Siyasi rüşvete aşıyı karıştırmayın!..

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Korona belası gerçeklerle yüzleşmemizi de sağladı. 5 maskeyi vatandaşına dağıtmaktan aciz hükümet 56 ülkeye insani yardım yapmakla övündü. Ne de olsa dünya bizi kıskanıyor. Yılbaşına kadar 50 milyon aşı Şubat sonunda 100 milyon olacaktıkk ya... Birinci dozu vurulanların henüz ikincileri tamamlanamadı. Çin aşısına mahkûm kaldık. BioNTech'in mucitleri olan Türk bilim insanlarına Almanya Cumhurbaşkanı ödül verirken, Prof. Dr. Uğur Şahin ve Özlem Türeci sayesinde bir miktar aşı geldi. Daha önce gelenlerin kimlere yapıldığı da meçhul. Rüşvetlerin, hukuksuz ödemelerin adı ne de olsa "Devlet sırrı" ya da "Ticari sır" oldu ya... Hesabı verilemeyen aşıların hangi sır kapsamında olduğu şimdilik bilinmiyor.
"Bizim mahalle" olarak bilinen "Medya"da aşı konusunda yeterince yalaka var. Salgının başında öve öve bitiremedikleri Sağlık Bakanı'nın "Görevden affı" taleplerini bile dile getiremiyorlar. Bakanlığın günlük vakalarla ilgili açıklamalarına başta doktorlarımız olmak üzere vatandaşlarımızın yüzde 70'i inanmıyor. CHP'li Büyükşehir Belediyelerinin ölüm sayıları ile ilgili yalanları ortaya çıkarmasını da görmezden geliyor yalaka basın. Sağlık Bakanlığı'nın "Basın çalışanlara aşı önceliği" açıklamasını alkışlarken avuçları patladı. Kendi adıma gazetecilere aşı önceliğini bir nevi rüşvet olarak algıladım. Topluma örnek olmak için bazı meslektaşlarımız gönüllü aşı olarak görevlerini yerine getirdi zaten. Söz konusu öncelik medyada eleştirilerin önünü almak ise çok yazık! Evet gazeteci kamu görevi yapıyor. Ancak kamu görevi yapanların da öncelikleri var. Sağlık görevlilerinin bir yılı aşan salgın boyunca yaptıkları fedakarlığı kimse inkar edemiyor. Kovid'in meslek hastalığı sayılması teklifi iktidar partisi ve küçük ortağı tarafından kabul edilmedi. Kaybettiğimiz doktor sayısı yüze yaklaştı. Sağlık çalışanı sadece doktor değil. Sağlık kuruluşlarında görev yapan güvenlikçi, temizlikçi, teknisyen, memur, şoför, hemşire gibi personelin tamamı sağlık çalışanı demektir. Salgından bu yana bu insanların toplam kaybına dair resmî açıklama yapılmayışı facianın boyutunu da sergilemiş oluyor.
***
Aşıda öncelik sağlık çalışanlarından sonra güvenlik görevlileri ve öğretmenler olmalıydı. Şimdi sıkı durun; salgından bu yana Kovid'den dolayı 600 den fazla polisimiz hayatını kaybetti. Günlük en çok vatandaş ile yüz yüze muhatap olmak zorunda kalan polislerimizin sesini duyan yok. Vatan topraklarını emanet ettiğimiz askerlerimiz ile ilgili de resmî açıklama yok. Ne de olsa "Askerlik yan gelip yatma yeri değil!" Yüz yüze eğitim vs.. derken öğretmenlerimizin çilesi bitmiyor. Yüz binlercesi atama beklerken diğerleri her an virüs ile karşı karşıya... Bir de "Özel güvenlik görevlileri" var... Asgari ücretle çalışan bu kesimin neredeyse adı yok. Ve yüz binlerce esnaf... Çoğunluk iflas etti... Ayakta durmaya çalışanlar borç batağı içinde. Vatandaş ile gün boyu muhatap olan esnaf ve hizmet sektöründe çalışanlar potansiyel Kovid adayı.
***
Salgında büyüyen en önemli sektör kuryelik... Çoğu kayıt dışı çalışıyor. Günlük yüzlerce insan ile yüz yüze geliyorlar. Kısacası aşıda önceliklerin ne zaman aşıya kavuşacağı meçhul. Başta Sağlık Bakanı olmak üzere her şeyin tek sorumlusu Sayın Erdoğan'a bu sütundan sesleniyorum. Sarayı koruyan personel konusundaki hassasiyeti başta polislerimiz ve askerlerimiz olmak üzere öğretmenlerimiz, esnaf, kurye ve hizmet sektöründe çalışanlar için de gösteriniz. Sayıları bir milyonu geçen şoförlerimiz de unutulmasın.
Sonuç olarak AKP iktidarını salgın sonlandıracak. Vatandaşını kuru ekmeğe muhtaç eden iktidar, kendilerine önemli miktarda oy verenlerden ilk seçimde oy bekliyorsa hayal kırıklığına uğrayacaktır. "Yerli ve millî aşı" beklentileri ile zaman kazanmaya çalışanlar bilim gerçeği ile yüzleşme zamanı çoktan geçti...

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58