'Şehitleri neden yâd ettin!' davası

A+A-
Arslan TEKİN

Tarihte ünlü savunmalar vardır. Hiç şüpheniz olmasın Türk basın yayın tarihinde Murat Ağırel'in savunmasının ayrı bir yeri olacaktır.

Milâttan Önce 477-399 yılları arasında yaşayan Sokrates savunmasında "adalet" dersi verir:

"Asıl sormamız gereken sorular: 'İyi nedir? Doğru nedir? Adalet nedir?' olmalıdır. Öğüdümü tutarsanız, düşüncelerinizde Sokrates'ten çok, hakikat olsun. Kişinin uğrayacağı gerçek felâket ruhun çürümesidir. Bu yüzden, adaletsizliğe katlanmak insana, adaletsiz bir iş yapmaktan daha az zarar verir. Adaletsizliğin kurbanına değil; adaletsizliği yapana acımamız gerekir."

Sokrates, Murat Ağırel'in çabasını 2500 yıl önce görmüş. Murat asıl kanunsuzlukları, yolsuzlukları, din adına dine mugayir tavırları ortaya döktü. Sokrat ne diyor:

"Canınız sıkılmasın ama hakikat şudur ki, devlette görülen birçok kanunsuz, haksız işlere karşı doğrulukla savaşarak size veya herhangi başka bir kurula karşı giden hiçbir kimse ölümden kurtulamıyor."

Murat Ağırel, şehit MİT'çilerimizin "ifşa" edildiği iddiasıyla tutuklandı ve ceza verildi. Bu görünen yüz.

"Yukarısı", Sokrates falan bilmez. Muhtemelen "Elin gâvuru!" der ama Sokrates elin gâvuru da değil. Belki de Müslüman! Evet doğru okudunuz Müslüman! Gazalî dışındaki İslâm âlimleri Sokrat'a ihtiyatlı yaklaşmışlardır. O, içinde yaşadığı cemiyetin inandığı tanrılara değil, "yüce kudret"in varlığına inanıyordu.

Sokrat'ın duruşması Muratların duruşmasına o kadar benziyor ki...

Sokrat neden mahkemeye çıkarılmıştı? Onu, birileri, "Devletin tanrılarına inanmıyor, kendi icat ettiği tanrıya inanıyor." diye şikâyet etmişlerdi.

Türkiye'de "Biz varız; ötesi yok." diyenler, çok insanı içeri tıktılar.

İşte o "kendi icat ettiği" tanrı, İslâm âlimlerini düşündürmüş ve en azından onu, hâlihazırda "İslâmcı" söz sahiplerinin yanlış uygulamaları yüzünden insanların dinden uzaklaştığı bir zamanda, sık telaffuz edilen "deist" demeyeyim, "muvahhit" olarak görmelerini sağlamıştır.

Sokrat muhakeme edildi ve idam hükmü verildi. Baldıran zehiri içti.

Sokrat yüzyılları, bin yılları aşarak geldi. O var; ama, muhakeme edenler yok!

Murat Ağırel, savunmasında "adalet" üzerinde duruyor ve İslâm Peygamberi'nden hadis naklediyor:

"Peygamber efendimiz Hz. Muhammed; 'bir ülke küfürle ayakta kalabilir fakat adaletsizlikle, zulümle ayakta duramaz. Adalet ülkenin temelidir. Bir saat adalete hüküm vermek altmış yıl ibadetten daha değerlidir' der."

Sonra Türkiye'nin vaziyetini sergiliyor:

"Siyasal iktidarın kin ve öfke seli, mahkeme salonlarında sağduyuyu yok etmiş, vicdanları yaralamıştır. / Böylece adalet duygusu kaybolmuş, yerini güdümlü hukuk, peşin yargı ve siyasal kine bırakmıştır."

Murat Ağırel, tartışılması gereken bir hususu işaret ediyor:

"FETÖ kumpas davaları döneminde ne yaşadıysak bu dava sürecinde de noktası ve virgülü ile aynısını yaşadık ve yaşıyoruz. Kumpas davaları düzmece belge, sahte delil, gizli tanık, yalan ve iftiraya dayalı zorlama yorum ve varsayımlarla üretilmiş suçlamalardan oluşuyordu. Bugün yargılandığımız bu dava da aynı özellikleri taşıyor."

Sokrates "Kendini bil." demiş. Bir söz daha söylemiş: "Umut her daim vardır."

Murat kendisini biliyor ve hiçbir surette umudunu yitirmiyor.

Er veya geç hak yerini bulacaktır.

 

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58