Şiddetin psikososyal dinamiği

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Bilimde çok çeşitli tanımları olmasına karşın şiddeti, "sert ve acımasız kişilik ve güç uygulamak" biçiminde tanımlamak doğru olur.

Şiddet davranışı ve şiddetin psikososyal dinamikleri konusunda (da) çalışan, bilimsel makaleler yazan birisi olarak burada bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.

ŞİDDET NEYİ "TEMSİL" EDER?

Şiddet sıradan bir kavram değildir. Bireysel, örgütlü ya da kurumsallaşmış şiddet mutlaka bir şeyi "temsil" eder.

Şiddetin temelinde;

Zarar ve acı verme,

İntikam alma,

Otoriteye itaat ettirme,

Davranış ya da düşünceleri engelleme,

Yoksun bırakma,

Gelişimini engelleme vardır.

Şiddetin boyutları;

Psikolojik,

Sosyolojik,

Biyolojik ve

Siyasaldır.

Şiddetin türleri;

Düşünsel (simgesel),

Bedensel (fiziki),

Dinsel (inançsal),

Kültürel (töre) ya da

Cinseldir.

Şiddet dünyada simgeselinden fiziki olanına kadar kişiler, kurumlar ve devletler tarafından uygulanmaktadır.

Şiddetin muhatapları;

"Kişinin kendisi" (intihar) olabildiği gibi,

Kadın, çocuk, yaşlı, anne-baba, öğrenci, çalışan gibi bireyler (insan),

Toplum,

Doğa,

Hayvanlar ve

Nesnelerdir.

KAN KÜLTÜRÜ

Bugün Emine Bulut cinayeti nedeniyle ayağa kalkan Türkiye'de politikacıların şiddeti övmeleri, birbirlerine ve topluma karşı şiddet dili kullanması, gazetecilere saldırtması, muhalefet partisi genel başkanına linç girişiminde bulunulmasını güçlü biçimde kınamaları, saldırganların elinin öpülerek kutsallaştırılması ve daha pek çok örnek "toplumsal ve kültürel düzeyin" göstergesidir.

"Kadına şiddet" neredeyse yalnızca Türkiye'de "kültürün parçası" yapılarak olağanlaştırılıp sıradanlaştırılmıştır.

"Kan, kültürün parçası" olmuştur.

En insani şiirlerde (örneğin Yunus Emre'nin aşk şiirinde bile: "Aşk boyadı beni kana"), günlük yaşamda, edebiyatta yer almakta, bazı dinler şiddeti desteklemektedir.

Gündelik yaşamda "aklımı çelme" yerine "kanıma girme" cümlesini çok masumane tercih etmekteyiz!

İktidarlar, kadına (ve herkese) karşı şiddetle, sigaraya karşı olduğu kadar mücadele etmiyorlar!

Şiddet pek çok alanda kişiler ya da devletler tarafından "kahramanlaştırma ve kutsallaştırma aracı" olarak kullanılmaktadır.

ŞİDDET VE ESTETİK

Şiddet, ilk bakışta yan yana gelmeleri mümkün görülmeyen "medeniyet" tarafından da geliştirilmektedir.

O "modernliğin de çocuğu"® olarak büyümektedir.

Video ve bilgisayar oyunları, sinema, gazete ve televizyon yoluyla da "yeniden üretilmekte" ve estetize edilmektedir.

***

Şiddet konusu saatlerce konferans ve ders verilecek bir konudur.

Durduğumuz yerde konuşmak ve kınamakla çözülecek bir konu hiç değildir, çaba gerektirir.

Ünlü sosyolog Bauman'ın "Akışkan Modernite"de Lewis Carroll'dan yaptığı alıntıyı ben de tekrarlayayım:

"Gördüğün gibi burada, olduğun yerde kalmak için koşabildiğin kadar koşarsın. Başka bir yere ulaşmak istiyorsan, bunun iki katı hızlı koşman gerekir!"

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları