Senin "özgürlük" dediğin ne ola "Hoca"

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Ahmet Davutoğlu, 28 Mayıs 2014'te Başbakan oldu; 24 Mayıs 2016'ya kadar da Başbakanlık koltuğunda oturdu.

Başbakanlığı döneminde, artık nasıl bir "özgürlük" ortamı vardıysa memlekette, dağdan inen, sınırdan aşan bomba üstüne bomba patlattı İstanbul Sultanahmet'te, İstanbul İstiklal Caddesi'nde, Ankara Kızılay'da,  Bursa Ulu Camii önünde, Diyarbakır'da, Şanlıurfa Suruç'ta ve Ankara Tren Garı'nda… Velhasıl, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı terör saldırıları yaşandı.

Dağlıca'da bir günde 16 şehit verdik.

Iğdır'da bir günde 13 şehit…

Yine bir -son olmasını dilediğimiz- "ilk"ti;

Adliye binasında "naklen" savcı şehit edildi.

***

Yine "özgürlük"çü Davutoğlu dönemiydi;

"Yolsuzluk"la suçlanan AK Partili 4 bakanın soruşturulduğu komisyonun çalışmalarına "yayın yasağı" getirildi.

Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın katledilmesinin ardından "sosyal ağlara erişim engeli" getirildi.

Beşiktaş'ın taraftar grubu "ÇArşı", "darbe" suçuyla yargılanmaya başlandı!

İktidara yakın bir holdingin Artvin Cerrattepe'deki madem arama/çıkarma çalışmaları için yaylayı işgal eden iş makinalarını engellemeye çalışan bölge halkı polisin çok sert müdahalesine uğradı.

Şimdi "FETÖ" denen yapının medya organlarına kayyum atanmasını protesto edenlere, üstelik tam da "FETÖ"nün işine yarayacak şekilde çok sert müdahale edildi; söz konusu "paralel yapılanma" derhal, dünyanın dört bir yanına, eli yüzü kan içinde kalmış, yaralı, "başörtülü bacılarımız(!)"ın fotoğraflarını servis etti.

20 bin polisin görevlendirildiği, TOMA müdahaleli 1 Mayıs "kutlamaları(!)"nda 300'den fazla katılımcı gözaltına alındı.

***

Karaman'da, Ensar Vakfı ve KAİMDER'e bağlı yurtlar hakkındaki cinsel istismar iddialarının üstü, dönemin kadın bakanının "bir kereden bir şey olmaz" açıklamasıyla sabit bir yaklaşımla kapatılmaya çalışıldı.

***

Polise yargı kararı olmadan 48 saate kadar gözaltı yetkisi, telefon dinleme hakkı, valilere "polise sözlü emir hakkı" veren son derece adil ve demokratik(!) "Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı", TBMM'den deyim yerindeyse tekme tokat geçirildi!

***

Daha, vesilesi olduğu Suriyeli akınını ve bu akının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hak ve özgürlükleri üzerineki olumsuz etkilerinden bahsetmedim bakın…

Milletin karşısına, heybesinde böyle bir sicille çıkmaya hazırlanan Davutoğlu, şimdi kalkmış diyor ki, "AKP bir zamanlar adalet, özgürlük, düşünce ve ifade özgürlüğüne değer verirdi. Ancak son üç yılda gözlemlediğim kadarıyla hayatımız boyunca saygı duyduğumuz bu temel değerler göz ardı ediliyor."

Size de bir gülme geldi mi?

Ha, Davutoğlu'nun özgürlükten, düşünce ve ifade hürriyetinden anladığı, Başbakanlığını yaptığı hükümetin temsilcileriyle, İmralı'daki cani Öcalan'ı temsilen konuşan HDP heyetiyle vardıkları ve PKK'nın "demokratik siyasete" davet edildiği, terör sorunuyla ilgili olarak "demokratik çözüm," "özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvenceleri", "çözüm sürecine uygun güvenlik yapısı", "kimliklerin tanınması", "demokratik cumhuriyet ve ona uygun yeni anayasa" gibi, bize PKK bildirilerini çağrıştıran "anahtar sözcük"lerle Dolmabahçe Mutabaktı'ysa o başka tabii!

***

Son tahlilde;

Ne AK Parti'nin bugünü Davutoğlu'nun dününü, ne Davutoğlu'nun dünü AK Parti'nin bugününü aratıyor değil millete; al birini vur ötekine….

Hayırdır inşallah…

Sabahın hayli erken bir saatiydi; dolayısıyla bir an "acaba uyanamadım mı" diye tereddüt ettim. Gözlerimi ovuşturdum, kendimi çimdikledim filan…

Uyanmışım.

Bilincim açık; keza algım da…

Ve, Türk medyasının "amiral gemisi"yken, içi çoktan talan edilmiş bir "batığa" dönüşen malum grubun, iktidarın sözünün üstüne söz söylemeye zinhar cüret edemeyecek haber kanalında, "güncelleme" değil "zam" diye duyuruldu doğalgaz fiyatlarındaki artış vatandaşa…

Ya editör yahut spiker arkadaşlar "yürek" yemişler kahvaltıda, ya da "birşey" değişince "her şey" değişmeye başlıyor gerçekten de her alanda…

Ne diyeyim;

Umarım patronları "aman efendim, canım efendim, ben ettim, siz etmeyin" diye ağlamazlar ennnn büyük patrona!

SORU-YORUM

Kendine, Kaz Dağları'ndaki kıyıma karşı "taş-kağıt-makas" oynayan zihniyeti vekil kıldığın için memnun musun canım milletim?

  • Yorumlar 17
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları