Sıkılmadık mı?

A+A-
Murat AĞIREL

Yarın 10 Kasım…

Yas tutuyoruz…

Hep aynı şeylerden sıkılmadık mı?

Müşterisine en zor zamanında en yüksek faiz ile para verip sonra "donuna kadar" almaya çalışan yabancı sermayeli banka ve şirketler en güzel reklam filmini çekip "Olmasaydın olmazdık" diyecek…

Pandemi döneminde borcunu ödeyemeyen müşterisine sonradan faizi ile birlikte fatura gönderen diğer banka "Atam İzindeyiz" diye reklam filmi çekip yayınlatacak…

Cumhuriyet devrimlerinin düşmanı vakıf ve derneklere sponsor olup, uyguladığı tarifeler ile müşterilerine hizmet vermeyen en zor dönemlerde kullanılamayan telefon operatörleri bol bayraklı reklam filmleri çekip yayınlayacak…

İzleyen herkes de helal olsun diyecek, paylaşacak…

Cumhuriyet devrimleri ve kurucuları ile sorunları olan kimi kimseler Atatürk'ün manevi huzuruna gelecek sıkılarak mecburen saygı duruşu yapacak. Sonra yönetici beylerimiz Atatürk'ün izinde olduklarını tekrarlayan cümleler yazacaklar. Sonra Anıtkabir de bulunan taşıma kişiler saygısızca utanmadan sıkılmadan arsızca sloganlar atacak.

Evet, yas tutuyoruz…

Bence de yas tutmalıyız…

Atatürk'ün yıktığı ne kadar din sömürücüsü, yabancı uşağı Sadrazam Damat Feritler, Ali Kemaller, Şeyhülislam Mustafa Sabri, Dürrizade Abdullah, Anzavurlar, Çerkez Ethemler, Saidi Nursiler, Derviş Vahdetiler var ise hepsi şu anda yaşıyor ve dirilip demokrasinin vazgeçilmez kişileri oldular.

Onlar yabancı uşakları olarak Türk siyasetinin içindeler. Onlar emperyalistlerin paralı maşalarıdır. Onlar Türk halkına ihanetin canlı belgeleri olarak radyolarda ve televizyonlarda yer almaktadırlar. Onlar her gün gazete sütunlarında 31 Mart hazırlıkları yapmaktadır.

Osmanlının yıkılmasına sebep olan, koca imparatorluğu bataklığa sürükleyen nedenler bugün aynı şekilde yaşanıyor. Devlet yine ipotek altında… Tarikatlar yine siyaset koltuklarında yerini aldı. Sözde "yabancı sermaye" ülkeyi örümcek ağı gibi sardı.

Ülke bu haldeyken Atatürk'ün izinde olmaktan bahsedeceğiz öyle mi?

Evet, yas tutmalıyız…

Neydi Cumhuriyet Devrimleri?

Tam bağımsızlık değil mi? Bunun için verilmedi mi Kurtuluş mücadelesi? Tam bağımsızlık aynı zamanda ekonomik bağımsızlık demek değil miydi?

Sizce bağımsız mıyız?

Hangi devrime sahip çıkıyoruz?

Laikliğe mi?

Bakın kimler elinde laiklik! Cami içinde siyaset yapan imamı mı ararsın, elinde kılıçla fetva vereni mi? Din taciri milletvekilini mi ararsın eğitim veren tarikat müritlerini mi?

Halkçılığa mı?

Alın teri ile kazandığı paralar ile oluşan vergilerin karşılığı hizmet alamayan, ödediği vergileri üç-beş müteahhitte peşkeş çekilen, her gün zam üstüne zam ile yaşayan, evine ekmek götüremeyenlerin olduğu Halkçılık mı?

Yoksa jakuzide keyif yaparken "rahatsız etmeyin lan beni fakirler" diyen çalışmadan kazanan züppeler mi?

Yoksa eksi 12 derece de ayağında terlik ile okula giden Urfalı Zeynep'in olduğu Halkçılık mı?

Peki ya Milliyetçilik?

Kurumlardan Türkiye Cumhuriyeti yazısını silen, andımızı yasaklatan Ortaçağ artığı ümmetçiler ile birlikte yapılan Milliyetçilik mi?

Evet yastayız…

Cumhuriyet'i bize emanet eden bu uğurda durmadan çalışıp didinen ve bize emanet bırakılan Cumhuriyet devrimleri için yastayız…

Ben saat 09:05 geçe kafamı yere eğip utancımdan en azından bir dakika kafamı kaldıramayacağım.

Yas için değil utancımdan…

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58