan birileri çıksın.

...

GÜNÜN SÖZÜ

Önce ekmekler bozuldu, sonra ezberler! İbrahim Ormancı

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları